HARAM KAZANÇLAR…
Reklam
Fahri KURT

Fahri KURT

HARAM KAZANÇLAR…

28 Mart 2018 - 09:23

 Çocuk istismarları ve kadına şiddet haberlerinden sonra şimdi de Çiftlik Bank, Sütbank, TRT sekreterinin skandal dolandırıcılık haberleri ülke gündemini meşgul etmektedir. En ağır yaptırımlar uygulansa da caydırıcı olmuyor her nedense. Ülkemizin adının vurgun, soygun ve tecavüzlerle anılması hepimizi üzmektedir gerçekten.

   Bedava lüks içinde yaşamak felsefesi gelişmemiş toplumların bir maraziyesidir maalesef. Ahlaki yönden gelişmemiş toplumların ekonomik ve ticari yönden de gelişmesi düşünülemez. Biz Müslüman bir ülkeyiz. İslami değerleri referans almak bir ülke için ne kadar önemli olduğunu bu olaylarla hep yeniden fark ediyoruz. İslamiyet haram kazanç yollarını bize tek tek saymıştır. Kur’an’da batıl yolla mal aşırma yöntemlerinin başında ölçü ve tartıda hile yapmak, hırsızlık, rüşvet, gasp, kumar, din istismarı ve faizcilik sayılır.

   Hırsızlık: Bir malı korunmuş olduğu yerden gizlice almaya “hırsızlık” denir. Kul hakkı açısından gasp da aynen hırsızlık gibidir. İkisi arasındaki en önemli fark, gaspta başkasına ait malın açıktan cebir ve şiddet kullanılarak alınmasıdır. Hırsızın çaldığı ve zorbanın aldığı mal ve malın sahibine verdiği zarar ödetilir ve cezalandırılır. 

   Faiz: Arapça karşılığı Riba olarak ifade edilir. Sözlükte “artmak, çoğalmak…”anlamına gelir. İslam Fıkıhında,“Sözleşmede şart koşulan karşılıksız fazlalık.” Şeklinde tanımlanmıştır. Yani Faiz, borçtan elde edilen gelire demektir.  Faiz, Kur’an-ı Kerim’de ayrıntılı şekilde işlenmiş ve kesin olarak yasaklanmıştır: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun, faizden kalan alacaklarınızı terk edin. Eğer inanmış kişilerseniz (böyle yaparsınız).”“Böyle yapmazsanız bilin ki; Allah ve Elçisi tarafından bir savaşla yüz yüze gelirsiniz…”

   Hz. Peygamber’den de faizle ilgili çok sayıda hadis nakledilir: “Faiz, şirk, sihir, haksız yere adam öldürme, yetim malı yeme, savaştan kaçma ve namuslu kadına iftira etme gibi mahvedici yedi büyük günahtan biridir.” “Faizi yiyen, yediren, şahitlik ve kâtiplik eden Allah’ın rahmetinden mahrum kalır.” “Faizcilikle zenginleşen kişinin sonu mutlaka fakirliktir. ”Müslümanlar maalesef karz-ı hasen(faizsiz borç verme) gibi ekonomik sistemler geliştiremedikleri için kapitalizmin sömürü çarkının dişleri arasında can çekişiyor.

İslam toplumunda yardımlaşma ve dayanışma bitince, darda kalanı faizde soymaları da mukadder oldu.

   Kumar: Mutlak kayıp ile sonuçlanan tam bilinmezlik (pür risk) üzerine yapılan sözleşme;  bahisleşme şeklinde tanımlanmıştır. Kur’an’da kumar kesin olarak yasaklanmıştır. “Ey İman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar) fal ve şans okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.”

    İslam’da meşru mal kazanma yöntemi karşılıklı rızaya dayalı ticarettir. Kumarda ise asıl olan malda ticaret değil şanstır; mal bahse alet edilmekte, şansa bel bağlanmaktadır. Kumar da hile ile kolaydan  mal kazanma yoludur.

   Rüşvet: Başkasına ait bir hakkın iptali veya bir haksızlığın elde edilmesi için yetkililere verilen mala denir. Hakkı olmayan bir şeyi almak isteyenler, hakkını meşru yollarla alamayanlar, işini kanuni yollarla yaptıramayanların başvurduğu bu yol helal değildir. Kur’anda;“Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile haram yollarla yemek için o mallardan (idarecilere veya hâkimlere rüşvet) vermeyin.”

     Ruşvet, kişiler için olduğu kadar toplumlar için de çok kötü sonuçlar doğurur. Rüşvetin yaygın olduğu yerde, haksızlık çoğalır. Emniyet ve güven kalkar. Sosyal düzen bozulur. Bunun için Peygamberimiz: “Rüşvet alan da veren de cehennemdedir.”

    Hileli ticaret: Ölçü ve tartıda hile yapılarak çalıp çırpmak da haram mal edinme yöntemidir. Kur’anda; “Eksik ölçüp tartanların vay hâline ki onlar, insanlardan ölçerek aldıklarında noksansız alırlar. Kendileri onlara (satarken) ölçtüklerinde veya tarttıklarında eksiltirler. Oysaki onlar,  o büyük günde, diriltileceklerini sanmıyorlar mı?” Hz. Peygamber de;  “Ölçü ve tartıyı eksik yapan topluma kıtlık isabet eder ve başlarına zalim yönetici musallat olur.”

   İhtikâr(karaborsacılık): Yiyecek maddeleri satın alıp, fiyatları yükselsin diye saklamak demektir. Karaborsacılık yapan, kendi menfaati için başkalarını zarara ve sıkıntıya sokan, içinde yaşadığı topluma zulüm ve haksızlık eden kimsedir. Peygamber Efendimiz karaborsacılık hususunda şu uyarıyı yapmıştır: “Mal getirip de bunu piyasaya süren kişi (Allah tarafından) rızıklandırılır. İhtiyaç duyulan malı saklayıp yüksek fiyat arayan karaborsacı ise Allah’ın lanetine uğramıştır.”

   Maalesef ticaret ahlakımızda önemli sorunlarımız vardır. Mala, mülke, makama karşı, şan ve şöhrete karşı, hırs ve tutkularımızı terbiye etmede, kâmil insan olmada eksikliklerimiz vardır. Kul hakkına dikkat etmek, helalinden kazanmak, şerefle yaşamak varken haram kazanç yollarına sapmaya ne gerek var. Unutmamak gerekir ki;  Huzuru haramda arayanlara, huzur haram olur.

Not: HAKSEN Konfederasyonu olarak, toplumu sarsan her türlü haksız kazanç yollarına sapanlara karşı sivil toplum mücadelemizi vermeye devam edeceğiz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar