O bir rol model oldu, hayata tutunmayı gösterdi

Diyarbakır’da yaşayan genç hemşire, 2017 yılında geçirdiği bir kaza sonrası kaybettiği bacağını umursamadı, protez bacağıyla birçok insandan daha aktif hale geldi. Hatice hemşire protez bacağıyla rol model oldu ve bisiklet sürerek hayata...

O bir rol model oldu, hayata tutunmayı gösterdi

Diyarbakır’da yaşayan genç hemşire, 2017 yılında geçirdiği bir kaza sonrası kaybettiği bacağını umursamadı, protez bacağıyla birçok insandan daha aktif hale geldi. Hatice hemşire protez bacağıyla rol model oldu ve bisiklet sürerek hayata tutundu.

Diyarbakır’da 2017 yılında üzerine kaya düşmesi sonucu sol bacağını kaybeden 21 yaşındaki hemşire Hatice Tunç, 2 aylık mücadele sonucunda hayata tutundu. Protez bacağıyla eve hapsolmak yerine aktif yaşama devam etmek isteyen Hatice hemşire, arayışlara geçti. Hatice hemşirenin sosyal medya hesabı üzerinde bisiklet tutkunu olduğunu gören Diyarbakır Tigris Bisiklet ve Özel Sporcular Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Ali Alioğlu, Tunç ile iletişime geçti. İkna sürecinin ardından Alioğlu tarafından bisiklete binen Hatice hemşire, ilk pedalı çevirdiğinde uzun zamandır yüzünde hissedemediği rüzgarı hissedince bisikletten saatlerce inmediğini söyledi. Hatice hemşire, Ali Alioğlu’nun kendisini cesaretlendirerek bisiklet sürmesinde ve hayatta aktifleşmesinde çok büyük emeği olduğunu ve şimdilerde ise doğa yürüyüşü ve bisiklet turlarına katılarak hayatta birçok insandan daha çok aktifleştiğini gösterdi. Hatice hemşire daha sonra eve hapsolan vatandaşlara rol model olarak hayata bağlanmaları ve tekrar aktifleşmelerine destek oldu.

2 defa kalbi durdu, hayata tutunmak için çabaladı

Hemşire Hatice Tunç geçirdiği kaza sonrası 2 defa kalbinin durduğunu ve gözlerini açtığında ölmek istemediğini, hala yaşamak istediğini dile getirerek hayata tutunduğunu söyledi. Tunç, "2017 yılında geçirdiğim bir kaza sonucu sol bacağım dizüstünden kesildi. Bu süreç içerisinde 2 gün komada kaldım, 2 defada kalbim durdu. Doktorların aileme ’gelin son kez görün’ dedikleri gün gözümden akıttığım bir damla yaş ile ’hayır hala yaşamak istiyorum ve ölmek istemiyorum’ dedim. O günden sonra uyandım ve bacağım alındı. O kadar çektiğim ağrılar geçmişti ki utanmasam sevinecektim bu duruma. Uzun ameliyatlarla 2 ay geçirdim. Bu 2 ayın sonunda taburcu oldum eve geldim, ilk bir hafta kendime zaman ayırıp alışmaya çalıştım. Evde hep ağlıyordum bu da benim hiçbir işime yaramadı ve mutsuz olmaya başladım. Daha sonra kendi kendime bir karar verdim bu ben değilim diye. Her gelen aynı şeyleri söylüyor, şükret diye. Tamam şükrediyoruz, ama bu böyle değil hayat devam etmiyor. O gün uyandığım zaman kalktım makyajımı yaptım, kolumda değnek ve yüzümde maske ile Diyarbakır’ın en kalabalık yerine gittim. O gün bunu yapmasaydım bugün dışarıda olamazdım. Çekinecek bir şey değil ama toplumun bize yansıttığı başına bir olay geldiyse evde oturacaksın ve haline şükredeceksin hayatı dışarıdan seyredeceksin. Ben bunu kabul etmedim. İnsanlardan sürekli bu protezi bir kaplamamı yaptırsan ya da uzun bir elbisemi giyseydin diyorlar ama ben bu protezin görünümüyle ilgili alakalı bir sorunum yok, ama insanların bununla alakalı sorunları var. İnsanlar bunu ayıp bir şeymiş gibi görüyor ama bu protez beni ayağa kaldıran şey ve ben bundan asla utanmam. Daha sonra proteze alıştıktan sonra onunla neler yapabilirim diye düşündüğüm zaman, etrafımda bisikletli insanları gördüm, ilk etapta çok korktum ’yapamam’ dedim, etrafımdaki herkes de ’yapamazsın’ dedi. Ama bana güvenen bir insan vardı, beni çok cesaretlendirdi ve o gün zorla ’deneyeceksin’ dedi. İlk denediğim zaman tökezledim ama daha sonra yapabildiğimi görünce bir saatten fazla o bisikletten inmedim uzun süredir o hıza erişemediğim ve o rüzgarı yüzümde hissedemediğim için bir saat o bisikletten hiç inmedim. O günden sonra bisiklette aktif olmaya başladım ve şehir içi turları, doğa yürüyüşleri, bacağımın olmaması aslında bana bir engel değil, birçok insandan çok daha aktifim, ama çevremdeki insanlar her zaman bazen koruma bazen de korku iç güdüsü ile beni kısıtlamaya çalışıyor ama buna asla izin vermedim" dedi.

"Hatice bisiklet aşkı ve heyecanıyla başardı"

Hatice Tunç’a ulaşarak bisiklet sürmesi için harekete geçen Tigris Bisiklet ve Özel Sporcular Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Ali Alioğlu ise hemşirenin bisiklete olan aşkı ve heyecanının bu işi başarmasına büyük bir etken olduğunu aktardı. Alioğlu, "Hatice bisikleti ilk etapta kararsız olduğu için sürebilir miyim diye düşünüyordu. Ancak bisiklete olan aşkı ve heyecanı bu işi başarmasına büyük bir etken olmuştu. Bir iki deneme sonrasında bunu yapabileceğini gördü. Hatice’nin ilk pedala bastığındaki o mutluluğu gerçekten görmeye değerdi ve yaptığımız işten ne kadar mutlu olduğumuzu bir kez daha kanıtladı. Heyecanlı görmek bizi daha da mutlu etti daha da çok kitleye ulaşmaya çalıştık. Hatice onun gibi insanlara rol model olarak örnek olmaya başladı. İnsanlar geçirdiği kazalarda huzurlarını kaybedebilirler ve zarar görebilirler. Ancak bu yaşamın sonu değil yaşamı daha farklı bir şekilde idame etmesi gerektiğini gösterdi ve bu şekilde devam etti" diye konuştu.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner16

banner15