Her geçen gün artıyor: Hipertansiyona dikkat!
Reklam

Her geçen gün artıyor: Hipertansiyona dikkat!

Kahramanmaraş Halk Sağlığı Müdürlüğü Kronik Hastalıklar Yaşlı Sağlığı ve Engelliler Birim Sorumlusu Gülsüm Koç, kalp ve damar hastalıkları risk faktörleri arasında en önde gelen ve en yaygını

19 Mayıs 2017 - 11:31

Kahramanmaraş Halk Sağlığı Müdürlüğü Kronik Hastalıklar Yaşlı Sağlığı ve Engelliler Birim Sorumlusu Gülsüm Koç, kalp ve damar hastalıkları risk faktörleri arasında en önde gelen ve en yaygını olan Hipertansiyona dikkat çekerek Hipertansiyonun, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de oldukça yaygın bir halk sağlığı sorunu olduğunu kaydetti. Bir diğer adı yüksek kan basıncı olan hipertansiyonun; kan basıncı ve kalp atışı ile damarlara pompalanan kanın damar duvarına karşı yaptığı basınç ile oluştuğunu belirten Koç, “Sistolik (kalp kasılırken) kan basıncı 140 mmHg ve üzeri, diastolik (kalp gevşerken) kan basıncı 90 mmHg ve üzeri yüksek kan basıncı olarak kabul edilir. Yüksek kan basıncı kalpte ayrıca beyin, böbrek gibi önemli organların damarlarında hasara (hedef organ hasarı) yol açar” ifadelerine yer verdi. Yüksek kan basıncının bazen baş ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi, çarpıntı, göğüs ağrısı, burun kanaması gibi semptomlar verebileceğine işaret eden Koç, çoğu kişide hiçbir belirti vermeyebileceğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Yüksek kan basıncı kontrol altına alınmazsa kalp krizi, kalp yetmezliği, damarlarda anevrizma oluşumuna, inme, böbrek yetmezliği, körlüğe ve bilinç bozukluklarına neden olabilir. Şişmanlık, yüksek kolesterol değerleri, şeker hastalığı ile birlikte ise kalp krizi, inme riski artar.” HİPERTANSİYONUN BİRDEN ÇOK NEDENİ VAR! Hipertansiyon vakalarının büyük çoğunluğunun tek bir neden ile açıklanamayacağını aktaran Kronik Hastalıklar Yaşlı Sağlığı ve Engelliler Birim Sorumlusu Gülsüm Koç, “Birden fazla faktör hipertansiyona sebep olabilir. Bu faktörler kalıtım, cinsiyet, şeker hastalığı, şişmanlık, sigara, alkol, stres, fazla tuz kullanımı, yetersiz fiziksel aktivite, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve yaşlanmadır. Az sayıda vakada altta yatan bir hastalığa bağlı olarak gelişebilir. Bu durum sekonder hipertansiyon olarak adlandırılır. Genellikle böbrek hastalıkları, hormonsal bozukluklar, kan damarlarının anomalileri sorumludur. Gebelikle ilişkili hipertansiyon görülebilir. Ayrıca kişinin kullandığı ilaçlar, gıda takviyelerinin hipertansiyona sebep olabileceği, ilaçların ve gıda takviyelerinin tansiyon düşürücü ilaçlar ile etkileşime girebileceği unutulmamalıdır” şeklinde konuştu. Kardiyovasküler hastalıkların küresel ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer aldığını hatırlatan Koç, “Tüm dünyada her yıl yaklaşık 17 milyon ölüm kardiyovasküler hastalıklar nedeniyledir. Yüksek kan basıncına bağlı komplikasyonlar bu ölümlerin 9 milyondan fazlasından sorumludur. Dünyada her üç kişiden birinde yüksek kan basıncı vardır. Elli yaş üzerinde ise her iki kişiden birinde görülmektedir. Yüksek kan basıncı olan kişilerin çoğu bu durumun farkında değildir. Ülkemizde de erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yüksek kan basıncı vardır, farkındalığı, ilaç kullanım oranları ve kan basıncı kontrol oranları düşüktür” değerlendirmelerinde bulundu. ÇOCUKLARDA DA YÜKSEK TANSİYON OLABİLİR! Her yaşta görülen yüksek tansiyonun çocuklarda da görülebileceğine işaret eden Koç, çocukta yüksek tansiyonun pek çok nedeni olabileceğini, obezitenin ise yüksek tansiyon için çok önemli bir risk faktörü olduğunu dile getirdi. Koç, şöyle devam etti: “Çocuklarda kan basıncı yaş, cinsiyet ve boya göre değişkenlik gösterir, yetişkindeki gibi tek bir sınır değeri yoktur. Üç yaş ve üzeri tüm çocukların herhangi bir nedenle sağlık kurumlarına başvurduklarında, muayene esnasında kan basınçları mutlaka ölçülmelidir. Risk faktörü olan çocukların ise doğumdan itibaren ölçülmelidir. Tüm erişkinler kan basınçlarını kontrol ettirmelidirler. Eğer yüksek ise mutlaka hekime danışılmalıdır. Sekonder hipertansiyon nedenleri araştırılmalıdır. Kardiyovasküler riski artıran yüksek kolesterol, yüksek kan şekeri gibi faktörler, böbrek fonksiyonunda azalma, idrarda albumin atılımı gibi başlangıçta ve belirli aralıklarla kontrol edilmelidir. Sekonder hipertansiyon nedenleri dışlandıktan sonra tütün ve alkol kullanımından vazgeçilmesi, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, tuz tüketiminin azaltılması, fazla kilo veya şişmanlık varsa kilo verilmesi yüksek kan basıncının kontrol altına alınması için yeterli olabilir eğer yeterli olmazsa hekim kontrolünde ilaç başlanabilir.” Koç, yüksek tansiyonu olan bireylerin dikkat etmesi gereken hususlara ilişkin ise şu bilgileri verdi: “Tütün ve alkol kullanımından vazgeçilmeli, sağlıklı beslenmeli, obez ise kilo vermeli, fizik aktiviteleri düzenli yapmalı, tuz kullanımını azaltmalı, düzenli muayene ve tetkiklerle hastalığın takibine önem vermeli, ilaçlarını önerilen dozda ve sürede aksatmadan kullanmalı, kan basıncının düzenli izlenmesini sağlamalıdır.” (HABER: KENAN ONARAN)