GÜNDEM EĞİTİM
Reklam

GÜNDEM EĞİTİM

Bugünlerde nereye gitsem eğitim konuşuluyor.

04 Ekim 2017 - 11:44

Çok şükür diyorum, çünkü bir toplumda eğitim birinci gündem maddesi haline gelmiş ise o toplumun geleceği parlak demektir.

Gündemin birinci maddesinde sınavlar var. Tartışılan bu konu bana göre, daha uzun yıllar tartışılır diye düşünüyorum.  Çünkü sistemimiz seçme üzerine kurgulanmış. Sınavlara karşı değilim, çünkü ölçme ve değerlendirme hayatın her basamağında söz konusudur.   

Ancak, sınavlar seçmeye yönelik değil, tarama, arama ve tanımaya yönelik olursa çok daha iyi olur, gördüğüm kadarı da oraya doğru yönelme eğilimi var.

Aslında Türkiye'nin bu alanda atacağı bir çok adım var, bu adımları da eğitimin mutfağında olanlar atmalı.

Ülkemizdeki sivil toplum örgütleri, atılacak bu adımları öncülük yapmalıdır. Eğer, adım atması gerekenler yerinde duruyorsa, birileri de gelip sizi itelemek zorunda kalır.

Ülkemizin ana gündemi maddesi eğitim doğru ancak nerede başlamak gerek. Sadece sınav süreleri ve sayısı konuşulursa eksiklik var.

 

FİNLANDİYA BAŞARDI

Finlandiya eğitimde başardı, tabi sil baştan yaparak:  "İşte size Fin eğitim sistemiyle ilgili 9 şaşırtıcı gerçek. Finlandiya’da zorunlu okula başlama yaşı 7.

Yaşları ne olursa olsun, çocuklar okula kendileri yürüyerek ya da bisikletle gidiyor.

Fin kültürü çocukların bağımsız yetişmesini önemsiyor. Çocuklarını okula getirip götüren, ders çalıştıran ebeveynler diye bir şey yok. Fin eğitim müfredatı basit ve genel bir çerçeve tanımlamaktan ibaret. Öğrenciler, kendi ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda kendi eğitim-öğretim programlarını şekillendirme haklarına sahipler. Öğretmenler de öyle. Finli öğrencilere eğitim hayatlarının ilk altı yılında hiçbir şekilde not verilmiyor. Sekizinci sınıfın sonuna kadar  not verme zorunluluğu yok ve öğrenciler standardize edilmiş bir sınav sistemine tabi değiller. Sadece 16 yaşlarındayken ülke genelinde bir sınava giriyorlar.

Öğretmenler gün boyu sınıfta ortalama dört saat ders veriyor. Haftada iki saati ise mesleki gelişimleri için eğitimlere katılmak için ayırıyorlar.

İlk okulda öğrencilerin ders dışı/teneffüs olarak geçirdikleri zaman toplam 75 dakika. Amerika’da bu oran 27 dakikaya kadar düşüyor. Türkiye’de ise ortalama 45 dakika.

Tüm öğretmenlerin en az master derecesi var ve üniversite başarısı en yüksek %10’luk dilim arasından seçiliyorlar. Öğretmenlik toplum gözünde statüsü en yüksek mesleklerden biri.

Finlandiya öğretmenleri başarılı-başarısız olarak yargılamayan bir kültüre sahip.  Eksikleri bulunan öğretmenlerin, yeni eğitim-öğretim programlarıyla kendilerini geliştirmesinin önü açılıyor. Hiçbir öğretmenin performans nedeniyle işten atılma korkusu yok. Öğrencilere ödev verilmiyor çünkü öğrenmenin yeri okuldur.

Her çocuğa bir birey olarak değer veriliyor. Çocuklardan biri yeterince iyi öğrenemiyorsa öğretmenleri bunu hemen fark ediyor ve çocuğun öğrenme programını onun bireysel ihtiyaçlarına göre düzenliyor. Aynı şey, okula uyum göstermeyen, sıkılan ya da öğrenim durumu programın ilerisinde olan çocuklar için de geçerli.

Öğretmenlerin yüksek eğitim düzeyi, çocukların her türlü gelişimini gözlemleyebilmelerini ve esnek çözümler yaratabilmelerinin en önemli nedeni. İstatistiklere göre çocukların ortalama %30’u eğitim hayatlarının ilk dokuz yılında özel programlarla destekleniyor. Fin okullarında spora bol bol yer var ama spor karşılaşmaları yapacak takımlar yok. Rekabet, üstünlük kazanmak Fin kültüründe değer verilen bir şey değil.

Finlandiya’da özel okul yok ve eğitim harcamalarının tümü devlet tarafından destekleniyor.

Finlandiya’da okullar birbirleriyle rekabet etmiyor, aksine dayanışıyor. Okulların hemen hemen tümünün başarı düzeyi aynı. Bu yüzden okulun bir diğerine göre ayrıcalığı yok. Tüm çocuklar zeka ve becerileri ne olursa olsun aynı sınıflarda okuyor.

Pek çok Avrupa ülkesi ve Amerika’yla karşılaştırıldığında Finlandiya’da eğitime ayrılan bütçenin daha fazlası sınıf ortamına yansıyor. Çünkü öğretmenler de, yöneticiler de hemen hemen aynı maaşı alıyor. Bu yüzden Finlandiya’da eğitim maliyetleri çok  daha düşük.

Ancak 15 yıllık kıdemli bir öğretmen ortalama bir üniversite mezunundan daha iyi kazanıyor.(Kaynak Handan Saatçıoğlu 2014) Son söz, bize göre bir sistem kurmak gerekiyor.

Kalın sağlıcakla. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İLK DEVRENİN SON KONUĞU ŞANLIURFASPOR
İLK DEVRENİN SON KONUĞU ŞANLIURFASPOR
ARTIK TRİBÜNLER TEK SES!
ARTIK TRİBÜNLER TEK SES!