ALAÜDDEVLE'NİN MEZARI ANDIRIN'DA!

Dulkadiroğlu Hanedanlığında 36 yıllık beylik yapan ve Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim tarafından Andırın’da öldürüldüğü rivayet edilen dedesi Alaüddevle Bey’in mezarının nerede olduğuyla ilgili çeşitli iddialar bulunurken, Tarihçi Talha Uğurluel mezarın Andırın'da olduğunu söyledi.

ALAÜDDEVLE'NİN MEZARI ANDIRIN'DA!

Geçtiğimiz haftaPerşembe günü, Tarihçi Yazar Talha Uğurluel, Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesiniziyaret ederek Andırın Dağlarında Dulkadirbeyi ve Yavuz Sultan Selim'in dedesiAlaüddevle'nin gerçek kabrini tespite çıktı.

Kahramanmaraş'taköylülerin ağzında Padişah Mezarı olarak bilinen yere de uğrayan Tarihçi Yazar Uğurluel,kabrin hemen yanında bulunan namazgahı kayıt altına aldı. Uğurluel,Dulkadirbeyi Alaüddevle'nin rivayet edilen 3 adet kabrinin bulunduğunubelirterek hepsini ziyaret etti. Video çekerek kanatlerini aktarıp, gazetemizeözel açıklamalarda bulundu. 

Tarihçilerin üzerinde durduğu tek fikir ise; “Türbesininiçler acısı hali ve en çok vakfiye kuran bir beye yakışmamasıydı”Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesini 1298 yılında fethederek 1337 yılındahanedanlığını kuran Dulkadiroğlu Beyliğinin, adaletli kişiliğiyle tanıdığı vekanunlarıyla da Osmanlı’ya ilham kaynağı olan son beyi Alaüddevle Bey’inmezarının nerede olduğu tam bilinmiyor. Bilinen 5 bin yıllık Türk tarihinin ençok vakıf kuran, vakfiye yaptıran ve döneminde ömrünü halka adamış büyük devletadamı olan Alaüddevle Bozkurt Bey’in mezarının Andırın’a bağlı Çuhadarlı KöyüGökçebel Mevki, Kale yakınlarındaki Aladan Mevkiinde olduğudur.

İKİNCİ DÖNEMİN UZUNSOLUKLU BEYLİKLERİNDEN BİRİDİR

Kahramanmaraş'ta Bugün Gazetesi muhabiri Ömer Faruk Salmanile yaptığı röportajında Alaüddevle Bozkurt Beyden bahseden Tarihçi Yazar TalhaUğurluel, ''Bunlar Dulkadiroğulları Oğuzların Bozok koylarına bağlı Türkmen birboydur ve bunlar Halep civarına aynen Kayı Boyu gibi geliyorlar. Maraş-Elbistanbölgesine yerleşiyorlar. Anadolu ikinci dönem beylikleri içerisinde uzunsoluklu iki beylikten birisidir. Ramazanoğulları devamlı tabi olduğu içinözgürlük anlamında bir numaralı beyliktir. Tarih boyunca iki büyük devletinarasına sıkışmıştır. Yani safeviler, Akkoyunlular ve öbür tarafta çok güçlü birKaramanoğulları bir tarafta hızla güçlenen Osmanlı ve son derece güçlü birMemlük Devleti'' dedi.


Evlilik yoluyla bir barış devleti oluşturmaya çalışıldığınadeğinen Uğurluel şöyle konuştu; ''Son hükümdarlarından bir tanesi AlaüddevleBozkurt Beydir. Normalde o günlerde Süleyman Bey ölüyor. Süleyman Bey’in 4 taneoğlu var. O günlerde Memlüklüler ve Osmanlılar arasında ciddi bir çekişmevardır. En büyük abileri Melik Arslan Fatih Sultan Mehmet’in tarafını tuttuğuiçin ona Elbistan Ulu Camii de Memlüklüler suikast düzenliyorlar ve şehitoluyor. Dulkadiroğlu halkı ayaklanıyor. Melik Arslan bey suikastta öldürülünceyerine kardeşi Şahbudak bey geçmek istedi. Dulkadir Halkı Abilerinin ölümündenonu sorumlu gördüğü için Şehsuvar beyi yerine geçirdiler. Şehsuvar Bey ogünlerde Osmanlının Çıldır valisidir. Fatih Sultan Mehmet onu gönderiyor veDulkadir Bey oluyor. Fakat Memlüklüler devreye girerek Şehsuvar beyi esirediyorlar. Geriye Alaüddevle Bozkurt Bey kalıyor. Alaüddevle Bozkurt Bey ogünlerde kendi kızıyla Fatih’in oğlunu evlendiriyor. Yani ikinci Beyazıtla evleniyorve 2. Beyazıd padişah olduğunda Cem Sultan Anadolu'ya kaçıyor. Alaüddevle damadınınpadişahlığına engel olacak diye Cem Sultanı kovalıyor. Fakat bir süre sonraAlaüddevle, Osmanlı ve Memlüklülerin arasını açmaya başlıyor. Çukurova’da 6 tanesavaş yapıyorlar.  Fakat asıl iplerinkoptuğu olay Çaldıran savaşıdır. Safevi devleti var. Safevi Devletinin başındaŞah İsmail Dulkadiroğlu Alaüddevle’den nefret ediyor. Dulkadiroğulları SünniMüslüman ve Şah İsmail Koyu Şiidir. Şah İsmail bana tabii olacaksın diyor.Alaüddevle bunu kabul etmeyince, orduları ile gelip Elbistan’da taş üstünde taşbırakmıyor. Böyle bir durumda Alaüddevle’nin Yavuz Sultan Selime destek vermesilazımdır. Fakat destek vermiyor. Onun planı Şah İsmail’le Yavuz Sultan Seliminsavaşarak birbirini yıpratması ve Dulkadiroğulları’nın bu durumda güçkazanmasıdır.''


''SAVAŞGÖKSUN-ANDIRIN ARASINDA OLDU''

Alüddevle Yavuz Sultan Selim’in dedesidir. Yavuz SultanSelim dedesi ile savaşması için bir ordu ayırıyor. Bu ordular Göksun civarındakarşılaşıyorlar. Alaüddevle savaşı kaybediyor. Sonra Göksun İle Andırınarasında yer alan turna dağı bölgesinde 2. Kez karşılaşıyorlar ve Alaüddevleyine yeniliyor. Burada iki konu vardır. Bir halk rivayeti, iki bilimselmevzudur. Bilimsel mevzu oradaki bir avuç asker ile son savaşını veriyor vebütün askerleri orada şehit oluyor. Bir tek kendisi kalıyor. Yakalanarak idamediliyor. Başı kesiliyor. Başı kahireye götürülüyor ve vücudu orayadefnediliyor. Devletin ileri gelen insan ise onurlu bir şekilde gömülür. Halkrivayetinde ise halk genel anlamda adını bilmiyor. Halk iki tane Müslüman Türkdevletinin çarpıştığını söylüyor. Bunlardan biri yenilmiş. Yenilen Türkdevletinin lideri buraya sığınmış. Bütün adamları öldürülmüş. Kendisi deişkence ile öldürüleceğinden çekindiği için ve gördüğü çobana beni öldür demiş.Çobanda onu öldürmüş. Halkın anlatımı bu şekildedir. Halk gözünde bir evliyaolarak biliniyor.''


BÖLGE TURİZMEKAZANDIRILABİLİR

Alaüddevle'nin mezarının bulunduğu bölgenin turizmekazandırılabileceğine de değinen Uğurluel şöyle konuştu; ''Köylüler yağmuryağmadığı zaman mezarından bir avuç toprak alıp orada bulunan bir pınarın içineatıyorlarmış ve yağmur hemen yağarmış. Bu arada Alaüddevle’ye ait üç tane mezarvar. Bir tanesi Elbistan Ulu Camii bahçesinde, bir tanesi deKahramanmaraş’tadır. Ama vücudu yüzde 99 andırın bölgesindeki çuhadırlıyaylasına 10 km uzaklıktaki 4 kalenin çevirdiği o bölgededir. Ve o kalelerinisimleri şu şekildedir. Keçi uçuğu,  kasımlı,gök gedik ve kale kısığı kalesidir. Çuhadırlı köyü muhtarı her sene padişahınmezarının deşildiğini söylüyor. Para var diye mezarı deşiyorlar. Ve herkes suçubirbirinin üstüne atıyor. Acilen o mezarın bakıma alınması lazımdır. Veetrafındaki asker mezarları şuan kaybolmak üzeredir. Ve o mezarlığın etrafınınçevrilmesi lazımdır. Ve namazgâhın yanında bulunan ağacın acilen koruma altınaalınması lazım. Ağacın gövdesine baltalarla vurmuşlar. Ve o ağaç sıcakta namazkılanlara gölge olsun diye yapılmıştır. Abdest almak için çeşme yapılmıştır.Buranın turizme kazandırılabileceğini düşünüyorum. Coğrafya el değmemişdokunulmamış pırıl pırıl bir coğrafyadır. Oralar muhteşem bir piknikalanıdır.''

HABER: ÖMER FARUKSALMAN

Güncelleme Tarihi: 20 Kasım 2018, 10:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner15