MİLLİ EĞİTİMDEN BEKLENTİLERİMİZ
Reklam
AHMET HAMDİ ÇINAR

AHMET HAMDİ ÇINAR

AHMET HAMDİ ÇINAR

MİLLİ EĞİTİMDEN BEKLENTİLERİMİZ

     Her  yönüyle gelişen ve güçlenen Türkiye’de eğitimin kronik bir sorun olduğu su götürmez bir gerçektir. Bu kronikliği aşmak için son yıllarda ciddi hareketlilik yaşanmış ve birçok değişikliğe gidilmiştir. Buna rağmen bu düzenlemelerin ne anlama geldiği ve ne gibi yapısal sorunları çözmeye yönelik olduğu konusunda kamuoyunda bir zihin ferahlığının olduğunu söylemek zordur.  Bir yıldır öğretmen atamalarının yapılmaması bu kronik rahatsızlığı kamuoyu nezdinde daha da çekilmez hale getirmiştir. Her şehre üniversite açıp bu üniversitelerden yüz binlerce adayı mezun edip bir yıl boyunca hiçbirini atamamak şüphesiz bu sistemin verdiği güveni bir hayli zayıflatmıştır.Beklentilerimiz :

   Milli eğitimimizde okul öncesi eğitimden yükseköğretime hatta öğretmen alımları ve mezun edilen öğrencilerin istihdam edilmesine kadar birbiriyle ilişkili bir sistem olarak ele alınması ve sistemdeki bütün unsurları dikkate almayıp herhangi bir unsurda değişiklik yapmanın sistemdeki diğer unsurları olumsuz etkileyeceğinin bilinmesi ve sistemi organize eden kişilerin buna göre pozisyon alması gerekir.

   Milli eğitimimiz kendisini bütün öğrencilere İngilizce öğretmek zorunda hissediyor olacak ki İngilizce dersini 2.sınıftan itibaren müfredata koymuş. 12 yıllık zorunlu eğitimin neredeyse tamamında İngilizce yabancı dili ders olarak okutuluyor. Bir yıl da yükseköğretim kademesinde okutuluyor. Ama hala günümüzde yabancı dil öğrenme sorunu yaşıyoruz, akademisyenlerimiz yabancı dil barajına takılıyor. Madem yabancı dil okulda öğretilemiyor/ öğrenilemiyorsa  neden her yıl öğrencilerin karşısına çıkıyor? Aslında yabancı dil dersi bizim için çok büyük bir değer kaybıdır. Çünkü dil demek kültür demektir. İngilizce de içinde kendi kültürünü barındırdığı için çocuklarımız bundan etkilenecektir. Burada önemli olan çocuklarımızın 2.sınıfta henüz kendi  kültürlerini bile benimseyememişken yabancı dil gibi bir kültürel dayatmaya maruz kalmalarıdır.

   Yabancı dil elbette öğrenilmelidir. Ancak dil öğrenmek diğer öğrenme alanlarından daha çok bireysel bir  çaba gerektirir. Kendi kültürüne, benliğine ya da varlığına anlam katmak ve akademik kariyer yapabilmek için dil öğrenilebilir. Bu yüzden çocuklarımızın bir zorunlulukmuş gibi her dönemde yabancı dil ile karşılaşma sorunları bir düzene bindirilmeli ve yabancı dil seçmeli bir ders olmalıdır.

    Bir ülkede öğrenim çağındaki herkesin örgün eğitim almak gibi bir zorunluluğu yoktur. Okumak istemeyen ya da okumaya ilgi duymayan öğrencileri zorla okulda tutmak yerine açık liselere yönlendirmek hem maddi anlamda hem de verimlilik anlamında daha makuldür.  Bu öğrencilere açık liselerde mesleki yönlendirmelerde bulunulmalıdır. Aslında ülkemizde mesleki eğitime önem verilmekte ancak bu önem meslek liselerine kayıt yaptıran ya da devam eden öğrenci sayısını arttırmaya yöneliktir. Oysa bu liselerde okuyan öğrencilere piyasada istihdam sağlamaya yönelik bir  değer verilmelidir. Hatta bu istihdam için iş dünyası, meslek odaları ve sendikalar aktif bir rol oynamalıdır.

  

 

 

 

   Sadece pozitif terimlerle dayatılmış bir milli eğitimimiz var. Ortaokuldan itibaren ahlak, sanat ve adabı muaşeret gibi sosyal ve toplumu anlamaya yönelik dersler müfredatımızda yer almalıdır. Mesela eğer medya ve okuryazarlığı dersi gibi zamanla içi boşaltılmazsa 2018-2019 eğitim dönemi yılı içerisinde müfredata giren ve ilk kez okutulacak olan ‘’ Şehrimiz’’ dersi bu yönde atılmış önemli adımlardan biridir.

   Yeni hükümet sisteminde halkın milli eğitimden beklentisi ve umudu çok yüksek. Özellikle öğretmen atamaları belli bir standarda bindirilmeli. Mezun edilen öğrencinin iş sahibi olma oranı her sene düşüyor çünkü sürekli üniversite açılıyor öğrenci mezun ediliyor ama istihdam alanı genişlemiyor. Bu eğitim ve istihdam olanağı arasındaki ilişki de artık çözülmeli ve bir standarda oturtulmalı. Bir diğer önemli beklenti de müfredat konusu. Yeni müfredatta artık kendi değerlerimizi yansıtan ve sosyal hayatta bir pratiği olan dersler yer almalı.

                                                                                    AHMET  HAMDİ  ÇINAR

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Eyyup Çınar
    4 ay önce
    Milli eğitim gelecegimizi inşaa eden bir kurum. Mevcut müfredat milli manevi duygular taşıyan nesiller yetiştirmekten çoook uzak. Yeni sistemde ivedilikle mufredat konusuna yoğunlaşmalıdır.

Son Yazılar