Maraş’ta sezaryen oranları düşüyor
Reklam

Maraş’ta sezaryen oranları düşüyor

Kahramanmaraş Halk Sağlığı Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü ve Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’nin koordineli çalışmaları sonucu Kahramanmaraş’ta sezaryen doğum oranları Türkiye orta

22 Şubat 2017 - 11:22

Kahramanmaraş Halk Sağlığı Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü ve Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’nin koordineli çalışmaları sonucu Kahramanmaraş’ta sezaryen doğum oranları Türkiye ortalamasının altına düştü. Türkiye’de 2016 yılı içinde yüzde 28’lerde olan primer sezaryen doğum oranı Kahramanmaraş’ta yüzde 25 olarak gerçekleşti. Kahramanmaraş Halk Sağlığı Müdürü Dr. Ahmet Yener, önümüzdeki zaman diliminde yapacakları çalışmalarla bu oranı yüzde 10’lara kadar düşürmeyi amaçladıklarını söyledi. Yener doğum olayının her zaman bir risk olduğunu ifade ederek; “Hayatın kendisi bir risktir; ama bu riskleri bertaraf etmenin yolu sezaryen değil. Sezaryen en son başvurulacak yöntem” dedi. Kahramanmaraş’ta devlet hastanelerine giden vatandaşlar daha çok normal doğumu tercih ediyor. Ancak özel hastanelerde sezaryen doğum oranı çok yüksek. Sezaryen doğum oranının yüksek olduğu Tıp Fakültesi’nde ise daha çok anne ve bebek sağlığı göz önünde bulundurularak sezaryen doğum yapılıyor. Kahramanmaraş Halk Sağlığı Müdürü Ahmet Yener, anne ve bebek sağlığını olumsuz etkileyen sezaryen doğumu gazetemize anlattı. Sezaryenin önemli bir halk sağlığı problemi olduğuna dikkat çeken Dr. Ahmet Yener, “Zorunluluk gereklilik olmadıktan sonra sezaryenin yapılmasının istenmeyen sonuçları var. Normal doğumda çocuğun veya annenin hayatı ile ilgili bir problem varsa doktor arkadaşlarımız kadın doğum uzmanları sezaryen gereklidir, diyebilir. Ama ağrı çekmek istemeyerek veya doğum çabucak sonuçlansın, bir an önce eve gidilsin diye acele edilerek sezaryen yapılması hem bebek hem anne sağlığı açısından doğru değil” dedi. Sezaryen doğum oranlarının gelişmiş toplumlarda özellikle Avrupa'daki İskandinav ülkelerinde ve batıdaki gelişmiş toplumlarda çok düşük olduğunu kaydeden Yener, şöyle konuştu: “Yani yüzde 10’lerda! Bizim Türkiye'deki oranlarımız ne yazık ki yüksek. Türkiye yüksek olunca ilimizde paralel olarak çok yüksek. Türkiye'deki primer sezaryen ortalamamız yüzde 28 civarında. Kahramanmaraş’ta yaptığımız çalışmalar doğrultusunda bu oranımız yüzde 25'e düştü. Biz buna primer sezaryen oranı diyoruz. Yani ilk defa Sezaryen olanlar annelerimizin oranı. Yaptığımız çalışmalar doğrultusunda kadın doğum uzmanı olan arkadaşlar bu işe önem vermeye başladılar; ama en çok rahatsız oldukları konu vatandaşlardan sezaryen talebi gelmesi, zorlaması… Sezaryen olan kadınların iyileşmeleri, yatarak tedavi olmaları daha uzun sürmekte ama normal doğumda böyle olmamakta. Bunun yanında sezaryenle dünyaya gelen çocuklarda gelişimsel açıdan daha fazla problem yaşanmakta. Normal doğumu bütün uzman arkadaşlar söylüyor. Endikasyon yani zorunluluk olmadan buna da doktorumuz kadın doğum uzmanımız karar vermeden sezaryene yönelmemiz gerekiyor.” SEZARYEN İÇİN ÖZEL HASTANELER TERCİH EDİLİYOR! Vatandaşların devlet hastanelerine normal doğuma gittiğini sezaryen olacak vatandaşların ise daha çok özel hastaneleri ve fakülte hastanesini tercih ettiğini belirten Dr. Yener, “Bu oranların sebebi tek bir sebep değil. Bu oran devlet hastanelerinde daha düşük özel hastanelerde ve fakültede daha yüksek. Normal doğum için vatandaşlarımız genelde özel hastanelere gitmiyor. Devlet hastanelerine gidiyor. Dolayısıyla devlet hastanesindeki primer sezaryen oranı düşüyor. Ama normal doğuma özel hastaneye gitmedikleri için buradaki normal doğum oranı daha az. Fakülteye daha çok riskli gebelik taşıyanlar gittiği için oralarda daha fazla sezaryen oluyor gibi bir tablo oluşuyor” ifadelerine yer verdi. İlimizde primer sezaryen oranının Türkiye ortalamasının altına düştüğü bilgisini veren Halk Sağlığı Müdürü Ahmet Yener, şu açıklamalarda bulundu: “Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği, Halk Sağlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü'nün ortaklaşa yaptığı çalışmalar neticesinde primer sezaryen oranı Türkiye ortalamasının altında. Bu oran istediğimiz yere ulaştı mı? Ulaşmadı. Bunun için halkımızla daha çok birlikte çalışmamız gerekiyor. 2016 yılında ortalama doğum sayımız yaklaşık 22 bin civarında. Primer ve seconder yani birinci doğum sezaryen olunca 2 ve 3’üncü doğumlar da sezaryen olması gerektiği için yaklaşık yarısı sezaryenle doğum yapıyor. Bu da güzel bir tablo değil. Tabii Türkiye için ama bizim için yine de sevindirici olan Türkiye ortalamasının altında olması. İndirmeye de devam ediyoruz; ama halkımızdan da bu konuda destek bekliyoruz. Çünkü vatandaşımız yüzde 100 hiçbir şey olmasın çok acı çekmesin diye doktordan garanti istiyor. Bir doğumun başlaması ile tamamlanması ortalama 14 ve 15 saat sürer. 14 ve 15 saat sancı çekince doğum yapacak kadın ve yakınları tedirgin oluyor. Ne zaman olacak, diye doktoru da bir şekil taciz ediyor. Bunun bir süreci var. Bir anda olacak bir hadise değil. Adı üstünde doğum. Bu tür baskılar tacizler psikolojik olarak hekimi de etkiliyor, zora sokuyor ve bu da sezaryen oranı arttırıyor. Vatandaşlarımızdan duyarlı olmalarını, sabretmelerini e doktorlarımıza güvenmelerini istiyoruz.” (HABER-FOTO: KENAN ONARAN)