Hukuk Nerede Başlar? Adalet Terazisi'nde Hile Yapmayalım!…
Reklam
Semra Üstündağ

Semra Üstündağ

Hukuk Nerede Başlar? Adalet Terazisi'nde Hile Yapmayalım!…

07 Kasım 2017 - 09:10

Hukuk nerede başlar? Diye uzun zaman önce bir yazı yazmıştım. Yazı içeriği şöyleydi. Hukukun ailede başladığı, ‘’ değer kavramları… adalet, vicdan, merhamet, doğruluk, dürüstlük vb.’’ gibi, henüz daha bir çocukken kalbe yerleştirilmezse, bireyin adaletsizliği normal bir durummuş gibi algılayabileceğine, vurgu yapıyor ve adaletsizliği en kolay şekilde örneklemek için’’ anne ve babanın kız ve erkek evlatlarına eşit davranmayarak, yani adaletsizlik yaptığına, iyi veya kötü bireyler olmalarına farkında olmadan veya olarak zemin hazırlayabileceklerine.. ’’ dikkat çekmek istemiştim.

Hukuk nerede başlar? Sorusunu bir kez daha soralım mı? Cevabı açık aslında… Bana göre, ‘’ Hukuk ailede başlar! ‘’’ Yani toplumu oluşturan en temel en küçük birimde başlar… Başlamalıdır da… Çünkü:  Anne ve baba ‘’ Adalet Terazisi ’’ dediğimiz o teraziyi hep erkek evlattan yana işletip ve kız evlattan yana hiç işletmiyorsa, yetiştirilen bireylerin ‘’ister erkek olsun ister kadın olsun..’’  ileriki yaşamlarında ‘’hukuksuz davranmayı ’’ her hangi sıradan bir şeymiş gibi baştan kabullenecek ve kanıksaması kaçınılmaz olacaktır. ‘’ En kötüsü de olumsuzlukları kanıksamaktır… ‘’ Adalet Terazisini kalpte taşımayan bireylerin  ‘’ suç işlemeye daha meyilli ‘’ kötü bireyler olacağı varsayımı da realitede çoktan hayata geçmiş olacaktır. Konuyu biraz açalım mı?

Değerler kavramından ve hukuksuzlukla yetişen bu bireyler, herhangi bir makama geldikleri zaman, eskiden beridir kanıksadıkları ve normalleştirdikleri hukuksuzluğu, uygulamada bir sakınca görmeyeceklerdir. Örneğin: Zaman içerisinde kanunlardaki boşluklardan yararlanmayı ‘’ hak olarak’’ görmeye başlayabilirler. Suç işlemekten çekinmeyebilirler… Yani bu olasılıklar her zaman her devirde vardır. Kötü yönü törpülenmeyen veya çokça gelişen insanlar için, kanunları çiğnemek sıradan bir davranış hâline dönüşebilir! İçten bile değildir!

Yüzyıllar öncesinde Platon ( Eflatun) bu konu ile alâkalı ne demiş! Bakalım mı? ‘’ İyi insanların doğru davranması için yasaya lüzum yoktur, kötü insanlar ise yasayı çiğnemenin bir yolunu zaten bulur.’’

Bana göre.. Bu benim görüşüm, kimseyi bağlamaz… ‘’ İyi insan diye tanımlanan bireyler nasıl yetişir? Aile dediğimiz toplumun en küçük biriminde, en temel insani değerler verilerek, değerler kavramı bütününe dikkat edilerek, adaletsizlik ve eşitsizlik barındıran görüş ve davranışlardan uzaklaşarak,  erkek- kadın ayrımı yapmadan, yani birini birinden üstün veya aşağı görmeden, ‘’Adalet Terazisinde hile yapmadan’’ ancak o zaman yetiştirilebilinir… Ayrıca ‘’Adalet Kavramı’’ biraz büyülü bir kavramdır. İçerisinde bir çok değeri barındırır… ‘’

Yasalardaki boşluğu daha net anlatabilmek açısından… Büyük Britanya Krallığı İngiltere’ den bir örnek hikâye... Belki de rivayet… Bir bakalım mı?

İpten Alan Avukat…  

Yer İngiltere… Birkaç yüzyıl öncesi... Adamın biri cinayetten içeri atılır. Bir avukat bulunur. İlk görüşmelerinde avukat ‘’ Merak etme seni kurtaracağım’’ der. Adam, avukata güvenir ve mahkemeye çıkar. Karar: İdam.

Adam, avukata kızar, köpürür. ‘’ Hani beni kurtaracaktın?’’ der. Avukat da ‘’ sen merak etme. Bu daha bir şey değil. Temyiz var. Seni kurtaracağım’’ der. Dava temyize gider. Karar: İdam.

Adam yine avukata döner ve sorar. ‘’ Hani temyizde beni kurtaracaktın?’’ Avukat gayet sakindir. ‘’ Dur daha, bu karar Avam Kamarası’nda oylanacak. Seni kurtaracağım.’’ Dava Avam Kamarası’na gider. Karar: idam

Daha sonra Lordlar Kamarası ve Kraliçe’nin onayları vardır sırasıyla. Bu süreçte olanlar malumdur. Kraliçe’nin de onaylaması ile darağacı kurulur. Adamı sandalyeye çıkarırlar. Avukatla göz göze gelen adamın tüm öfkesi bakışlarına yansımıştır. Avukat ise hala son derece sakindir. Gözleriyle işaret ederek merak etmemesini, onu kurtaracağını anlatmaktadır. Adamın ise artık umudu kalmamaktadır. Cellat gelir, sandalyeyi iter ve talihsiz adam ipte sallanmaya başlar. O sırada avukat kalabalığı yararak darağacına doğru koşmaya başlar, merakla ne yapacağını anlamaya çalışan cellâdı bir hamlede geçer, ipi keserek adamı kurtarır. Tabii ortalık ayağa kalkar, bu sefer hem idam mahkûmu adam, hem de avukat yakalanır. Avukata bunu neden yaptığı sorulunca cevabı şöyle olur. ‘’ Bu adam idam mahkûmuydu. Siz de onu idam ettiniz. Adamın ölüp ölmemesi sizi ilgilendirmez, kanunda ‘’ idam edilir’’ yazıyor, ‘’ idam edilerek öldürülür’’ yazmıyor. ‘’ İdam gerçekleşmiştir.’’ Der.

Bunun üzerine kimse adamı tekrar asmaya cesaret edemez. Adam belki de haklıdır! Diye… Olay karar için yeniden Kraliçe’nin önüne gelir. Kraliçe zekâsından dolayı avukatın iddiasını doğru bulur ve adamı affeder. Bu olaydan sonra, ilgili kanun maddesi değiştirilerek ‘’ idam edilerek öldürülür’’ şeklinde yeniden düzenlenir.

Son söz

Dini dili ırkı her ne olursa olsun dünyaya gözlerini açan her ‘’ İNSAN’’ doğuştan suçsuzdur! Masum doğar... Onları şekillendiren birazda anne ve babalardır. Tıpkı bir heykeltıraşın elinde yoğurduğu çamur hamurunu şekillendirdiği gibi… Adalet Terazisinde hile yapılarak, yalan dolan çıkarcı ‘’ işine geldiğine göre..’’, ikiyüzlü yetiştirilen her bir birey, topluma bir fayda sağlayamayacağı gibi, kendine ve ailesine de bir fayda sağlamaz. Bir şeyin farkında olalım. Ağaç yetiştirmiyoruz... İnsan yetiştiriyoruz’ un farkında olmak... Ayrım yapmadan adaletli davranılarak yetiştirilen her bir birey ‘’ insan ‘’ aslında hukukunda doğru işlemesine, iyi bireyler yetişmesine katkı sunar...  Hukuk nerede başlar? Tabi ki ailede başlar… Hukuk Fakülte’lerin de ise meslek olarak seçilir, Akademik Eğitimi alınır!… Ne dersiniz! Gününüz sağlık ve başarılarla geçsin. Hoşça kalınız.  

Detay: ‘’ Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ’’ kitapçığında yazan bütün kanun maddeleri TV ekranlarında Ana Haber Bültenleri öncesinde, birer dakikalık ‘’ Kamu Spotu’’  olarak madde madde her gün yayınlanabilir. Toplumun adalet duygusunu geliştirir ve pekiştirir. Bu konuda bilinç kazanmasına zemin hazırlar. ‘’ Hukuk Devleti ’’ olmak toplumla birlikte hareket etmeyi gerektirir’’ diye bir görüş…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar