KALBİN KÂTİLİDİR HARAM LOKMA!
Reklam
Mustafa YÜZBAŞIOĞLU

Mustafa YÜZBAŞIOĞLU

KALBİN KÂTİLİDİR HARAM LOKMA!

Harama düşmeme hususunda azamî dikkat göstermek gerektiğini ifade eden Allah Rasûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: "Helal de bellidir haram da; ancak bu ikisinin arasında, ikisine de benzeyen bir kısım şüpheli şeyler vardır ki, insanların çoğu bunları bilemez, ayırt edemez Bu şüpheli şeylerden sakınan insan dinini, ırzını ve haysiyetini korumuş olur; şüpheli alanda dolaşan kimse ise, bir korunun kenarında hayvanlarını otlatan çoban gibidir Koru kenarında koyun güden çobanın koyunlarının her an koruya dalması muhtemel olduğu gibi, o da her zaman harama girme ihtimaliyle karşı karşıyadır Biliniz ki, her melikin bir korusu vardır; Allah'ın korusu da haramlardır Şu da bilinmelidir ki, cesette bir et parçası mevcuttur; o sıhhatli olunca beden de sıhhatli olur, o bozulunca beden de bozulur İşte o, kalbdir!"

Pek çok hakikati ihtiva eden bu nebevî sözden işarî yolla şu husus da istinbat edilebilir: Şayet kalbe akıp gelen ve onun tarafından da bütün vücuda pompalanan kan, helal rızkın ürünü ise, onunla hem kalb sağlıklı olacak ve sıhhatli çalışacaktır hem de o selim kalbin pompaladığı temiz kanla bütün cesedin sıhhati teminat altına alınmış olacaktır Aksine, necis kanın deveranıyla meşgul bir kalb bozulmaktan kurtulamayacak ve püskürttüğü kirli kandan dolayı da bütün vücudu fesada uğratacaktır

Binaenaleyh, Hak dostlarından biri şöyle demiştir: "Bazen haram bir lokma ile kalb öyle bir değişir ve başkalaşır ki, bir daha da eski halini alamaz Bütün günahlar kalbi katılaştırır ve özellikle gece kıy----- mani olur Teheccüd namazıyla ve gece ibadetiyle karanlıkları aydınlatmanın önündeki en büyük engel haram lokmadır Helal lokma da, başka hiçbir şeyin yapamayacağı şekilde kalbe müsbet tesir eder ve onu cilalandırır; kalbi iyiliğe ve ibadete sevkeder Kalblerini murakabe halinde bulunduranlar, haram lokmanın ya da helal rızkın tesirlerini -İslam'ın şehadetinden başka- kendi tecrübeleriyle de bilirler"

Nitekim Nur Müellifi, haram lokmayı da dahil ettiği tehlikeli alanı anlatırken şöyle söyler: "Hem senin mahiyetine öyle mânevî cihazat ve lâtifeler vermiş ki, bazıları dünyayı yutsa tok olmaz; bazıları bir zerreyi kendinde yerleştiremiyor Baş bir batman taşı kaldırdığı halde, göz bir saçı kaldıramadığı gibi; o lâtife, bir saç kadar bir sıkleti kaldıramıyor; yani, gaflet ve dalâletten gelen küçük bir hâlete dayanamıyorHattâ bazan söner ve ölür Madem öyledir, hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork Bir lokma, bir kelime, bir dane, bir lem'a, bir işarette, bir öpmekte batma Dünyayı yutan büyük letâiflerini onda batırma"

Haramın insana neler kaybettirdiğini anlama açısından Rasûl-ü Ekrem Efendimiz'in şu gaybî ihbarı çok ibretâmizdir Bilindiği üzere, hacca koşanlar ovayı-obayı "Lebbeyk Allahümme lebbeyk" sözüyle inletirler Bu söz, mü'minlerin hac esnasında ve ihramda bulundukları müddetçe sürekli tekrar ettikleri mukaddes kelimelerdendir; "Emret yâ Rabbi, buyur yâ Rabbi! Çağırdın, biz de geliyoruz yâ Rabbi! Davetine sözümüz ve özümüzle geliyoruz, buyur Allahım Ey ortak ve benzeri olmaktan münezzeh Rabbimiz! Hamd Senin, minnet Senin ve mülk de Senin Sen teksin, eşsizsin, emsalsizsin, buyur yâ Rabbi!" demektir İşte, samimi kulların can ü gönülden bu cümleyle mukaddes beldeyi inlettikleri bir anda, sırtında haram parayla alınmış bir elbise, midesinde haram lokma bulunan bir insan da "Lebbeyk Allahümme lebbeyk" diye seslenirRahmân ü Rahîm (celle celâluhu) kendi hâlis misafirlerini Zâtına has bir memnuniyetle ve ilahî ikramlarla karşılarken, haramla beslenen ve harama bürünen o adama "La lebbeyke ve la sa'deyk" der Bu söz, kısaca "Lebbeyk'in de sa'deyk'in de senin olsun; sen hoş gelmedin, safalar getirmedin!" manasına gelmektedir.

Demek ki, mü'min, elbisesinin ipliğinin bile haram ve şüpheli olmamasına dikkat etmeli, bilmeyerek olanından da Allah'a (celle celâluhu) sığınmalı ve harama düşme endişesiyle gönlü her zaman tir tir titremelidir Peygamber Efendimiz (aleyhi ekmelüttehâyâ) "Haramdan sakının! Midesine haram lokma giren bir insanın duası kırk gün kabul olmaz" buyurmuştur Başka bir hadis-i şerifte de, "Allah tayyiptir, helal ve temiz olandan başkasını kabul etmez" diyerek aynı hususa dikkat çekmiştir.

Bir gün Sa'd bin Ebi Vakkas hazretleri, "Ya Rasûlallah, dua buyur da, Allah Teâlâ, benim her duamı kabul etsin!" istirhamında bulununca, İnsanlığın İftihar Tablosu, "Dualarınızın kabul olmasını istiyorsanız, helal lokma ile besleniniz! Çok kimse vardır ki, haram yer, haram giyinir; sonra da ellerini kaldırıp dua eder Böyle birinin duası nasıl kabul olunur ki?" demiştir Bir başka vesileyle de bu beyanını şöyle teyid etmiştir: "Helal ve temiz gıdalarla beslen ki, duaların kabul olsun"

Kalın Sağlıcakla…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar