Spor yapmadıkça eriyoruz
Reklam

Spor yapmadıkça eriyoruz

Özellikle kadınlarda menopoz sonrası her iki cinste de ilerleyen yaşlarda görülen kemik erimesi (Osteoporoz), Kahramanmaraş’ta daha çok fiziksel aktivite yetersizliğinden kaynaklanıyor

23 Şubat 2017 - 10:11

Özellikle kadınlarda menopoz sonrası her iki cinste de ilerleyen yaşlarda görülen kemik erimesi (Osteoporoz), Kahramanmaraş’ta daha çok fiziksel aktivite yetersizliğinden kaynaklanıyor. Kahramanmaraş’ta süt ve süt tüketiminin yaygın olduğu halde Osteoporozun sıklıkla görüldüğünü belirten Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Bilge Başerdem Oflaz, osteoporoza yakalanmamaları için Kahramanmaraş halkının düzenli beslenmeye ve fiziksel aktivite yapmaya davet etti. İlerleyen yaşlarda yaygın olarak görülen osteoporoz hakkında gazetemize açıklamalarda bulunan Oflaz, “Osteoporoz; kemik yoğunluğundaki azalma ile birlikte kemik kırık olasılığının artmasını seyreden metabolik bir kemik hastalığıdır. Toplumda da en çok menopoz sonrasında bayanlarda görülmekte; ancak risk faktörü taşıyan çocuklarda, erkeklerde ve ilerleyen yaşla birlikte her iki cinste de görülmektedir” dedi. Halk arasında kemik erimesi olarak da bilinen osteoporozun risk faktörlerine değinen FTR Uzmanı Bilge Başerdem Oflaz, bayanlarda 65 yaş üstünde erkeklerde de 70 yaş üstünde riskin arttığını söyledi. Oflaz, şöyle konuştu: “Bunun dışında genetik faktörler önemli. Birinci derece akrabalarında osteoporoz hikayesi kırık hikayesi olan kişilerde yine bu risk artmakta. Bayanlarda özellikle menopoz sonrasında östrojenin çekilmesi ile birlikte risk artmaktadır. Erkekler içerisinde testosteron seviyesinin düşük olması şeklinde yorumlanmaktadır. Bu da risk arttıran bir faktör. Sigara, alkol kullanımı, kötü beslenme… Bunlar özellikle kalsiyum miktarı bizim için çok önemli! Kalsiyumdan zayıf beslenme, proteinden zayıf beslenme, bunun dışında yetersiz fiziksel aktivite risk faktörleri arasında yer arasındadır.” Osteoporozu tetikleyen; özellikle beslenmeyi bozan mide bağırsak sistemi hastalıkları, romatizmal hastalıklar, kanser ve tiroit hastalıklarının da başta gelen risk faktörleri olduğunu belirten FTR Uzmanı Oflaz, “Osteoporoz, normalde sessiz seyreden bir hastalıktır. Hastalık genellikle kırık oluştuktan sonra semptom vermeye başlıyor. Bu kırıklar daha çok omurgada görülen bir rahatsızlıktır. Çökme kırıkları meydana gelmektedir. Buna bağlı olarak boyda kısalma, sırtta kamburlaşma meydana gelmekte yine sırt bel bölgesinde ağrılar ortaya çıkmaktadır. Bunun dışında kalça bölgesi, ön kol, omuz başı da kırık görülme olasılığı yüksek bölgelerdir” şeklinde konuştu. Osteoporozun sessiz seyreden bir hastalık olduğu için kırık aşamasına kadar beklenmemesi gerektiğine dikkat çeken Uzm. Bilge Başerdem Oflaz, şu açıklamalarda bulundu: “Bu risk faktörlerine sahip olan kişilerin mutlaka bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Hasta bize başvurduğunda da biz kemik yoğunluk ölçümü yapıyoruz. Burada DEKSA denilen bir cihazımız var. Hastanın özellikle omurga bölgesinden ve kalça bölgesinde ölçümler yapılıyor. Bu ölçümler normal genç, erişkin popülasyonundaki ölçümlerle kıyaslanarak bir sayısal veri elde ediliyor. Bu veriye bağlı olarak da osteoporoz tanısı konuluyor. Zaten tanı konulduktan sonra hastaya göre uygun medikal tedaviye başlanılıyor. Ama medikal tedavinin dışında hastaya ayrıca önerilerimiz oluyor. Bu saydığımız risk faktörleri içerisinde yetersiz kalsiyum alımı vardı. Bu nedenle hastaya kalsiyumdan zengin beslenmeyi öneriyoruz. Bunu içeren besinlerin başında da süt ve süt ürünleri gelmekte! Bunun dışında yeşil yapraklı sebzeler var. Hastaya D vitamini açısından da özellikle güneş ışığından faydalanmasını öneriyoruz.” PROTEİN ALIMI ÖNEMLİ Protein alımının kas-iskelet sisteminin gelişimi açısından önemli olduğunu vurgulayan Oflaz, fiziksel aktivitenin önemine değinerek şunları söyledi: “Bir de düzenli fiziksel aktivite çok önemli. Fiziksel aktivite, kemiğe binen kuvvetler eşliğinde kemiğin tekrar yenilenmesini sağlayan bir faktördür. Özellikle aerobik egzersizler, yürüyüş, koşu şeklinde veya güçlendirme egzersizleri de tavsiye edilmektedir. Normalde kemik gelişimi çocukluk döneminde başlar. Özellikle çocukluk, ergenlik, gençlik dönemlerinde ön planda dikkat edilmesi gerekiyor. Bu dönemde kalsiyumdan zengin beslenerek ortalama 20 yaş civarında doruk kemik kütlesine ulaşıyoruz. Bu da bizim bazal altyapımızı oluşturmaktadır. İleriye karşı koruyucu olmaktadır. Çünkü ortalama 40 yaş itibarıyla kemik yapımız zaten azalmaya başlayacaktır. Eğer doruk kemik kütlesini yüksek tutarsak; özellikle çocukluk ve ergenlik çağında kalsiyumdan zengin beslenirsek bizi destekleyecek. İleriye karşı bizi koruyacaktır. O yüzden bu düzenli beslenme işini son dakikaya bırakmamak gerekiyor. OSTEOPOROZ İÇİN MEDİKAL TEDAVİ MÜMKÜN Osteoporozun tedavisi için cerrahi müdahalenin yanında medikal tedavinin de mümkün olduğunu ifade eden Oflaz, şunları kaydetti: “Şimdi hasta hiç şikâyeti olmadan da bize gelebiliyor. Saydığımız risk faktörlerinden neye sahipse biz zaten kemik yoğunluk ölçümü yaptırıyoruz. Şikâyetler ortaya çıktığında dediğim gibi genelde kırık oluşumu meydana gelmiş oluyor. Buna bağlı ağrı, kamburluk, boyda kısalma ortaya çıkmış oluyor. Burada hastanın kemik yoğunluk ölçümü yaptırdıktan sonra belirli değerler var. İşte hangi aşamada olduğuna bakıyoruz. Başlangıç aşamasında mı daha ileriki osteoporoz dediğimiz aşamaya geçmiş mi? Buna göre medikal tedavide çeşitli ilaçlarımız var. Hangi ilaca başlayacağımıza ona göre karar veriyoruz. İlaca başladıktan sonra da hastaya genellikle uygun ilaca göre rapor çıkartılıyor. Hasta her gelişinde biz ilaçlarınI yazmakla birlikte ağrısına yönelik olarak da medikal tedavi sunuyoruz. Bazen omurga kırıklarında cerrahi tedavi gerekebiliyor. Bunda da genelde beyin cerrahisi ile diyalog halinde oluyoruz. Onlar müdahalelerini yapıyorlar; ama kalça bölgesinde, ön kol bölgesinde veya omuz başında kırık oluşumunun görüldüğü yerler için ortopedist arkadaşlarımızın müdahaleleri oluyor.” MARAŞ’TA FİZİKSEL AKTİVİTE YETERSİZ! Kahramanmaraş'ta süt ve süt ürünleri tüketiminin yaygın olmasına rağmen bu bölgede de osteoporoz gördüklerini aktaran Oflaz, şu bilgileri verdi: “Burada biraz fiziksel aktivitenin azlığı da yetersizliği ön planda. Kahramanmaraş'a geldiğimde bana da söylenmişti. Çok miktarda süt ve süt ürünü tüketiliyor, kemik erimesi çok fazla görülmez, diye dışarıdan duyumlar almıştım. Ama burada da görüyoruz. Osteoporoz, burada özellikle fiziksel aktivitenin azlığından kaynaklanıyor. Fiziksel aktivite, kemik yapının kendini yenilemesi için dışarıdan direkt bir uyarı sağlayacaktır. Bu olmayınca da ister istemez yine kemik erimesi görülebilmekte. Sessiz seyreden bir hastalık olduğu için şikayetin ortaya çıkmasını beklemek gerekiyor. Saydığımız risk faktörlerine sahip olan hastaların mutlaka bir doktor başvurusu olması lazım. Biz hasta hastanemizde osteoporoz hastalarını takip ediyoruz. Bize başvurduklarında zaten gerekli işlemleri yapıyoruz. Check-up yaptıran hastalarımıza da buradan söyleyelim: Kemik yoğunluğu ölçümü check-up kapsamında yapılan rutin bir işlem değildir.” (HABER-FOTO: KENAN ONARAN)