Memleketin Ahvali Üzerine Bir Kaç Kelam
Reklam
Yüksel Bozdağ

Yüksel Bozdağ

Memleketin Ahvali Üzerine Bir Kaç Kelam

Medyada dikkatimi çeken iki hususu denk gelmemiş olabilir zannıyla paylaşmak istiyorum.

Seçim sonuçları tartışılırken küçük bir haber dikkatimi çekti. Haber Van’da askeri lojmanların birisinde kurulu sandıktan %80 oranında HDP’ye oy çıktığı ile alakalıydı. İnsanın havsalası almıyor değil mi? Nasıl olur böyle bir şey diyoruz. Acaba askeri lojmandakiler birileri tarafından tehdit mi edildiler, ya da bu zamana kadar bir türlü deşifre edilemeyen kripto fetocu mu bunlar. O zamanda insan şöyle düşünüyor, madem kripto, niye böyle kendilerini açığa çıkaracak bir hareket yapıyorlar?

Bir başka enteresan olayda başında sarığı, sırtında cübbesi ile Diyarbakır da ortaya çıkan PKK’lı imam. Yıllardır içinde biriktirdiği tüm zehiri hiç çekinmeden adeta kustu. Ülkemiz her çeşit insanın yaşadığı bir yer. Adam imam, Allah’tan, Pegamberden, Kur’an dan bahsediyor, Marksist-leninist bir ideolojiyi benimsediğini gizlemeyen PKK’yı destekliyor. İşin daha da garibi böyle bir adam ücra bir yerde değil, Diyarabakır gibi bir yerde devletin istihbaratı tarafından deşifre edilemiyor, çok uzun yıllardır devletten maaş alıp, devlet aleyhtarı olarak görevi başında kalabiliyor.

Artık bu ufak meseleleri çözelim, lütfen devlet gibi devlet olalım.

Gelelim birkaç gündür ülke gündemini meşgul eden kötülüklere. Anne ve babasının öpmeye kıyamadığı yavruları kötü insanlarca her türlü insanı değerden yoksun olarak katledildiler. Bu yaşananlar üzerine peri masalı hayatı yaşayan ünlülerimiz” Ne zaman bu hale geldik” gibi içi boş sözleri sosyal medya aracılığıyla takipçileri ile paylaştılar.

Bu konu  hakkında daha önce de düşüncelerimi sizlerle paylaşmıştım.

Şöyle ki: İnsan oğlu yaratılış fıtratı olarak üç kısımdır.

1-      Birinci kısım iyilerden oluşur. Rabbim onları yaratırken iyilik fıtratı ile yaratmıştır. Hani şöyle kişilerden bahsedilir. Eline vur ekmeğini al gıkı çıkmaz, ya da adama durup dururken tokat at, o hiçbir şey olmamış gibi diğer yanağını döner. Bu kişiler asla kötü olmazlar,  olamazlar.

2-       İkinci kısım ise yaratılıştan kötü olanlardır. Nankördürler, kıskançtırlar, her şeyin sahibi olmak isterler, her şeyi yapma hakkını kendilerinde görürler, insanların acıları ile tatmın olurlar vs. Bu kişileri ise asla iyiliğe yöneltemezsiniz.

3-       Birinci ve ikinci madde kapsamında olan insan sayısı azınlıktır. Toplumun çoğunluğunu ise üçüncü kısım oluşturur. Yani doğuştan iyi ve doğuştan kötü olanların sayısı azınlıktır.  Toplumun çoğunluğu ise iyiye ve kötüye yönelmeleri, aile, toplum, eğitim, otorite gibi değerlerin olması gerektiği düzeyde yaşama yansıtılamamasından kaynaklanmaktadır.

Kötüler az çok kendini belli eder. Devlet biraz ciddiyetle kötülerle kolayca mücadele eder. Asıl önemli olan her türlü değerden yoksun yaşam anlayışının hakim olduğu dünyada kötüye meyyal olan büyük çoğunluğun kötü olmasının nasıl önüne geçileceğidir.

Burada bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Allah (cc) Kur’an da kötülerle mücadele için indirdiği hükümlerde asıl amaç cezalandırmaktan ziyade toplumun kötülüğe meyletmesini önlemektir. Haksız yere adam öldürmede kısas, zinada recm, yani taşlanarak öldürülme, hırsızlık yapanın elinin kesilmesi gibi uygulamalar . İslam tarihi boyunca Allah’ın hükümleri tavizsiz uygulandığından amaç hasıl olmuş, Müslüman toplumlarda recm, kısas ve elin kesilmesi olayları nadir. olarak görülmüştür.

Her zaman söylerim insan ya Allah’tan ya da devletten korkmalı. Daha küçüklükten Allah korkusunu içselleştirmez isek, devlette toplumdaki bozulmayı zamanında fark edip gerekli tedbirleri yerli yerinde alıp uygulamazsa kötülere meydanı bırakmış olursunuz. Doğal olarak kötü kötülüğünü yapar.

Son günlerde bu tür kötülükleri engellemek için idam cezasının yeniden uygulanır şekilde ceza kanununa konulması talep edilmekte, siyasilerinin de gündeminde zaman zaman yer almaktadır. Bazı entellerimizde insan eliyle insan hayatının sona erdirilmesini doğru bulmadıklarından kimyasal hadım gibi absürt ceza yöntemlerini teklif etmekteler.

Ben derim ki; cezalar öncelikle caydırıcı olmalı. Umarım korktuğum kadar kötü durumda değilizdir. İbret olması ve kötülükten caydırması için yavrularımıza bu kötülüğü reva görenleri ve kötü düşünceleri için fırsat kollayanları caydırmak için ölümü birkaç gün süren yağlı kazığa oturtma cezasını yasalarımıza ilave etmeliyiz.

Benden söylemesi,

 Görüşünceye kadar Rabbim tüm kötülerin kötülüklerinden öncelikle yavrularımızı ve tüm insanlığı muhafaza eylesin. Yavrularımız kötülülüklerden korumak için  dua etmeyi unutmayalım.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar