Bizler hak arayıcıları ve savunucularıyız
Reklam

Bizler hak arayıcıları ve savunucularıyız

Kahramanmaraş Baro Başkanı Av. Vahit Bağcı Avukatların hayatlarını mesleklerinin zorluklarını ve arabuluculuk sistemini Bugüne Anlattı. Avukatlığın toplumda her zaman itibarının yüksek olduğunu dile getiren Bağcı; “Kanunları ve hukuku bilen adama her zaman saygı duyulur. Şunu önemle belirtmek istiyorum bizler Hak arayıcıları ve savunucularıyız.” Dedi.

12 Şubat 2018 - 10:21

Kahramanmaraş Baro Başkanı Av. Vahit Bağcı ile Bugün Gazetesi röportaj yaptı. Mesleklerinin zorluklarını ve Baro’nun ücretsiz avukat desteği ve arabuluculuk sistemi ile Türk Ordusunun Afrin’e düzenlediği harekatı değerlendiren Bağcı; “tarihi başarılarla dolu ordumuz Afrin’e huzur getirmek için Zeytin Dalını uzattı. Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ordumuz Afrin’den sonra Münbic’e de huzur getirecektir.” Dedi.

İşte Bağcı ile yapılan röportajın ayrıntıları;

 

 

 1) Sizin pencerenizden arabuluculuk sistemi gerekli miydi? Getirilen arabuluculuk sistemi avukatların işini azaltır mı?

Öncelikle arabuluculuk kavramının ne olduğuna bakmak gerekli. Aslında arabuluculuk hayatımıza yeni girmiş bir şey değil. Bildiğiniz üzere yargılama yetkisini Türk Milleti adına yalnızca mahkemeler kullanılır. Ancak hem uzun yargılama süreleri hem de vatandaşların hayatına bazı kolaylıkların getirilmesi amacıyla Alternatif Çözüm Yolları öngörülmüştür. Arabuluculuk da bu şekilde özellikle iş davalarında uygulanan bir yöntemdir. Peki, neden şimdi gündeme geldi derseniz kanun koyucu 7036 sayılı kanunla iş kanunu açısından “zorunlu” arabuluculuk yöntemini dava şartı olarak kabul etmiştir. Yani artık doğrudan dava açma yolu kapanmış öncelikle arabulucuya başvuru zorunluluğu getirilmiştir.

Arabuluculuk sisteminin neden gerekli olduğuna gelirsek, ilk olarak uzun yargılama süreleri açısından büyük kolaylık getirmiştir. Ortalama 2 yıl civarında süren bir işçilik alacakları davası işverenle işçinin bağımsız bir arabulucu önünde yaptıkları anlaşmayla bir saat gibi kısa bir sürede tamamlanmaktadır. Alacaklı olan işçi için bu çok önemli bir kolaylıktır. İşveren açısından baktığımızda ise arabulucunun düzenlemiş olduğu karar ilam hükmünde olduğundan kendisine karşı bir daha bu konuda dava açılamayacağı garantisi alınmış oluyor. Çünkü son zamanlarda işverenler ne yaparsam yapayım mahkeme işçiyi haklı buluyor o zaman mahkeme kararıyla öderim mantığıyla hareket ettiğinden ödemek isteseler bile işçinin tazminatını vermiyorlardı. Oysa şimdi ellerinde ilam niteliğinde bir anlaşma olduğundan işverenler açısından da bir güvence oluşturmaktadır.

Arabuluculuk sisteminin avukatların işini azaltacağı hususunu ise yaşayarak hep birlikte göreceğiz. Ancak hâlihazırda zaten var olan davaları engelleyen bir durum değil arabuluculuk. Sadece davadan önce tüketilmesi gereken bir dava şartı. Eğer anlaşılamazsa yine alacakları tahsil etmek avukata kalacaktır. Yine arabulucu olabilmek için meslekte 5 yıllık kıdemi bulunan avukatlar arabulucu olduğundan aslında bir ek gelir de sağlanmış olmaktadır.

2) Biliyorsunuz Adliye binası 10 yıldır hizmet veriyor. Sizce Kahramanmaraş’a yetiyor mu? Ek bina veya Dulkadiroğlu bölgesinde bir binaya ihtiyaç var mı?

Aslında bu durum sadece adliye binası için değil tüm kamu kurumları için geçerli bir sorun. Plansız yapılan binalar işte 10 yılını doldurmadan hizmeti kaldıramaz hale geliyor. Başlangıcında plansız yapılan bu binaların sonradan yönetimi de plansız oluyor. Her gelen amir kendi kafasına göre bir yerleri yıkıp başka bir şeyler yapıyor. Sonradan gelen amir bunu beğenmedim değiştirin diyor. Yeni yapılmış bir kamu kurumu 10 yıl sonra için değil en az 50 yıllık bir gelecek öngörülerek inşa edilmelidir.

Ben ilimiz açısından başka bir bölgede ek bina olmasını doğru bulmuyorum. Çünkü hem vatandaşlar açısından hem de meslektaşlarımız açısından işleri zorlaştırır. Örneğin hem boşanma davanız hem de icra davanız varsa biri için şehrin bir ucuna diğeri için diğer ucuna gitmek tam anlamıyla bir eziyet. Diğer bazı illerde bu sorunlar yaşandığından ilimizde böyle bir ayırmaya gitmek faydadan çok zarar getirir kanaatindeyim. Burada doğru olan var olanı en güzel şekilde değerlendirmektir. Aslında biz varolan adliyeyi verimli de kullanamıyoruz. Örneğin Kahramanmaraş Adliyesine şöyle dışardan bir bakın en güzel ihtişamlı yeri ön kapısı. Ancak bu ön kapı kullanılmıyor kapalı tutuluyor. Vatandaşa hizmet etsin diye yapılmış binanın bu ön kapısını yalnızca iki kişi kullanıyor. Başsavcı ve Komisyon başkanı haricinde buralardan giriş-çıkış yapılmıyor. Yine adliye binasının ön tarafı ve girişin olduğu taraf da yine kullanılamaz hale getirildi. Bunların tamamı aslında çok kolay şekilde çözülebilecek işlerken çeşitli nedenlerle bu işler yapılmıyor.

3) Bugün Avukatların sorunları nelerdir? Hükümetten özlük haklarınızla ilgili neler istiyorsunuz?

Özür dileyerek bu sorunuza başka bir mülakatta cevap vermek isterim. Çünkü özellikle siyasi gündem açısından Barolar Birliği çok gündemdeyken söyleyeceğim her söz bazı çevreler tarafından başka yerlere çekilecektir. Biliyorsunuz bu konuda son derece yetenekli ve maharetli bazı şahıslar var. İyiniyetli olarak söylediğimiz her sözün içinden cımbızla bir şeyler bulup yalan yanlış taraflara çekiyorlar. Biz sadece bu konu üzerine ayrı bir mülakat yapalım.

4) Baro hangi durumlarda vatandaşlara ücretsiz avukatlık servisi yapıyor?

Öncelikle Baromuz ceza davaları açısından vatandaşlardan bir ücret talep etmeden müdafiliklerini üstleniyor. Hem karakolda hem savcılıkta hem de mahkemelerde bir vatandaş benim gücüm yok, ama avukatla savunma yapmak istiyorum derse ve kanunda buna cevaz veriyorsa o kişiye bir avukat arkadaşımız müdafi olarak atanır. Özellikle bazı cezaları fazla olan suçlarda zorunlu olarak da avukatlarımız yer alır. Yine kendini savunamayacak derece olanlarla, sağır dilsiz ve malul olan kişilerin dosyalarına da avukatlarımız kişilerin kendilerinden ücret talep etmeden girmektedir.

Yine vatandaşlarımızın hukuk davalarında özellikle de boşanma davalarında maddi durumları yetersiz ise Adli yardım büromuzca kendilerine ücretsiz olarak baromuz tarafından avukat atanmaktadır.

5) Avukatlar dava kazanamayınca, davacı veya davalı tarafından nasıl bir harekete maruz bırakılıyor?

Öncelikle avukatın yargılamadaki fonksiyonuna bakmamız lazım. Bir avukatla müvekkilin arasında vekalet ilişkisi mevcuttur eser ilişkisi yoktur. Yani avukat bir avukat işin doğru ve kanuni olarak yapılmasını sağlamaktadır. Yoksa haklı veya haksızdır diyerek hüküm kurmak görevi zaten mahkemelere aittir. Biz avukat arkadaşlarımıza müvekkillerinin işini düzgün takip etmelerini ve özellikle de yazılı olarak sözleşmeler yapmalarını tavsiye ediyoruz. Bu hususlara uyulduğunda meslektaşlarımız sıkıntı yaşamayacaktır. Ama tabi zaman zaman sıkıntılar yaşanmıyor değil. Yani kendisini tedavi eden doktora dahi saldıran kimseler olduktan sonra avukatla da illa ki sıkıntılar yaşanmaktadır. Biz Avukatlar işimizi yazılı ve sağlam yaptıktan sonra bu sorunlar minimuma inecektir.

6) Sizce avukatların toplumda itibarı daha önce nasıldı bugün nasıl?

Avukatlar açısından toplumda avukatların itibarı hep yüksek olmuştur. Bazı tv dizileri ve filmlerinde avukatlar kötü özellikleriyle gösterilmeye çalışılsa da gerçek böyle değildir. Çünkü bir defa avukat hakkını ve hukukunu bilen bir kimsedir. Kanunları ve hukuku bilen adama her zaman saygı duyulur. Şunu önemle belirtmek istiyorum bizler Hak arayıcıları ve savunucularıyız. Bu bazen vatandaş olan müvekkilimizin bazen de tüm toplumun hakkını savunmak oluyor. Daha bugün 10 aydır cezaevinde bulunan bir müvekkilim tahliye edildi. Onların mutluluklarını görseniz, ailesinin bize karşı saygısına ve sevgisine şahit olsanız ne demek istediğimi daha iyi anlardınız. Şimdi bu ailenin bize karşı sevgisi ve saygısı azalır mı. Bizler işimizi iyi yaptıkça sevgi saygı para itibar kendiliğinden gelecektir.

Son olarak Afrin Operasyonu hakkında neler söylemek istersiniz?

Türk silahlı kuvvetlerinin sınır ötesi harekâtını çok olumlu buluyoruz ve olması da gereken bir harekâttı. Amerika öncülüğündeki PKK-PYD-YPG unsurlarının Suriye’nin güneyinde oluşturulmak istenen terör koridorunun ortasına bir hançer gibi Fırat kalkanı harekâtı düzenlendi. Terör örgütlerinin hain emellerine kahraman ordumuz engel oldu. Afrin harekâtı ile de aslında Afrin’nin ülkemizin güvenliği açısından ne kadar stratejik olduğu da ortaya çıktı.

Bugün ordumuz Afrin’deyse hem o bölgeyi teröristlerden temizleyerek huzur getirmek hem de ülkemize Amanos’lar üzerinden gelen terör sızmalarını engellemek hedefiyle girmiştir. Batı medyasında yapılan karalama kampanyaları hiçbir zaman hedefine ulaşamayacaktır.

Afrin harekatının sonuna kadar arkasındayız. Biz bu tür ülkemizin güvenliğine yönelik harekâtta her zaman birlik ve beraberlik içerisinde olursak bizi kimse deviremez. Cumhurbaşkanımız Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Allah’ın izniyle Afrin’den sonra Münbic’i de alarak güney sınırımızı teröristlerden temizleyeceğiz.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 3. sınıftan bin 40 öğrenci sportif yetenek taramasından geçirildi.
Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 3. sınıftan bin 40...
Kâğıt gibi ezilen otomobilden yaralı kurtuldu
Kâğıt gibi ezilen otomobilden yaralı kurtuldu