EVLİLİK
Reklam
Mustafa KALLİ

Mustafa KALLİ

EVLİLİK

    İslam’ın temel kurumlarından birisi de evlilik kurumudur. Evlilik, ilahi emre uyup yuva kurmaktır. Yuva, toplumun temelidir. Evlilik, bu temeli Allah için atmak ve şerefli bir bina yapmaktır. İnsanlığın dünya hayatı bu yuva üzerine kurulmuş ve aile düzenine göre şekillendirilmiştir. Aile olmadan, nesep korunmadan din yaşanamaz, hayatın bir manası olmaz. İslam’da korunması gereken beş husus vardır. Bunlar; 1. Yaşama hakkı. 2. Aklın muhafazası. 3. Neslin muhafazası. 4.Dinin muhafazası 5. Mülkiyet hakkı. İslam, bu hakları korumak için sağlam bir aile düzenini inşa etmiştir. İlk yuva, Hz. Âdem (a.s) ile Hz. Havva validemiz arasında cennette kurulmuştur. Bu sebeple Allah için yapılan evlilikte, cennetten bir tat vardır. Erkek ve kadın fıtratı, evlenmek ve aile olmak esasına göre yaratılmış olduğundan, Allah kullarına evlenmeyi emretmiştir. Kulluk, insanın yaratılmış olduğu İslam fıtratına uygun olarak yapılınca güzel ve tamam olur. Yoksa din noksan yaşanmış olur. Kâmil olmak için evlenmek, yuva kurmak, aile hukukunu ayakta tutmak şarttır.

    Evlilik, İslam’ın edeplerindendir. Bu edebe uymak için kurulan yuva; insanın şahsına, ailesine ve bütün insanlığa bir hizmettir. Evlilik ile insan nefsini bütün günahlardan korur. Kendisini kötülüklerden koruyan kimse ise cennet nimetlerine nail olur. Evlilikteki bu hikmet unutulmamalıdır.

  Evlilikte yeni nesil kazanmaktır. Allah yaratandır. İnsanın yaratılması, evlilik üzerinden olmaktadır. Kadın ve erkek, insanın yaratılmasının iki unsurudur. İnsan neslinin devamı için bu gerekli bir şeydir. Nesil sahibi olmak, İslam’ı korumak, gelecek nesillere taşımak ve yaymak için lâzımdır. Bunun için evlilik, İslam ümmetinin çoğalması ve kuvvetlenmesi için yerine getirilmesi gereken bir görevdir. Peygamberimiz ümmetine emrediyor. “Evleniniz, çoğalınız; çünkü ben kıyamet günü ümmetimin çokluğu övüneceğim.” (İbni Mace) Buyrulmaktadır. Müslüman her genç kızın ve erkeğin evlenmesi ve Allah’a şöyle dua etmesi gerekir “Ve onlar, ‘Rabbimiz bize eşlerimizden ve soyumuzdan, göz aydınlığı olacak çocuklar armağan et ve bizi takva sahiplerine önder kıl’(Furkan,74) diyenlerdir.”.

    Evlilik, erkeği ve kadını haramdan korur, terbiye eder. Aile; baba ocağı, anne kucağıdır.

    Asrımızda Müslümanları tehdit eden en önemli konu, evlenme şuurunun kaybolmasıdır. Bu şuurun kaybolmasına neden olan sebepler araştırılmalı ve tedavi edilmelidir. Çünkü bu konu ülke güvenliğini ve toplumun geleceğini yakından ilgilendirmektedir. Gençler, aldıkları materyalist eğitimin ve yanlış kadın ve aile politikalarının etkisiyle evlenmiyorlar veya geciktiriyorlar. Bunu yaparken de Allah ve Resulü’nün evlenme ile ilgili tavsiyelerine muhalefet ettiklerini de düşünmüyorlar.. Ayet-i Kerimede: “İçinizde evli olmayanları(bekârları), kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah, kendi fazlından onları zengin eder…”(Nur,32)Buyrulmuştur.

    Evlenmek, Peygamber’in sünneti ile amel etmektir. “Nikâh, benim sünnetimdir. Sünnetimi yapmayan benden değildir.” (İbni Mâce) Buyrulmuştur.

EVLENME

  Evlilik, toplumun en küçük kuruluşu olan bir ailenin oluşması için ilk adımdır. Bir milletin huzur ve mutluluğu, birlik ve dayanışması, milleti meydana getiren ailenin durumuna bağlıdır.

  Kuran-ı kerim’de;

Onlara ısınıp kaynaşasınız diye size kendi türünüzden eşler yaratıp aranıza sevgi ve şefkat duyguları yerleştirmesi de O'nun kanıtlarındandır…”[1]

     İnsanlar için kendi nefislerinden eşler yaratılmış olması değişik şekillerde açıklansa da, bunlar arasında, insanın eşinin kendi özünden ve kendi türünden yani kadın ve erkeğin aynı özden yaratılmış olduğu manasınadır.

  Temelinde iffet anlayışı bulunan, karşılıklı güven, sevgi ve esirgeme duygularıyla geliştirilen aile kurumunun bina edilebilmesi, yüce Allah'ın insanlığa en büyük lütuflarındandır.

“Onlar(kadınlar) si­zin için elbisedir, siz de onlar için elbisesiniz…”[2]Buyrulmaktadır.

Peygamberimizde;

“En hayırlınız, ailesine hayırlı olan, onunla hoş geçinendir.”

“ Kadını gör, Çünkü görmek evliliğin devamına vesile olur.” Buyurmuşlardır.

  Kız Allah’ın emri ve Peygamberin sünneti üzere istenir. Baba evinden ayrılırken dua edilir.

EVLENME VE ÇOCUK SAHİBİ OLMA

Peygamberimiz;

“ Evlenen dininin yarısını tamamlamış olur. Diğer yarısın da Allah’tan korksun.”

 “Küçük çocuk baba ve annesini cennete çeker.”

“ İki çocuğu ölen kimse cehennem ateşinden bir duvar perde ile siperlenmiş olur.”

“Hepiniz çobansınız, hepiniz güttüğünüzden mesulsünüz.”

“ Kendinizi ve aile efradınızı cehennem ateşinden koruyunuz.” Buyurmaktadır.

EVLENMENİN FAYDALARI

1.Evlâd yetiştirmek

2.Şehveti teskin etmek

3.Ev idare etmek

4.yakınları çoğaltmak

5.Nefis mücahadesi yapmak

EVLENMEK VE ÇOCUK YETİŞTİRMEK

      Cemiyet denilen muazzam binanın temelini aile meydana getirir. Aile ne kadar sağlam olursa, onun meydana getirdiği toplumda sağlam olur. Bir milletin sahip olduğu bütün özellikleri ailede görmek mümkündür.

  Aile hayatına ciddiyet göstermeyen şahısların meydana getirdiği aile de arzu edilen huzur sağlanamaz. Mutluluktan uzak, dengesiz bir aile yuvası meydana gelir.

  Mensubu bulunduğumuz İslam dini aile hayatına büyük önem vermiştir. Evlenmek Kuran-ı kerim de teşvik ve tavsiye edilmiştir.

“İçinizden evli olmayanları(bekârları), köle ve cariyeleriniz arasından da elverişli olanları evlendirin. Yoksulluk içinde iseler Allah lütfü ile onları(evlenmeleri sayesinde) ihtiyaçtan kurtarır.(zengin yapar)”[3]

   Ayetler de aileyi korumak için İffetin korunması gerektiğini ortaya koymuş, bunun için alınması gereken tedbirleri açıklamıştı. Bu tedbirlerden biri de evlenme çağına gelmiş veya evlendikten sonra dul kalmış insanları evlendirmektir. Tefsirciler "evlendirin" emrinin muhatabı olarak velileri almıştır.

   Evlenmenin engellerinden biri de yoksulluktur. İnsanlar yoksul olan kimseye kız vermek istemezler, yoksullar evlenme giderlerini karşılayamazlar. Bu yüzden bunalımlar, ahlâkî sapmalar, sosyal problemler ortaya çıkabilir. Bu sebeple âyette Allah Teâlâ kullarına şu gerçekleri hatırlatıp yoksullara yardım etmeye teşvik etmektedir: Yoksulluk gelip geçici olabilir, bugün yoksul olanlar Allah'ın lütfü ve kendilerinin de gayretiyle yarın ihtiyaçlarım karşılar duruma gelebilirler. Ayet-i Kerime de;

 Andolsun senden önce de peygamberler göndermiş, onlara da eş ve çocuklar vermişizdir.”[4]

   Müşrikler peygamberin insanüstü varlık olacağını sanıyor. Hz. Muhammed'in eş ve çocukları olduğu için onun peygamberliğine itiraz ediyorlardı. Oysa Kur'ân-ı Kerîm beşerî özellikler bakımından peygamberlerin insan üstü varlıklar olmadığını, onların da birer insan olduğunu, eş ve çocukları bulunmasının peygamber olmaya engel teşkil etmediği­ni haber vermektedir.

   Aile bahçesinin gülü, gönül yuvasının bülbülü, milletlerin geleceğinin teminatı çocuklardır.

Peygamberimiz;

“Bir yetimi terbiye edip büyüten, ihtiyaçlarını temin eden kimselerle cennette beraber olacağını” bildirmiştir.

“Evladınıza ikram ve ihsan ile muamele ediniz. Terbiyelerini iyi veriniz Çünkü onlar Allah’ın size hediyesidir.” Buyurmuştur.



[1] Rûm,21

[2] Bakara,187

[3] Nur,32

[4] Rad,38

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar