BUNUN ADI SİSTEMSİZLİK!
Reklam
İlker YİYEN

İlker YİYEN

BUNUN ADI SİSTEMSİZLİK!

Herkes Futbol oynar, herkes mücadele eder.

Futbolu bilmeyen de bilende…

Her zaman ifade ediyorum, Futbol sadece Futboldur.

Ben her zaman derim; Arı BAL yapar ama BAL’ın tarifini yapamaz diye…

Şimdi Bu yazımdaki sitemimin de tarifini yaşamayan yapamayacağından da eminim.

Neden derseniz onun adı ona göre görev, bana göre sistemsizlik.

Konunun aslı işin görev bilincini iyi niyetlilikle birlikte kullanmak.

Ama yanlış her zaman yanlıştır, Onun farkında değildir.

Kulübe sorsan kendince doğru, Denetçiye sorsan ya idare et mantalitesi…

Bilindiği gibi Futbolun her alanı kurallar ve kaidelerle sisteme dayalıdır.

Futbolun oyun tarzı da oyun içi de kurallarla idare edilir.

Bu Amatör, Prof fark etmez.

Her ikisi de Futboldur sonuçta…

Hepsi 22 kişinin 2 ayrı tarafta 3 Adalet dağıtıcısı arasında icra edildiği denklem.

BAL’ı tarif edemeyebilirim ama BAL’ın nasıl yendiğini anlatabilirim.

Özellikle Anlamak isteyenlere…

Futbol Talimatlar çerçevesinde oynanır ve her alanında ayrı bir talimatı vardır.

Burada bana sinirlenip kızacak olan kişiler mutlaka olacaktır.

Başta ASKF yönetim Kurulundan Mesai arkadaşım, ağabeyim Abdurrahman Akbaba…

Konu onun Denetçi olduğu bir maçta cereyan ediyor çünkü…

Gelelim Yazımızın konusuna nedir bu sistemsizlik ve sistemin ana teması…

Futbolun Organizatörü TFF tarafından düzenlenen ve uygun görülen tüm müsabakalarda uygulanacak akreditasyon sisteminin esas ve usullerini tespit etmek amacıyla hazırlanmış bir uygulamadır Akreditasyon sistemi…

Akreditasyon Futbol müsabaka organizasyonunda emniyet ve güvenliğin sağlanabilmesi için kurulmuş sistem dahilinde kartların ve yeleklerin üretilmesi, ilgililere teslim edilmesi yoluyla kimliklerinin ve görevlerinin tespiti ile bu kartların denetlenmesi işlemini sisteme geçirmeye yarar.

Tabi Akredite Hocadan Tutun, Yönetici, Gözlemci, Basını her alanı ayrı ayrı…

BAL’I üretemeyeceğim için yine Balın tadını kendi önümden, kendi mesleğimden örnekle anlatayım…

Konu Basın ve Foto Muhabiri…

Müsabakayı izleyecek basın mensupları, Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) bunun Kahramanmaraş Ayağı ise Cebrail Sarı kardeşim…

FYS sistemine girerek akredite edilen isimleri sıralar…

Sistemde Sarı Basın Kartlılar yer alır, yani TC Cumhuriyetinin Basın olarak gördüğü…

Hükümsüzler, sorumsuzlar, sorumluluğu olmayanlar değil yani…

Uygulama sistemine gelince Ev sahibi kulüp, kendisine ilgili basın kuruluşu tarafından FYS üzerinden bildirilen basın mensuplarını akredite alanlara almakla yükümlüdür.

Müsabakayı izlemek amacıyla akredite edilen basın mensupları, müsabaka öncesinde, esnasında ve sonrasında TFF’nin tüm düzenlemelerine uygun davranmakla yükümlüdürler.

Ev sahibi kulüp, ilgili basın kuruluşu görevlileri ile işbirliği yaparak, ilgili müsabaka için akreditasyon kartı olmayan basın mensuplarının akredite alanlara girmesini engellemekle yükümlüdür.

Tabi bu uygulama kulübe yaramaz, işine gelmez hatta cevap olarak reklamımı yapıyor, diyerek alçalmalar da cabası…

Tabi o sistemin acemisidir gözümde sistem mağduru, sistem cahili…

Peki bu işin görevlileri (Gözlemci, Denetçi) bunlara ne demeli…

Hadi onlara da sistem dışı diyelim, işimize öyle geliyor çünkü…

Akredite edilen foto muhabirleri tanımlanan ilgili basın kuruluşu tarafından verilen akreditasyon yeleklerini giyeceklerdir. Bu şahıslar, TFF düzenlemelerine uygun görev yapmakla yükümlüdür.

Akreditasyon kartlarını çoğaltmamak, başkasının kullanımına izin vermemek, kartların korunması ve kaybolmaması için gerekeni yapmak ise Denetçi, Gözlemci ya da Temsilcinin işidir.

Bilmem ne kadar anlattım, ya da anlatabildim ama Sistemsizliğin diz boyu olduğu Kahramanmaraş’a gelindiğinde sınıfta kalıyoruz maalesef…

Kulüpler işi bilmediği için bu işe göz yummak zorunda…

Denetçi ise acemiliği tutmuş gibi davranışları, TSYD’den liste almalarına rağmen…

Akredite olan kişinin ise yer ve durması gerektiği bilmemesi, işin erbabı olmaması, gerçek kişiliği yansıtmaması durumunda herkesin 3 maymunu oynaması herkesin işini yapar gibi görünmesi sistemsizliğin ön plana çıkmasını sağlıyor.

Onun ardı ise herkes güllük gülistanlık…

Buna her zaman karşı geldim, her zamanda gelmeye devam da edeceğim.

Bizler Sarı Basın kartını alabilmek için uzun yıllar emek verdik, müracaat bekledik ve hak ettik.

Akredite için evrak gönderdik ve hak ettik ama maalesef birileri sistemsizliği ön plana çıkartıyor.

Hal öyle olunca da gerçek kişi ile gerçek olmayan kişiler arasında fark sıfır (0) oluyor onların gözünde…

Biraz emek, biraz emeğe saygı ister bu gönül bilmem anlatabildim mi?

Kalın Sağlıcakla… 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar