KES YAPIŞTIR KIZIM…
Reklam
Fahri KURT

Fahri KURT

KES YAPIŞTIR KIZIM…

07 Kasım 2017 - 09:08

   Tarihi devirler; Kaba Taş, Yontma Taş, Cilalı Taş, Bakır,  Tunç ve Demir Devirlerine ayrıldığı gibi içinde yaşadığımız çağ da Bilgisayar Çağı olarak tarihi kayıtlara geçecektir. Devlet otomasyona geçti. Artık her iş ve işlem bir tuş ile Ankara’dan takip ve kontrol edilebiliyor. Denetim yapılabiliyor. Haberleşme ve resmi yazışmalar ışık hızı ile gerçekleşiyor. Bilgiler depolanabiliyor. Geliştirilen programlarla eğitimde sağlıkta, hukukta, ekonomide, sanatta, siyasette, edebiyatta, musikide, mimaride, astronomide, silah sanayinde ve iletişimde bilgisayar teknolojisi hâkim oldu. Bilgisayar ile hayat çok daha kolaylaştı.

   Bu kadar öneme sahip olan dünyanın iletişim ağı da düşmansız olmaz elbette. Siber saldırılar ile banka verileri, devletin gizli bilgileri, askeri planları vs ele geçirilebilmekte, millî güvenlikleri tehlikeye düşürülebilmektedir. Devletlerin istihbarat teşkilatları, casuslar, ajanlar da bilgisayar teknolojisini etkin kullanmaktadırlar.

   Bilgisayar hayatımızı kolaylaştırdığı gibi bir tuş ile yıkıcı, yok edici yönü de mevcuttur. Doktora çalışması yapan bir arkadaşım aylarca uğraştığı çalışmasını, yedeklemeyi unutarak yanlışlıkla silmiş, tekrar başa dönmüştü. Zaman ve emek ziyanı yaşamıştı.

   Bilgisayar çağı bir anlamda da kopya çağı demek oldu. Resmi yazışmalar, hukuki kararlar, müfettiş raporları, öğretmen ders planları, toplantı tutanakları, dernek, parti toplantı kararları vs kes kopyala yapıştır yöntemiyle yapılmaya başlandı. Bu yöntem, işlerin hızlı ve kolay yapılması için revaçta olsa da dikkat edilmezse bir kısım eksik, fazla, yanlış yazışmalar, telafisi zor hatalar yapılmasında beraberinde getirmektedir. Aynı konular, benzer davalar ve emsal kararlarda kopyala kes yapıştır yöntemine sıkça başvurulmaktadır.

   Türk Ceza Kanununda suç sayılan eylemlere karşılık gelen cezalar için adeta şablon kararlar oluşturulmuş. Hakaret ve tehdit suçlarına, kasten adam yaralama ve hırsızlık vs suçların cezaları ve bu cezaların hukuki sebepleri, şerhleri veya itirazları daha önceden hazırlanmış ilgili metinlerden kopyala kes yapıştır yöntemi ile alınıverip hemen karardaki münasip yerine oturtulmaktadır.

  Bir kısım Müfettiş raporlarında da benzer olayların açıklanmasında, suç ve cezaların teklif edilmesinde yine hazır yemek gibi hazır açıklamaların kopyalandığına şahit olmaktayız. Bunda ne var, denebilir. Daha önce aynı konuda yapılmış çalışmalardan yararlanmak doğru ve güzeldir. Ancak bazen dikkatsizce kopyalanan kesilip yapıştırılan hukuki açıklamalar, karar metinleri muhataplarını zora sokmaktadır. “Bir deli bir kuyuya taş atar kırk akıllı çıkaramaz” kabilinden hatanın düzeltilmesi için yeni davalar açılmasını da gerektirmektedir.    

   Öyle mahkeme kararlarıyla karşılaşıyoruz ki, karar metninde davacının adı yerine daha önce başka bir davada adı geçen bir sanığın veya şahidin veya davalının adı geçmektedir. Bu kararda bu adamın ne işi var, bu kişi nereden çıktı şeklinde şaşırıp kalabiliyoruz. Çünkü karardaki bazı kısımlar daha önceki başka bir karardan kopyalanmıştır.

   Yine yazıdaki klişe cümleler, yazının özgün, orijinal olmadığının, konu üzerinde ciddi çalışılmadığının, kopyalama yöntemiyle yazıldığının da bir işaretidir.

   Kopyala kes yapıştır yönteminden yararlanırken kişi, olay, bilgi, belge ve diğer açıklamaları analiz, sentez yaparak, güncellemeye dikkat etmek gerekmektedir. Mahkemelerde kâtiplerin, kurumlarda sekreterlerin “kopyala kes yapıştır” yöntemiyle yazdıkları bir kısım resmi yazılar, hukuki kararlar yeni resmi ve hukuki problemleri de beraberinde getirmektedir. “Kopyala kes yapıştır kızım” demek kadar basit, kolay ve bayağı bir iş değildir, devletteki yazışmalar.

   Kopyala kes yapıştır işleri akademik çalışmalarda da sıkça görülmektedir. Kopyacılıktan kurtulamayan bilim dünyamız, üniversite hocalarımız, yüksek lisans ve doktora yapan öğrencilerimiz bu nedenle Orjinal ve özgün tezler ortaya koyamamaktadırlar.

   İntihal/Aşırma (Plagiarism):  “Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik biçimde anlatma” olarak tanımlanmaktadır (TDK, 2007).

   İntihali, bilimsel yanıltma (scientific misconduct) başlığı altında incelenmektedir ve üç unsur içinde tanımlamaktadır.

   1. Bilimsel korsanlık (piracy): Başka araştırmalardaki verilerin araştırmacının izni olmadan alınması.

   2. İntihal, başkalarının fikir, yazı ve çalışmalarını çalarak, aldığı kişilere gereken şekilde atıf yapmadan kendisinin gibi göstermek.

   3. Saptırma (fabrication): Verilerin saptırılması veya var olmayan bilgilerin/verilerin yoktan var edilmesidir.

   Emeksiz bedava lüks içinde yaşamak anlayışıyla mücadele etmek hala insanlığın ciddi bir sorunudur. Kopyalama hastalığına yakalanmamak için ise işimizin ehli olmak, kendimize ve işimize değer vermek, emeğimizi, eserimizi çaldırmamak, başkalarının emeğine de saygılı olmak gerekmektedir.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar