GÜVEN KOYBOLURSA!
Reklam

GÜVEN KOYBOLURSA!

07 Aralık 2017 - 08:56

Salı pazarına uğramıştım, gitmişken balık da alayım dedim,  kardeşimiz aynı zamanda zeytinyağı da satıyormuş. “ Sağlam mı?” diye sordum. Pazarcı bana, zeytinyağının tarihçesini anlattı, halis zeytinyağının nasıl anlaşılacağını uzun uzun anlattı. Maraş’ın çocuğu olduğunu, sahte ürün satmayacağını belirterek; piyasadaki katkıntılı yağlardan bahsetti…

Akşam misafirimiz vardı. Yol arkadaşım İbrahim Gülsu ile ucu açık son yaşanan olayları değerlendirdik. Tarih, siyaset, eğitim…

Çaylar demlendikçe, sözünde derinliklerine indik. Gülsu, geçen hafta bir vakıfta öğrencilere yönelik yaptığı sohbetten bahsetti, orada yine, “güven” konusu işlenmiş. İlim’den önemlisinin muamele olduğu söylenmiş. (Bu konu ayrı bir makale sonra ele alacağım)

Sonra ödenmeyen çekler, verilen sözlerin yerine getirilemeyişi…

Soruyor dostum; “ Biz kime güveneceğiz!”

Eyvah! Dedim. Halimiz hiç de iyi değil o zaman, bu ciddi vakıa…

O halde bu konuya yazayım, diye başladım, klavyenin tuşlarına basmaya…

 

KENDİMİZİ DÜZELTMEK DURUMUNDAYIZ

Hemen başta belirteyim ki, yazdığımın ilk muhatabı nefsimdir. Bu biline. Gelelim konumuza, Rad Suresi 11. Ayette Rabbimiz şöyle buyurur: “İnsanı önünden ve ardından takip eden melekler vardır. Allah’ın emriyle onu korurlar. Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah, bir kavme kötülük diledi mi, artık o geri çevrilemez. Onlar için Allah’tan başka hiçbir yardımcı da yoktur.

Bu konuda geçmişte birkaç makale yazdığımı hatırlıyorum ama tekrarında fayda var…

Peki düzelme ne ile başlar, nasıl başlar, ne yapılmalı, mümkün mü? Sorular çoğalabilir, ancak cevap bir tekdir. Doğru yola yöneleceğiz ve buna kendimizden başlayacağız.

Gerçi, İzzetbegoviç merhum, düzelmenin yukardan aşağıya, aşağıdan yukarıya olması gerektiğini belirtir. Bence de, çünkü yukarı düzelmeden, aşağı düzelmez. Tersi de doğru. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken bir husus var. Kendini düzeltemeyenin, başkasının düzelmesini beklemesi hayaldir, gerçekçi de değildir.

Hani mezhep sahibimizin kendisi bal yerken, başkasına bal yeme diyemem dediği misal gibi, kendimiz sahtekarlık yaparken, başkasına dürüst ol diyemeyiz.

Efendimiz, bizi aldatan bizden değildir buyurur.

 

KENDİNİ ALDATAN DA KENDİNDE DEĞİLDİR

Bilirsiniz, Efendimiz(sav) Pazar yerini gezerken, bir buğday çuvalına elini sokar, nemli olduğunu görünce, “Bizi aldatan bizden değildir!” buyurur.

O halde, zeytinyağını kimden alacağız, kimin malı temiz ve halis diye düşündüğümüz bu toplumun sonu nereye gidiyor.

Eğer Allah’ın yardımını istiyorsak, kendimizi düzeltirken, çevremize de iyiliği emredip, kötülükten uzaklaştırmak durumundayız.

Her şeye rağmen baş edemediğimiz günahlarımız, hatalarımız, kusurlarımız her ne ise yamukluklarımız olabilir. Bu defa da Allah’a sığınmamız gerekiyor.

Öyle ya, şeytanın şerrinden, nefsimizin şerrinden hatta tüm yaratılmışların şerrinden Rabbe sığınmak durumundayız.

Efendimiz(sav), “ Yarabbi nefsimle beni bir saniye bile baş başa bırakma!” Derken, bizlere düşen her halde bir sadise bile yalnız bırakma şeklinde dua etmek olmalıdır diye düşünüyorum.

Ve dua ediyorum; “Yarabbi beni ve tüm ümmeti, nefsiyle bir sadise olsun baş başa bırakma. Biz zor zamanda(ahir zaman) da yaşıyoruz, her yerimiz günah çukurları ile dolu, sağımız solumuz, önümüz arkamız, senin rızasına ulaşacak engellerle dolu.

Allah’ım bize bize bırakma, şeytanla, nefsimle, şeytanlaşmış insanlarla baş başa bırakma…”

Bazen diyeceklerimi tam anlatamıyorum, gücümde yetmiyor kelimelere. Cümleleri kuyudan çekiyorum.

Son sözüm şu, kötülük çabuk yaygınlaşıyor, günahlara karşı el ele verip, kendimizi düzeltmemiz gerek. Yoksa kendi kıyametimizi kendimiz hazırlarız.

Kalın sağlıcakla.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
OSMANLI PARTİSİ MARAŞ İL BAŞKANI BELLİ OLDU
OSMANLI PARTİSİ MARAŞ İL BAŞKANI BELLİ OLDU
Az ekmek kilo vermenize yardımcı olur
Az ekmek kilo vermenize yardımcı olur