İŞGALCİ FRANSIZLAR MARAŞ MEVLEVİHANESİNİ DE YAKMIŞTI
Reklam
Ali AVGIN

Ali AVGIN

İŞGALCİ FRANSIZLAR MARAŞ MEVLEVİHANESİNİ DE YAKMIŞTI

12 Şubat 2018 - 11:03

Maraş şehri, 23 Şubat 1919 tarihinde önce İngilizlerin işgaline maruz kaldı. Daha sonra İngilizler yerini Fransızlara bırakarak çekildi. Fransızlar, 29 Ekim 1919 tarihinde Maraş’ı işgal ederek yerli Ermeni’lerle birlikte bölgede büyük zulümler yaptı. Bu zulümlerden biri de Maraş Mevlevîhânesi yangınıdır.

    

Savaşın en acımasız günlerinde Fransız işgalciler Maraş’ın ticari kalbi sayılan Kapalı Çarşı yı ateşe verdiler. Çarşı merkezindeki Dulkadiroğlu Alaüddevle Bey vakfi olan, beş yüz yıllık Mevlevîhâne’yi de 1 Şubat 1920 de hunharca yaktılar. 

 

MEVLEVİHANE YANGINIYLA İLGİLİ GENELKURMAY YAZIŞMALARI

 

1920 yılında Maraş harbi esnasında, Genelkurmay yazışmalarında Mevlevîhâne yangını şu şekilde kayıtlara geçmişti:

   

 “Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Riyaseti:

     

9 Şubat 1920 Harbiye Nâzırı Fevzi Paşa Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Dairesi Suret Sivas’tan Harbiye Nezâreti’ne 4 Şubat 1920 raporudur..

 

1- Maraş çarpışması hakkında mutasarrıflıktan gelen 1 ve 2 Şubat 1920 tarihli raporlar aynen aşağıdadır:

 

1 Şubat günü Fransızlar kışla ve değişik mevkilerden aralıklı olarak bombardımanda bulunmuşlardır. Fransız askerlerinin ateşe verdiği çarşı ve pazarların büyük bir kısmı yanmıştır. Sokak muharebesinde dereler cesetlerle doludur. Müslümanlara ait birçok binalar arasında belediye dairesi ve  Mevlevîhâne de yanmıştır. İslâm ahalisi müdafaada kararlı olduğundan durumda bir değişiklik olmamıştır. Bugün Fransız birlikleri şehri her taraftan büyük bir şiddet ve hiddetle bombardıman etmekle beraber muhtelif noktalarda manastır ve kiliselerdeki Ermeniler de Müslümanlar üzerine mitralyöz ve bombalar yağdırmaktadır. Ölen kalan belli değildir. Yangının [devam] ettiği büyük Ermeni evlerinden ateş içinde patlayan bomba ve dinamitlerin sesleri ayyuka 120 çıkmaktadır. Memleket ateş içinde kalmıştır. Bununla beraber, her sınıftan halk müdafaada kararlılık göstererek Hilâfet makamına bağlılık ve sadakatini ispat etmiştir. Ölüler kötü kokmaya başlamıştır. Vaziyet değişmemiştir.”(42 Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Dairesi Şube: 1 Numara: 761)

 

    YANGIN GÜNLERCE DEVAM ETTİ.

    

Mevlevîhâne 1 Şubat 1920 de yakıldığı halde, yangın günlerce yanmaya devam etti. 4-5 Şubat 1920 tarihli Genel Krumay yazışmalarında“Mevlevîhâne ve civar mahallelerde yangın hâlâ devam etmektedirdiye yazmaktadır. Şöyleki:

 

     2- Elbistan vasıtasıyla Maraş’tan alınan haberler de aşağıdadır:

   

    Çarpışmalar devam etmektedir. Fransız ve Ermenilerin ateş ettikleri çarşı ve pazarların büyük bir kısmı yanmıştır. 3-4 Şubat 1920 günü düşman şiddetli ateş açmak suretiyle birkaç noktadan çıkış hareketi yapmaya teşebbüs etmişse de karşılık verilerek bastırılmıştır. Araplar köyünde Saraçhane çarşısı ve Mevlevîhâne ve civar mahallelerde yangın devam etmektedir. Ahalinin manevî kuvveti yerindedir. Düşman dışarıdan kuvvet almazsa halk Allah’ın yardımıyla başarılı olunacağından ümitlidir. Antep ve Islahiye yolları bir kısım halk tarafından tutulmuştur. Yirmi dört saat zarfında ahaliden yine otuz şehit ve belli olmayan miktarda yaralı bildirilmekte ise de durum ihtiyatla karşılanmaktadır.     

5 Şubat 1920 Üçüncü Kolordu Kumandanı Selahaddin Harbiye Nezâreti’ne 5 Şubat 1920 raporuna ektir.   

 

    1- Maraş faciası hakkında mutasarrıflıktan şimdi alınan 4 Şubat 1920 tarihli mükerrer rapor aşağıdadır: Bugün Fransız kıtaları şehri her taraftan şiddetle bombardıman etmiş ve yoğun bir yangın çıkmasına sebep olmuştur. Birçok ev ve bedesten yanmış ve yıkılmıştır. Askerlerle Ermenilerin çıkardığı sokak savaşında Maraş Evkaf Memuru Evliya Efendi şehitlik mertebesine ulaş- mıştır. Sebatla yapılan savunmaya rağmen durum değişmemiştir. Maraş bombardımanı bugün 15. gününü doldurmuştur.

      …

     5 Şubat 1920 Üçüncü Kolordu Kumandanı Selahaddin BOA. HR. SYS. 2544-8/25, 26, 27”  (42 Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Dairesi Şube: 1 Numara: 761)

 

GENELKURMAY TELGRAFLARI NİÇİN ELBİSTAN ÜZERİNDEN ULAŞTIRILIYORDU?

 

    Maraş’tan Ankara’ya Genelkurmay Başkanlığına gönderilen telgrafların niçin Elbistan üzerinden ulaştırılıyordu?  Bu sorunun cevabını araştırmacı-yazar ve XVI. Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yusuf ÖZBAŞ,  Dava isimli kitabının 303-305 sayfalarında ayrıntılı olarak anlatmaktadır.

     

“Maraş’taki ilk telgrafhane,  Yürükselim Mahallesi’ndeki eski hükümet konağının girişinde yer alıyordu. Maraş’la Elbistan arasındaki telgraf hattı Yürükselim Mahallesi’nin kuzeyinden, Ahır Dağı, Maksutlu Köyü, Hamidiye Karakolu, Ceyhan Nehri ve Elbistan yolu boyunca devam ediyordu. Elbistan hattı da Sivas üzerinden Ankara’ya ulaşıyordu. 23 Şubat 1919’da Maraş’a ilk İngiliz birliği geldiğinde telgrafhaneye el koydu ancak telgraflara sansür uygulamadı. O yılın Ekim ayında İngiliz birliği gitmiş yerine Fransızlar gelmişti. Fransızlar telgrafhanedeki denetimi sıkılaştırdı. O devirde Maraş Ermenileri arasında telgrafçılığı bilen kimse olmadığı için denetim görevi lejyon askerleri içindeki askerlere verildi. Artık onların hoşuna gitmeyecek telgraflar alınıp verilemiyordu. Bunun üzerine, Maksutlu’ya bir sahra telgrafhanesi kurulmasına karar verildi. Bu gayeyle Maksutlu’da münasip bir yerde telgraf tellerine kanca atılarak haberleşme sağlandı. Telgraf memuru Celal Koraşan’nın gayretleriyle buradan harbin sonuna kadar istifade edildi. “

 

Bu vesileyle Kahramanmaraş İstiklal Mücadelesinin 98. Sene-i devriyesinde vatanı uğruna canını veren tüm şehit ve gazilerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyor.

 

Selam ve sevgilerle

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar