BENDE OLDUM ÇİFTÇİ
Reklam
Mehmet YÜZBAŞIOĞLU

Mehmet YÜZBAŞIOĞLU

BENDE OLDUM ÇİFTÇİ

10 Ağustos 2018 - 10:10

Geçtiğimiz gün Tarım İl Müdürlüğünün organize ettiği badem hasadı ve teknoloji etkinliklerinin ev sahipliğini yaptık. Kapıçam Güzelyurt Mahallesinde bulunan alanda badem, Antep fıstığı ve fıstık çamı çiftliğinin ilk ürünü olarak badem hasadı yapıldı. Vali Vahdettin Özkan, Ak Parti Milletvekili İmran Kılıç,  Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç, KSÜ rektör vekili Prof. Dr. Kadir Saltalı,  Jandarma Komutanı Albay Cafer Öz,  Vali Yardımcılarımız Bayram Öz ve Faruk Erarslan, Dulkadiroğlu İlçe Kaymakamı Kadir Okatan, Dulkadiroğlu Belediyi Başkanı Necati Okay, Emniyet Müdürü Doğan İnci, Orman Bölge Müdürü Alpaslan Altıntaş, Ak Parti Onikişubat İlçe Başkanı Fırat Görgel, Tarım İl Müdürü Mustafa Bozkurt, iş adamı arkadaşım Kadir Kurtul, Orman Bölge Sivil Kültür Şube Müdürü Hüseyin Akçay ve çok sayıda kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri ve üreticiler katıldı.

Vali Özkan, Milletvekili Kılıç ve Tarım İl Müdürü Bozkurt birer konuşma yaparak ülke için tarımın ne kadar önemli olduğunu dile getirdiler.

+++

Çiftçinin şehirli, şehirlinin çiftçi olduğu bir sürece girdik. Artık yalnız köylü veya çiftçi tarımla uğraşmıyor. Çünkü modern tarımla uğraşmak hem bilgi hem de maddiyat gerektiriyor. Eğer tarımı yapan kimse yalnız tarımla geçimini sağlıyorsa bu biraz imkânsız gibi, ancak hem bilgi hem de maddi durumu varsa tarımı yapmak insanı hem mutlu ediyor hem de ekonomiye katkı sağlıyor.

Ülkemizin birçok konuda dışa bağlı olduğunu biliyoruz. Tarımda insan faktörü dışında akaryakıt, ilaç ve diğer ihtiyaç maddelerinin büyük kısmı ithal ediliyor.

Bu zor şartlarda çiftçi tarlasını ya kiraya veriyor, ya da üretimden vazgeçiyor. Eğer çiftçilikte ısrarcı olursa tarlada kullanacağı temel ihtiyaç maddelerini daha pahalıya almak zorunda kalıyor.

Borçlu olduğu içinde ürettiği hangi ürün olursa olsun bir an önce elden çıkartmaya bakıyor. Buda tüccarın veya başka bir aracının insafına kalmış oluyor.

Bende aileden gelen çiftçi değilim hasbelkader tarıma bundan 9 yıl önce adım atmış oldum.

İnsan işin içerisine girdiği zaman daha da anlıyor, çiftçinin durumunu…

Ancak üretici, elde ettiği ürünü değerine satabilmesi için mutlaka kooperatifçilik sistemine geçmesi gerekiyor.  

Gelişmiş ülkelerde ve bizim bazı bölgelerimizde kooperatifçilik, çiftçilere güç katmaktadır. Bir an önce ilimizde kooperatifçilik sistemine geçmemiz ve üretimi bir elde toplamamız olmazsa olmazımız olmalıdır. Kooperatifçilik sistemini devlet zorunlu kılarsa o zaman Türkiye’de tarımda kazanır, üreticide kazanır, tüketicide kazanır. Yoksa ne kadar tarım desteği veya başka destekler verilirse verilsin. Tarımı istenilen seviyeye çıkartamayız.

Şimdi ne üretici, ne tüketici ne de ülkemiz kazanıyor. Bunun negatif karşılığı olarak devamlı üretici yani çiftçi tarımdan uzaklaşıyor.

Atatürk “Köylü Şehirlinin Efendisidir” demiş. Şimdi bunun tam tersi oldu. Şehirli köylünün efendisi durumuna geçti. Köylü meyveyi, sebzeyi, yumurtayı, tavuğu, ekmeği hep marketten alır oldu. Bu alışkanlığı gidermek ve çiftçiyi tekrar tarlaya çekmenin o kadar kolay olmadığını biliyoruz. Ancak kooperatifçilik şartı getirilse, gıda maddesi hem yeter hem de ihraç etme imkânına kavuşmuş oluruz.

Bende çiftçi oldum derken, üreticilerin çektiği sıkıntılara yakından tanık oldum.

Bizim bahçeye gelince; Büyükşehir Belediye Başkanımızın program alanında söylediği gibi “Bakarsan böyle bağ olur, bakmazsan dağ olur” bizde elimizden gelen gayreti gösterdik, bahçemizi bir çocuk gibi titizlikle büyütmeye çalıştık. İhtiyacı olanları verdik ve bugüne getirdik. İnşallah bundan sonra da daha iyi olacağına inanıyorum

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar