İMTİHAN SIRLARI
Reklam
Mehmet DOBOĞLU

Mehmet DOBOĞLU

İMTİHAN SIRLARI

Sosyal medyayı etkin kullananlardan biriyim. Rab’mizin “İyiliği emredip, kötülükten vaz geçir” emrinde, bizimde tuzumuz olsun arz ediyor, bu arada yakın ve uzak çevrende neler olup bittiğinden haberdar oluyoruz. Bazen de bir konuda zarf atıyorum, gelen tepkilere göre de konu hakkında toplumun nabzını ölçüyorum.  Neyse.

Geçtiğimiz hafta sonu, bir paylaşım yaptım, yüzlerce mesaj aldım. Konu, evlat ile imtihandı. Paylaşım da; “Babayı bitirende yücelten de evlattır. Evlat babanın sırrıdır.  Allah hayırlı evlat versin!” deniyordu.

Sonra bir dostum da, şöyle bir dua yapmış: “ Yarabbi bizi evladımız, malımız, sağlığımız ile imtihan etme. Dert verip, derman aratma!” Dostlar, sınavı yapanın hangi soruları soracağını bilemeyiz, ne ile imtihan ederse kendisi bilir. Kaldı ki, “ Sizden öncekilerin başına gelenler, sizin başınıza gelmediği sürece cennete giremezsiniz(ayet)” buyrulmakta….

Bu iki paylaşım, bugünkü yazımın ana temasını oluşturdu, hadi Bismillah deyip, imtihanın sırlarına bir yolculuk yapılım. Ne dersiniz? Başlayalım mı?

Öncelikle belirteyim ki, imtihanların başında evlat ve sağlıkla imtihan gelir. Engelli kardeşlerimiz,  anne ve babaların ve kendilerinin imtihanı olsa gerek. Rabbim daha iyibilir!

Sonra şehitlerimiz var. Sürekli hastalığı olan yavrularımız var.  Sonra servetini kaybetmiş, nice gün görmüş insanlarımız zor durumda kalmışlar. Allah kimseyi gördüğü günden geri koymasın deriz ya, işte onların yaşam sırlarını ve güçlüklerini bilmeden yaptığımız bu duayı en çok onlar anlarlar.

Kısacası herkesin bir imtihanı vardır, hiçbirimizin sınavı da diğerine benzemez, öyleyse gelin bu sırların arka perdesine bir bakalım.

 

NEDEN İMTİHAN OLURUZ Kİ?

Dünya hayatı bir imtihan ve denenmedir. İmtihan ise akla kapı açmak, fakat iradeyi elden almamak mantığı ile işler. Fakat dinde inanılacak inanç esasları, insanın iradesini elinden alacak şekilde insanlara sunulmamıştır.

Mesela; gökyüzüne yıldızlarla "La ilahe illallah" yazılmış olsaydı herkes ister istemez inanmak zorunda kalacak ve imtihan anlamsız olacaktı. Bu yüzden akla kapı açılmış fakat iradeyi elden alacak kadar duyu organları ile bizzat hissedilecek tarzda gösterilmemiştir.

Ayet-i kerimede şöyle buyurulmuştur:"(İnanmak için) illa meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin gelmesini ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Ama Rabbinin (azab) işaretlerinin geldiği gün, daha önce iman etmemiş, yahut imanında bir hayır kazanmamış kimseye, artık inanması bir fayda sağlamaz. De ki: 'Bekleyin; biz de beklemekteyiz.' "(Enam, 6/158)

 

HADİSELER PERDE ARKASI

Yaşadığımız hadiseler de bir derece perdeli cereyan etmektedir. Bu yüzden dinin esasları bizzat duyu organları ile algılanamamaktadır. Mesela, melekler mevcuttur, aklî ve naklî deliller bunu açık olarak (aklı çalışana) göstermektedir. Fakat onları bizzat gözle ya da başka bir maddi duyu organı ile gözlemlemek ya da laboratuvarda deneysel olarak ortaya koymak mümkün değildir. Bu yapılsa imtihan sırrı bozulur ve herkes ister istemez inanmak zorunda kalır, inancın bir anlamı kalmaz. Ebu Cehiller ile Ebu Bekirler bir seviyeye gelirdi. Bu durum ölüm gelip imtihan sırrı çözülene kadar böyle devam edecektir.

Ölüm sekeratı yaşayan ve ifadeye gücü yeten insanların bir çoğunda ölümüne az kala imtihan perdesinin aralandığı yanıbaşındaki insanların göremediği bazı durumlar gördüğü ve haller yaşadığı görülmüştür. Bu durumda "görmediğime ya da duyularımla algılayamadığıma inanmam" diyenlerin, bu dar açı ile din imtihanını kaybedecekleri ortadadır. Çünkü gördüğüne inanmanın bir kıymeti yoktur. Gördüğüne herkes inanır. Bu şuna benzer; öğretmen imtihan yapıyor fakat doğru şıkkı bizzat gösteriyor. Bu şekildeki bir imtihan hiçbir amaca hizmet etmez. Buna imtihan da denmez.

Bütün bu sayılan sebepler içindir ki dünya imtihanında doğru şık, yanlış şıkkın içerisine gizlenmiş, akla kapı açılıp irade elden alınmamıştır. İşte buna imtihan sırrı denmektedir.(Kay. Sorularla İslamiyet)

Bilmem anlatabildim mi? Evlat, eş, servet, makam, güzellik, diğer dünya malları, hatta zekamız ve aklımız bu imtihan için verilmiştir, diyebiliriz…

Peki kalın sağlıcakla. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar