Filistin’de yaşanan insanlık dramı dünyanın her yerinde yürekleri burkmaktadır. Filistin sorunu, 1948 yılında İsrail Devleti’nin kurulmasıyla başlamıştır. Bugün vicdanları kanatan İsrail zulmü durmayacaktır. Hiç kimse, İsrail Devlet yetkililerinin bir öz eleştiri yapacağını düşünmesin. Çünkü İsrail Devleti bir din devletidir. Yahudilere özel olduğuna inandıkları Tanrı Yahova’nın kendi ırklarını üstün yarattığına inanırlar. Hatta Tanrı Yahova, Yahudi ırkından olmayan diğer insanları Yahudilere hizmetçi olmaları için yaratmıştır. Bu yüzden böyle ırkçı ve zalim bir İsrail Devleti’nin insanı davranış göstereceğini kimse beklememelidir. İsrail’in zehirleyerek öldürdüğü Filistin Lideri Yaser Arafat Türkiye’ye yaptığı bir ziyarette şunları söylemişti: ‘’Osmanlı Padişahı Sultan Abdulhamit Han’a ve Türklere çok teşekkür ederim. Osmanlı Devleti’nin dış borçlarının tamamını kapatma karşılığında Yahudilere Filistin’den bir karış bile toprak satmamıştır.’’ Gerçekten de Yahudileri iyi tanıyan Cennet Mekân Sultan Abdulhamit Han kendilerinden para karşılığı toprak isteyen Yahudi Heyetini kovmuş ve onlara çok manidar bir cevap vermiştir: ‘’Gidin pis Yahudiler, o topraklar parayla satın alınmadı ki parayla satılsın!’’ Yaser Arafat’la yapılan bu röportajı TV’den o günlerde dinlemiştim. Abdulhamit Han’dan toprak alamayan Yahudiler padişahı devirdiler ve amaçlarına ulaştılar. Osmanlı Devleti, parçalandı, İsrail Devleti kuruldu ve 1948’de resmen başlayan sorunlar devam etmektedir. Geçenlerde MOSSAD ajanları Macaristan’da bir otelde Filistinli bir lideri öldürüp ülkelerine geri döndüler.
Mısır, Filistinlilere yardım etmeye korkmaktadır. ABD siyasetinde her zaman çok etkili olan İsrail’in her şeye hazırlıklı olduğunu bilmemiz gerekir. Onun için İsrail Devleti Büyükelçi Oğuz Çelikkol’a hakaret edebiliyor ve Yardım Gemisi Mavi Marmara’ya saldırabiliyor. Geçen hafta yazdığım ‘’İSRAİL NEREYE KADAR?’’ başlıklı yazımda da ifade etmiştim; ‘’Siyonizm ve Türkiye’’ adlı bir kitap yazıp yayınladıktan sonra Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yaşar Kutluay öldürüldü ve cesedi epey sonra Antalya sahillerinde bulundu. Bütün bu bilgileri aşağı-yukarı eli kalem tutan her yazar bilir. Durum böyle iken İsrail Devleti’ni ve Siyonizm’i tanımaz gibi masum sivilleri İsrail Devleti’nin kucağına itmek ve savunmasız gönüllülerin ölümüne neden olmak ne kadar doğrudur? İnsani yardıma evet ama Somalili Korsanlar dahi olsa herkese ve her saldırıya karşı güvenlik tedbirini almadan masum sivilleri yola çıkarmak doğru değildir. Şehitlik en yüce mertebedir ama ben ölmeye gidiyorum diye hiçbir Müslüman yola çıkmaz. Müslüman galip gelmek için tüm hazırlıklarını yaptıktan sonra yola çıkar. Savaşarak galip gelirse gazi, mağlup olursa esir, eğer öldürülürse şehit olur. Hiçbir Müslüman’ın ben öleceğim veya şehit olacağım diye kendini feda etmeye hakkı yoktur. Şimdi 9 Müslüman Allah yolunda şehit oldular. Fakat bana göre güvenlik tedbiri almadan İsrail Devleti’ni tanımıyorcasına yola çıkan yöneticilerin bunda çok büyük bir vebali vardır. İsrail, bir vatandaşı için her yeri yakıp yıkıyor. Siz, hepsi birbirinden değerli insanları İsrail’in eline teslim ediyor sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni işin içine sokuyor ve sonrada başarısızlığı başarı gibi göstermeye çalışıyorsunuz. İslam Tarihi, hiç şov yapılmayan bir tarihin adıdır. Sonuç ne oldu? 19 yaşındaki Furkan, biri Malezyalı Doktor tam dokuz şehit! Sıfır insan kaybı ile bir hareket yapılamaz mıydı? Tüm Telaviv’i yaksanız içindeki Yahudileri de öldürseniz bir Furkan eder miydi? Belki gerçekleşemezdi ama sıfır insan kaybı olacak şekilde bir planlama yapılabilirdi. İHH çok cesur ve doğru bir hareket yaptı, ama eksik tarafı vardı. Siz Siyonist İsrail’i tanımıyor musunuz? İnsan hayatı size göre ucuz mu? Cenazelere on binlerin katılması bir insanı bile geri getirebilir mi? Siz hangi insanı feda edebilirsiniz? Onların yapacakları daha ne hizmetleri vardı! Daha ne kadar insani faaliyetlerde bulunacaklardı!
Fakat bir hareket planlanırken insanları feda etmeyi düşünür ve onların güvenliğini sağlamazsanız bunun vicdanlarda bir aksi olur ve bu da bir kalemle ifadesini bulur. İnanıyorum ki, bu şehitlerin hesabı ahret âleminde Yahudi askerlerinden önce hiçbir tedbir almadan onları ölüme sürenlerden sorulacaktır.
Olan olaylardan İsrail Devleti ile nasıl başa çıkılacağı konusunda bir ders çıkartılmıştır. Kudüs ve Mescid-i Aksa Müslümanların en değerli varlıkları arasındadır. Bunun için Filistin’e sonsuza kadar himaye İsrail Devlet’i ile de yok olana kadar mücadele…
Bu insanı yardım hareketini destekliyorum. Keşke bir şehit vermeseydik. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Selam ve Dua ile…