TÜRK'ÜM DOĞRUYUM ÇALIŞKANIM DİYORUZ AMA!
Reklam
Ramazan YUMŞAK

Ramazan YUMŞAK

TÜRK'ÜM DOĞRUYUM ÇALIŞKANIM DİYORUZ AMA!

O kadar sorun var ama biz yine döndük dolaştık ve basit bir tartışmanın içine girdik. Bu nasıl bir iştir inanın bir türlü anlayamıyorum. Galiba MHP’liler AK parti ile ortaklığını pekiştirince içlerinde uhde kalan bazı atılımları yapma gereği hissetti. Bunlardan ilki de Andımız oldu. MHP’liler kaldırılmasına hep karşı çıkmıştı. Hala da karşı çıkıyorlar. MHP; ‘madem ortaklığımız ilerledi, ortağımızdan bir isteğimiz olsun, o da Andımızın tekrar getirilmesi’ dedi. Ve böylece ülkede o kadar sıkıntı varken bu sıkıntılar içinde küçük bir mesele olan Andımızı merkeze oturtmayı başardılar. Onları tebrik ediyorum (!) böyle basit bir mesele ile ülke gündemini meşgul etmeyi başardılar. Şimdi gelelim bu kadar büyük kıyametlerin koparıldığı andımıza…

Andımız ilk olarak 1932 yılında o dönemin Maarif bakanı Reşit Galip tarafından yazılmış ve okutulmuş. Irkçılığın tavan yaptığı bir dönemden bahsediyorum. Daha sonra yani 1972 yılında da bazı değişiklikler yapılarak okutulmaya devam edilmiş. En son ise 1997 yılında değişikliğe uğramış ve kaldırılana kadar da bu şekilde okutulmaya devam edildi. Nihayet hükümetimiz 2013 yılında aldığı bir karar ile her sabah çocuklara zorunlu olarak okutulan andımızı kaldırdı. Birçok öğrenci ve öğretmeni bu işkenceden kurtardı.

Yıllardır çocuklarımız okul önlerinde her sabah asker gibi sıraya geçerek (bizlerde okuduk) bu milli (!) andı okudu. Tıpkı komünist ülkelerin çocukları şekillendirmesi gibi bizimkiler de bizi şekillendirmeye çalıştı. Amaç Türk milliyetçisi bir toplum yaratmak ve onu bağıra bağıra okutmaktı onu da andımız ile yapmaya çalıştılar. Tıpkı komünist ve dikta rejimleri gibi onların işi; bol miktarda demogoji yapmak ve halkı demogojilerle oyalamak ve tribünlere oynamak. Yıllardır bizi; aç idik, fakirdik fukaraydık hikayeleriyle büyütenler bir de ant koymuştu milliyetçi damarlarımızı okşamak için.

Bu andı getirip okutan da maalesef ülkenin en büyük sol partisi (!) CHP. Hadi neyse ilk dönemlerde solcu değil milliyetçiydiniz. Şimdi ise solcu olduğunuzu iddia ediyorsunuz. Hiç solcu bir parti böyle yapar mı? Irkçılığı savunur mu? Ne kadar acı değil mi? Hem sol parti olduğunu iddia edeceksin hem de faşist partiler gibi hareket edeceksin. Bu kendini inkâr etmekten başka nedir ki? Eğer CHP bir sol parti olsaydı, kaldırılmasına değil, okutulmasına karşı olurdu. Irkçılığı destekleyen ve ön plana çıkaran andımıza ve komünist sistemlerden hediye milleti hizaya sokma ve çocukları militan yetiştirme hedefine karşı çıkardı. Hiçbir özgür ve demokratik ülkede olmayan ve sadece antidemokratik ve dikta ülkelerinde görülen küçük çocukları şekillendirme ve hizaya sokma işine sahip çıkmazdı.

Artık bırakalım üçüncü dünya ülkeleri gibi insanları şekillendirmeye çalışmayı ve hızlı bir şekilde insanları daha da özgürleştirmeye ve özgür düşünmeye çalışalım. Bu kadar sorunun olduğu ve sıkıntının yaşandığı bir ortamda muhalefet özellikle de CHP ve MHP bu işi bırakmalı ve ülkenin asıl sorunlarıyla uğraşmalıdır. MHP; Türkçü olduğunu, en temel sorunlarının ve kırmızıçizgilerinin Türkçülük olduğunu açık açık söylüyor. Bu nedenle onlar bu işlerin peşine düşebilir ve işin takipçisi olabilir. Ama CHP ye ne oluyor. Hani siz ülkenin en büyük sol partisiydiniz.  Bunun yeri hangi solculukta veya hangi sol partinin tüzüğünde var. Tek parti döneminden ders çıkarmadınız mı? Halkı şekillendirmekteki beceriksizliğinizi görmüyor musunuz? Hangi parti halkı şekillendirmeyi başardı. En güçlü döneminizde başaramadığınız bu işi günümüz teknoloji çağında nasıl başaracaksınız?

Beyler ülke olarak bizim almamız gereken daha çok yol var ve bu yolda emin adımlarla ilerlemeliyiz. Eğer gerçek muhalefet yapmak istiyorsanız hükümeti böyle boş şeylerle değil, daha ciddi ve gerçekçi işlerle sıkıştırmalısınız. Bu kadar sıkıntı varken millete hiçbir faydası olmayan aksine milleti bölme yolunda destek olan bu işlere neden yöneliyorsunuz.

Hükümeti sıkıştırmak için fırsat bu fırsat ekonomik sorunlarla hükümeti sıkıştırmaya çalışın. Hükümeti bu kriz durumunda bile ekonomik olarak sıkıştırmak yerine andımızı ön plana çıkarıyorsanız bu işi bırakın veya ‘acaba biz nerede yanlış yapıyoruz?’ diye kendinize bir sorun.

Her sabah ant içmekle ne memleket düzelir, ne de bir gram yol alınır. Çünkü lafla peynir ekmek gemisi yürümüyor. Boş yere kendimizi kandırmayalım ve bu boş sevdadan vazgeçelim. Hangi ülke bu antlarla ilerlemiş, gelişmiş veya ırkını yükseltip yüceltmiş, siz bilim ve teknolojide ilerlemeye bakın. Unutmayın! Türküm doğruyum çalışkanım diyenler değil, işin icraatını yapanlar hedeflediğimiz çağdaş medeniyetler seviyesine çıktı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar