MÜSLÜMANIN ÜÇ GAYESİ
Reklam
Mustafa KALLİ

Mustafa KALLİ

MÜSLÜMANIN ÜÇ GAYESİ

  Yüce Allah canlı cansız bütün varlıkları insan için,insanı da kendisi için yaratmıştır.. Bu nedenle insanın mesuliyeti ve sorumluluğu çok fazladır. Yüce Allah insanın ibadetine muhtaç değildir. Ancak insanlar ibadetlere muhtaçtır. Kuran-ı kerimde yüce Allah ; “Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet(kulluk) etsinler diye yarattım.”[1] Buyurarak, insanın yaratılış gayesini belirtmiştir. Bu bakımdan insan gayesiz, amaçsız, başıboş olamaz. İnsan yaratılış gayesine uygun olarak yaşamalıdır. Bu gayelerden üçünden birincisi; Yaptığı işlerde, ibadetlerde Allah’ın rızasını (rıza-i İlahi) kazanmaktır.

    Rıza-i İlahiyi kazanmak için, önce Yüce Allah’ın gönderdiği dinini yaşamaktır. Dediklerini yerine getirmektir. İbadet etmektir. Zamanın imkânlarını, teknik vasıtalarını iyi kullanmaktır. Düşmanın silahları ile silahlanmak gerekir. Televizyon, bilgisayar, kitaplardan yararlanmak gerekir.

    Müslüman’ın ikinci gayesinden olan,  Yüce Allah’ın yarattığı kulları sevmek ve onlara yardım etmektir. Peygamberimizin Hadisin de;”İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olanlarıdır.” Buyrulmaktadır. Buda başkalarına iyilik yaparak ve başkalarının başına gelecek kötülükleri önlemekle olur.

    Müslüman’ın üçüncü gayesi ise, ihtiyacını gidermek, temin etmek ve para kazanmaktır. Para kazanmakta ilk iki gayesini yapabilmek içindir. Günümüzde, dine hizmet edebilmek için,para ve mal kazanma gerekmektedir. İnsan menfaati için, para kazanmak için dini kendine alet etmemesi gerekir.

     Mal ve para kazanmak çok zordur. Yüksek dağa yük taşımaya benzer. Para harcamakta çok kolaydır, yuvarlak taşı,dağdan aşağıya yuvarlamak gibidir. Para kazanmalı ama israf etmemelidir.Kazanırken de meşru yoldan ,helalinden kazanılmalıdır..Helalinden kazanılan zenginlik kusur değildir. Ayet-i kerimede; Mallarınızdan zekâtı veriniz değil, zekât vermek için mal kazanınız ifadesi geçmektedir.

  MÜSLÜMAN İSMİ KOYMAK

   İslami usullerde doğan bir çocuğa, birkaç gün içinde sağ kulağına ezan, sol kulağına da gamet okunmak suretiyle güzel bir isim konulur. Dualar yapılır ikramlar verilir.

  Her ana ve babanın çocuğuna karşı ilk vazife ve mükellefiyeti doğan çocuklarına isim koymaktır. Çünkü mahşerde çocuklar isimlerine nispet olunarak çağrılacaktır.

  Müslüman isminden maksat, peygamberlerin ismi, sahabelerin ismi, Peygamberlerimizin eş ve çocuklarının ismi ve İslam büyüklerinin isimlerinden birinin ismini koymaktır. Ayrıca bilinmeyen bir isimlerin manalarına bakılır.  Mana güzel ise Müslüman ismi olarak kabul edilir.

    Peygamber Efendimiz(s.a.v) , manası kötü olan isimleri,iyi olanlarla değiştirmiştir. Mesela harp ismini uygun bulmamış, mürre diyenlere de izin vermemiştir. Harb. Savaş demektir. Peygamberimiz savaşı değil sulh’u sever. “Sulh antlaşmanın en güzelidir.” Buyurmuştur.

Mürre de, acı demektir. Peygamberimizin istediği hayat acı değil tatlı olmalıdır.

  Bundan dolayı Peygamberimiz: “ çocuklarınıza Peygamber isimleri koyunuz. Allah’ın(c.c) en çok sevdiği isim Abdullah ve Abdurrahman dır. Sevmediği isimler ise harb  ve mürre dir.” Buyurmuştur.

  Cahiliye devrinde içinde putların ismi olan isimler koyuluyordu. Ebu Leheb’in ismi Abdül Uzza’dır. Uzza’nın oğlu manasında, babası sonradan ebu Leheb demiştir.

  Peygamber Efendimiz bir gün birine,” senin adın nedir” diye sormuş. O da Hazen, demiş. Peygamberimiz,  Hazen değil Sehl olsun buyurmuştur. (Hazen: Üzüntü ve sıkıntı

Sehl :Sevinç ve kolaylık) Ancak adam isminin babası tarafından konulduğundan ismini değiştirmiyor. Bu aileden ömür boyu üzüntü ve keder eksik olmuyor.

 Peygamber Efendimiz, Asi, ismini Cemile’ye çevirmiştir. (Asi: İsyankâr, Cemile: Güzel)

   Peygamberimiz, çocuklara kendi isminin verilmesine, konulmasına izin vermiş “ Çocuklarınıza, benim ismimi verin ama künyemi (Ebu’l Kasım) vermeyin buyurmuştur. Bundan dolayı Muhammed ismini koymakta mahsur yoktur ama isme saygısızlık yapılmamalıdır. İsme saygısızlık olur yahut isim söyleyince salâvat getirmek gerekir diye Türk Milleti Muhammet ismini koymaktan çekinmişlerdir. Onun yerine Mehmet ismini koymuşlardır. En sevdikleri, gözde ordularının neferlerine de “Mehmetçik “ demişlerdir.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar