Toplumun bir parçası olan deli, uyuşturucu ve alkol bağımlısı, tinerci, sokak çocuğu, hırsızlık yapan insanların hayatını ‘Buda benim hikâyem, dostlarım’ deme cesaretini göstererek anlatıyorlar. “Buda Benim Hikâyem” Pazar günü (Yarın) saat 15:00 ve 20:00’da iki seans olmak üzere seyirci ile buluşuyor. Girişler ücretsiz olup tüm Kahramanmaraşlılar Necip Fazıl Kültür Merkezindeki tek perdelik sürükleyici oyuna davetli.
“BUDA BENİM HİKAYEM”
Kahramanmaraş’ta bir grup liseli öğrenci, toplumda dezavantajlı grup olarak kabul edilen insanların hayatlarından kesitleri tiyatro sahnesine aktarmaya ve onların yaşadığı gerçeği topluma bir kez daha haykırmaya hazırlanıyor.
Kahramanmaraş’ın genç tiyatrocusu ve radyo programcısı Okan Kölük’ün öncülüğünde Kariyer Eğitim Merkezi’nde kurulan Kariyer Tiyatro Kulübü, ilk oyunu için çalışmalara başladı. Yönetmenliğini ve senaristliğini yaptığı “Bu Da Benim Hikayem” adlı tek perdelik dramatik oyunu ay sonunda sahnelemek için gün aşırı provalar yaptıklarını belirten Kölük, 10 genç oyuncuyla yola çıktıklarını ve tamamı amatör olan bu oyuncuların ilk kez sahne alacaklarını söyledi. “Bu Da Benim Hikayem”, toplumda dezavantajlı gruplar olarak bilinenleri sahneye alarak, mesaj verecek. Uyuşturucu, alkol ve tiner bağımlıları, sokak çocukları, kumarbazların hayatını konu alan oyunda, bireyler dezavantajlı hayatlarından kesitler sunacaklar.
Toplumdan dışlanmışlığın ve dezavantajlı olmanın ezikliğinin dillendirildiği oyunun provalarını sürdüren genç tiyatrocular, ilk kez sahne alacak olmanın heyecanını da yaşıyorlar. Tamamı lise öğrencisi ya da mezunlardan oluşan genç tiyatro âşıkları, eğitim merkezinde kendilerine ayrılan küçük ve mütevazı bir alanda provalarını yapıyorlar. Önceki gün yapılan provada Sinan Kaba, Okan Kölük, Halil İşbilir, Seher Kavak, Kurtuluş Bal, Sevgi Duran ve Ömer Öner; ilk denemeleri olmalarına rağmen başarılı bir performans ortaya koydular. Gençler, gelecek için de umut saçarken, oyun gününe kadar daha da geliştirecekleri sahneleme düzeyleri ile büyük alkış alabileceklerini de gösterdiler.
İŞTE ROLLER VE İLK PROVADAN İZLENİMLER
Sinan; toplumda ne zaman, nasıl hareket yapacağı belli olmayan ve deli olarak bilinen kişiliği sahneliyor.
Halil; tiner bağımlısı bir gencin hayatını sahneye koyacak. Oyunun belki de en dikkat çekici kişiliklerinden biri. Çünkü, tiner bağımlısı insanlar başlı başına bir tehlike olarak suç profilinin en önünde olanı. Son yıllarda özellikle metropol kentlerde kapkaç, gasp gibi suçların içerisinde yer alan tinerciler, birer bağımlı olmanın yanında asalak tipler olarak da toplumun kanayan yarası halinde. Halil, böyle bir rolün altından kalkmak için kendini biraz daha tiner bağımlılarının hayatını anlatan yazılar okumaya, filmlerde de bu rolleri izlemeye gayret göstermeli bence. Çünkü Halil’in vereceği mesaj, eve tiner çekerek gelen bir çocuğun evde ne gibi zararlara yol açabileceği bir yana, çektiği tinerle sızıp kalacağı bir köşede hayatının nasıl tehlikeye düşebileceğini de ortaya koymalı.
Okan; uyuşturucu müptelası bir dezavantajlının hayatını sahneleyecek. Oyunu izleyen ebeveynler, çocuklarının kontrol altında olmadığı zaman ileride nelerle karşılaşabileceklerini de henüz şimdiden görmüş olacaklar. Uyuşturucu, toplumun en önemli sorunlarından biri olarak dikkat çekiyor. Ancak uyuşturucu mübtelası birinin hayatını sahneye koymak ve iyi bir performans göstermek de kolay değil.
Sevgi; sokak çocuğunu oynuyor. Kahramanmaraş’ta da belki dikkat çekmese de sayıları her geçen gün artan bir dezavantajlı grup olan sokak çocukları, baktığınızda zararsız gibi görünse de potansiyel bir tehlike grubudur. Kimi zaman karşınıza kağıt mendil, kimi zaman yara bandı satıcısı olarak karşınıza çıkabiliyor. Kimsesi olmayan kimseyi oynamak, ancak kimsenin kimsesizi olmakla olacak. Grubun içerisindeki en büyük olan ve doğal olarak ‘abla’lığı yürüten Sevgi, adı gibi etrafına sevgi dağıtıyor. Rolünde küçük bir takıntısı olsa da sahne gününe kadar bunu da atlatacak. Okul hayatında daha önce sahne deneyimi olduğunu söyleyen Sevgi, ailesinin de kendine bu konuda destek olduğunu anlatıyor. Oyunda vermek istediği mesajı ise ‘kimseler içerisinde, kimsesiz kimse olmak’ yaşamın en ince noktası.
Ömer; belki de oyunun içerisinde en rahat rolü oynayacak olanlardan biri. Kumarbaz birini sahneleyecek olan Ömer, aslında kumarın günlük yaşamda var olduğunu kabullenebilecek olgunluğu ortaya koyabiliyor, genç yaşına rağmen. Çünkü ‘evet-hayır’ oyununun bir kumar kabul edilebileceği toplumda, kumarbazların özellikle bizim toplumuzda neler kaybettiğini de çok iyi anlatabilmeli Ömer. Teknoloji bölümü okuyan Ömer, “Neden tiyatro?” sorusuna “Boş zamanları değerlendirmek. Aktivist olmak. Teknolojinin yoğunluğundan sıyrılmak” diye cevaplıyor. Zar atmak, kâğıt oynamak birer kumar kuşkusuz ve bunun alanı da sigara, esrar dumanlarının yoğun olduğu kapalı mekanlardır. Ömer’in sahne söyleminde dikkat etmesi gereken diyaloglar önemli mesajlar verecektir.
Ve, Seher... Diğer arkadaşlarına oranla enerjik ve bir o kadar da sempatik bir görünüme sahip genç tiyatro meraklısı Seher, alkol bağımlısı birini sahneye koyacak. Görüntüsü ile taban tabana zıt olan bir rolü nasıl sahneleyecek, doğrusu merak etmiyorum değil. Ama içindeki enerji ve sosyallik bunun üzerinden kalkacağı izlenimini veriyor Çünkü önceki günkü provada bunu gördüm, başaracak. Alkol bağımlılığı farklı bir dezavantaj olsa da, yine de toplumda zaman zaman onulmaz yaralar açabilecek kişiliktir. Seher, gıda teknolojisi okusa da tiyatral çalışma teklifine ‘tamam’ demesi ile hayata dair bir şeyleri sahneye koyabilecek cesarete sahip olduğunu gösteriyor. Alkol, kişinin kendi sağlığına zarar verdiği kadar, mali bakımdan da bir yük getiriyor. Kaldı ki, birçok alkolik yaşamı olanın aile yaşamının da olmadığını mesleğimiz gereği biliyoruz.
KARİYER İLE OKAN İŞBİRLİĞİ ÇOK İYİ
Öte yandan bu ay sonuna doğru ya da önümüzdeki aybaşında sahne alması beklenen “Bu Da Benim Hayatım” adlı drama için çalışmalar devam ediyor. Kariyer Eğitim Merkezi ve Okan Kölük’ün işbirliği ile ortaya güzel bir tablo çıkacağını umuyorum. Oyunda 10 rol bulunduğunu belirten Okan, tamamının da toplumda dezavantajlı grup olarak değerlendirilebileceğini söylüyor. Bu gruplarda yer alan alkolik, kumarbaz, sokak çocuğu, tinerci-balici, uyuşturucu bağımlısı gibi bireylerin hayatlarını dillendirerek izleyenlere mesaj vermeyi amaçladıklarını söyleyen Okan Kölük, daha önceki çalışmalarının tecrübesini de ortaya koyacağını belirtiyor.