TINIKLI
Reklam
Mustafa Topaloğlu

Mustafa Topaloğlu

TINIKLI

Türkçe Sözlük’te “tınıklı”yı bulamadım. “Tinikli”ye rastladım. Tinikli, “küçük” anlamına geliyor. Peki tınıklıyla tiniklinin arasında nasıl bir anlam ilişkisi kurulabilir?

Bizim Oğulcuk’ta genizden konuşana “tınıklı” derler. Hal böyle olunca  tinikli ile tınıklı arasında bir anlam ilişkisi yok. böyle bir ilişki kurulamaz.  Sıfat olarak kullanılır "tınıklı". Ama bu sıfat lakap olunca isimleşir. İsim yerine geçer. Adamın adı bilinmez. Lakabı asıl adını sollar.

Yazın pek şenlikli olur Oğulcuk. Her hafta  çarşamba veya perşembe günü sebzecimiz gelir. Kayseri’den taze taze mevsimlik sebze ve meyveleri ayağımıza kadar getirir Sebzeci Hakkı. Köye geldiğini de kamyonetindeki hoparlörden :

-Zebzeci geldi zebzeci! Acı büber, datlı büber. Domatis,salatalık, gavın, garpız…diye bağıra çağıra duyurur.

Hurdacıların biri gelir. Öteki gider. Her gün böyle:

-Hurdacı geldi, hurdacııı! Soba esgileri, çamaşır makinesi, buzdolabı, fırın esgileri alıyom…nidaları kulaklarımızı şişirir.

Haftada bir gün de manifaturacımız teşrif eder. Manifaturacımız da şöyle tanıtır  pazarladığı malı metaı:

-Haydi manifaturacı geldi! Hamam dakımları, tişort,bluz, etek, çorap, iç çamaşırı, gazak, yilek, yapık, basma, pazen,çocuk dakımları, dülbent…

Manifaturacımız biraz genizden konuşur. Boğuk bir ses. Ne dediği zor anlaşılır. Ama alışılmıştır. İletişimde sıkıntı çekilmez. Manifaturacının adını kimseler bilmez. Merak eden de yok zaten. Genizden boğuk bir sesle konuştuğu için adamcağızın lakabı “Tınıklı”.

Müşterisi kadınlardır  “Tınıklı”nın. Çünkü çorabı, çamaşırı, çocuk takımlarını ve benzeri pılıyı pırtıyı kadınlar alır. Köy kadınlarından biri bir kazak alsa Tınıklı’dan. Bunu bir başka kadın görüp sorsa:

-Gule gule giy anam. Nirden aldın gazağanı?

Yanıt anında verilir:

-Tınıklı’dan aldım. Bi de etek ısmalladım gazağın irengine uygun.

Hacer bacım da Tınıklı’nın müşterisidir. Yeğenim Harun küçük bir sabi iken annesiyle birlikte gelir. Bunların alış verişini izler. Konuşmalarını dinler.

Hacer Harun’a söz vermiştir. Tınıklı gelince bir tişört alacak. Harun dört gözle Tınıklı’nın yolunu gözlüyor.  Nihayet Tınıklı’nın gezen mağazası Kisli Harman’ın başında durdu. Hemen evlerinin yanında… Harun koştu eve. Annesi Hacer’e haberi ulaştırdı:

-Annee! Tınıklı geldi gel.

Adamcağız duyuyor Harun’u. Hacer çıktı evden. Harun’u azarladı:

-Süs bakıyım! Nasıl gonuşuyon öyle?

Hacer utandı. Manifaturacı hiç sesini çıkarmadı. Hacer alelacele bir tişört beğendi . Hiç pazarlık etmeden tişörtün parasını ödeyip oradan ayrıldı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar