SAMİMİYET BEYİM!
Reklam
Niyazi KARA

Niyazi KARA

SAMİMİYET BEYİM!


Dört cephesinden kuşatılmış insanın-insanlığın hâli perişan. Kazılmış bir siperde yönü belli düşmanla baş etmek daha kolay olmalı. Orta yerde, sipersiz, savunmasız günümüz insanı adeta her yönünden saldırı ve işgal girişimi altında. Farkına varması veya varmaması sonucu değiştirmiyor. Zihinlerimiz kesintisiz bombardıman altında. Nefes aldırmıyor, göz açtırmıyor. Bir miktar farkında olanlar daha sağlam durabiliyor, varlığını muhafaza ve kararlarında sabit kalabilmek adına daha dayanıklı.

 

Günün her saatinde neredeyse insanları sorumluluk sahasından bile çekme pahasına nedir bu oyun? Neden bu kadar telaş? Ne oluyor? Ne olacak? Kendimi çok aptal hissediyorum. İlgiyle bakıp, ısrarla takip edenleri ve yüksek seslerle, bozulmuş bir ağız akordu ile konuşanları duydukça bir şey mi kaçırıyorum, diyorum. Hayır! Ya bir şey bulamıyorum ya da harbiden aptalım.

 

 Bütün çaba kendini anlatmak ya da düşüncelerini mi ifade etmek? Amacı her ne olursa olsun zaman üstü bir eylemdir bu. Sözle, yazıyla, resimle, film ile, müzikle, sporla… İnsana ulaşan her yolla anlatabilmek. Bütün bunlar için planlar, programlar yapılıyor, profesyonel eğitim destekleri alınıyor, dış görünüş ustaları ile işbirliği yapılıyor. Her şey hazır! Beklediğiniz etkiyi ve istediğiniz sonucu alacağınıza ne kadar eminsiniz?   İşte tam da burada bir uyarı cümlesi önümüze çıkıyor:

“Unutma,

Bir insanın yüzünde taşıdığı ifade,

Sırtında taşıdığı elbiseden mühimdir.

Bir insanın yüzündeki samimiyet

Her şeyden değerlidir.” (Dale Carnegie)

 

İnsanda iki kere iki her zaman dört etmez. Ölçülebilirlik hapishanesine düşmemiş kavramları vardır insanın. İşte samimiyet bunlardan biridir? Öğretilmiş ve ya öğrenilmiş samimiyet yani, sahtesi olmuyor bunun. Karşıdaki insanda akıl üstü bir mekanizma görüyor bunu. Söz, düşünüldüğü kadar etki edemiyor. Bu mevzuda sözün yetersizliğini dile getiren bir lider, Atatürk: “Samimiyetin lisanı yoktur. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır.”ifadesiyle yol gösteriyor.

 

Tıkadım kulaklarımı, sadece bakıyorum.

 

Çehre, samimiyet perdesine büründüğünde sesin kulağa ihtiyacı kalmıyor.

Velhasıl, samimiyetin –dışa yansıyan-dili hâldir.

 

Muhabbetle..

 

 

 

 

 

   

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar