Camilerin Önemi
Reklam
Mustafa KALLİ

Mustafa KALLİ

Camilerin Önemi

06 Ekim 2017 - 10:55

   Her yıl ekim ayının ilk haftasında (1-7 günleri) kutlanan camiler haftası çeşitli etkinliklerle kutlanır. Konuşmalarda, kürsüler de ve vaazlarda caminin öneminden bahsedilir.                                      

      Yüce  Allah’a ibadet için yapılan camiler, insanlar arasında birlik ve beraberliği sağlayan, dayanışmaya vesile olan yerlerdir. Huzur ve saadetin ve mutluluğun sağlandığı, fakir ,zengin,güçlü-zayıf,küçük –büyük,işçi-patron,amir- memur’un bütün Müslümanların toplandığı yerlerdir.

      Hz. Muhammed’in(s.a.v)  Medine ye hicrette ilk olarak Mescid-i Kuba’yı yaptırması camiye verilen önemi bildirir. Ayet-i Kerimeler de; “Şüphesiz mescitler Allah’ın dır. O halde Allah İle beraber başka birine dua etmeyin.”[1] Buyrulmuştur.

 “ Ey Ademoğulları ! Her mescide gidişinizde güzel elbiselerinizi giyin…”[2] buyrulmuştur.

“  Allah’ın mescitlerini,ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan,namaz kılan,zekat veren ve Allah’tan başkasından korkmayan,  kimseler imar ederler. İşte bunlar hidayete erenlerdir.”[3] Buyrulmuştur.

      Hz. Peygamberin evinin mescitle beraber olması da camiye verilen önemi belirtmektedir. Hadis-i Şerifte; “ Uygunsuz tutum ve davranışların mescitlerde yapılmaması gerekir. Çünkü camiler namaz kılmak, Allah’ı anmak  ve kur’an okunmak için yapılmıştır.” Buyrulmuştur.

      Hz.Ömer  mescitte konuşan iki taifeye :Eğer siz misafir olmayıp ta Medineli olsaydınız sizi azarlayarak üzecektim.  Çünkü siz Resul-i Ekrem’in mescidinde sesinizi yükselterek konuşuyorsunuz. “diyor.

      Dünya ve ahiret mutluluğunu sağlayan , Müslümanları   günde beş defa bir araya getiren , onları kardeş gibi birbirine bağlayan elbette camilerdir. Gönülleri birleştiren , toplumu aydınlatan camilerdir. Kıyamet günü Arş-ı âlâ’nın gölgesinde istirahat hakkına sahip olanlar  camilere gönül verenlerdir. Gönlü mescitlere bağlı olanlardır.

Camiler Toplumun Can Damarlarıdır.

      Hz. Peygamber(s.a.v) mescit merkezli yerleşim anlayışına sahipti.  Mekke’den Medine’ye hicret ederken , Medine’ye geldiği zaman ,ilk indiği ve 14 gün kaldığı yer olan Kuba köyünde derhal bir mescit inşa ettirmiştir. Esas yerleşim yeri olan  Medine’ye gelince daha bir eve yerleşmeden Mescidin yerini belirlemiş ve temele ilk harcını koymuştur. Bu Mescit, Mescid-i Nebi’dir.

      Çok geçmeden Hz. Peygamber , Müslümanları yaşadığı beldelerde  mescitler yapılması için tavsiyelerde bulunmuştur. “ içerisinde Allah’a zikredilen bir mescid bina edene, Allah cennette bir bina hazırlar.”[4] Buyurmuştur. “ Mahallelerde de mescitler açılıp temiz tutulmasın için “emirler vermiştir. Hz.Peygagamber’in sağlığında Medine’nin içinde dokuza,yakın çevrede ise kırkın üzerinde mescitler yapılmıştır.

      Hz.Peygamber ; Camiyi sadece bir ma’bed olarak görmemiş,her çeşit kültür faaliyetlerinin yapıldığı bir merkez,misafirhane,hastane gibi hizmetlerde kullanmıştır.Din ve dünya işleri konusunda istişareler yapılmıştır.       

      Camiler, İslam medeniyetinin kalbidir. Medeniyetimizde hiçbir şehir, camisiz, mabetsiz düşünülemez. Peygamberimiz (s.a.v.), Medine’ye vardığında ashabıyla birlikte Medine’nin kalbine derhal Mescidi Nebevi’yi inşa etmiştir. Mescid-i Nebevi, Medine’nin merkezi, medeniyetin beşiği olmuştur. İlim, ahlak, adalet, sevgi, saygı, şefkat, merhamet gibi değerler, dünyanın dört bir yanına dalga dalga bu kutsal mekândan yayılmıştır. O günden bugüne İslam beldeleri, camilerin etrafında şekillenmiştir.

    Camiler, bize manevi iklimiyle yeni bir şuur kazandırarak tekrar hayata katar. Duygu ve düşüncelerimizi ilmek ilmek dokuyarak bizi eğitir. Bu yönüyle camiler bizim için her daim bilgi ve hikmet, ilim ve ahlak mekânlarıdır. Rabbimizi, Dinimizi, Kitabımızı, Peygamberimizi, kardeşliğimizi ve hayatı öğrendiğimiz mekteplerdir.

     Camiler, Rahman’ın huzurunda kalplerimizi birleştiren yerlerdir. Camiler, omuz omuza saf tutarken, birlikte kıyam ederken, rükû ve secdeye varırken sahip olduğumuz birlik ruhunu kazandıran yerlerdir.
    Camiler, varlığıyla İslam beldelerinin bağımsızlığının göstergesidir. Minaresiyle tevhidin sembolüdür. Ezanlarıyla şehadetin ifadesidir. Salâlarıyla bir milleti dirilten ve ayağa kaldıran merkezlerdir. Minberleriyle ilim ve marifetin mekânıdır. Kürsüleriyle hak ve hakikatin sesidir. Mihraplarıyla huzurun ve mutluluğun yeridir.Rabbimiz gönüllerimizi, zihinlerimizi, bedenlerimizi camiden ayırmasın.

 



[1] .El.Cin suresi,18.ayet

[2] .A’raf suresi,31.ayet

[3] .Tevbe suresi,18.ayet

[4] Müslim,Nesai

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar