BÖYLESİ GÖRÜLMEMİŞTİ!

Kahramanmaraş'ta doğum yapan 42 yaşındaki kanser hastası bir kadın herkese umut oldu. Hem yaşı, hem de hastalığına rağmen sağlıklı doğum yapması görenler için örnek oldu.

BÖYLESİ GÖRÜLMEMİŞTİ!

Dünyadaki en yaygın sağlık sorunlarından biri olan kanserler, cinsiyete göre farklılık gösterebiliyor. Özellikle “kadın kanserleri” olarak adlandırılan jinekolojik kanserlerde, erken teşhis ve etkin tedaviyle çocuk sahibi olmak mümkün olabildiğini belirten Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Doğum Öğretim Üyesi, KSÜ Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Doçent Doktor Murat Bakacak,konu ile ilgili olarak gazetemize önemli açıklamalarda bulundu. 

Kadın Doğum Uzmanı Murat Bakacak, kanserlerin çeşitlilik gösterdiğini ve bazı kanser türlerinin çok fazla ilerlememesi, erken teşhis edilmesi halinde kadınların bebek sahibi olabileceğinin altını çizerken Kahramanmaraş’ta 42 yaşındaki kanser hastası bir kadının doğum yaptığını belirtti.

“KANSERLİ BİR ANNENİN DOĞUM YAPMASI ÇOK SIK GÖRÜLEN BİR DURUM DEĞİLDİR”

42 yaşında bir kadının daha önce tiroit kanseri sebebi ile ameliyat olduğunu belirten Kadı Doğum Uzmanı Murat Bakacak, “Kanser olmadan önce 2 çocuk sahibi olmuş. Bu tedaviler esnasında bu tiroit kanseri ile ilgili tedavi devam ederken gebe kalıyor. Ve daha sonra çocuk alınsın mı, alınmasın mı diye düşünüyor. Sonuçta hastalığın durumu gebelik esnasında hastalığı ile ilgili olası iyiye ve kötüye gitmeler düşünülüyor. Hastanın görüşü de soruluyor. Bu şekilde bazı risklerde göz önüne alınarak annenin de isteği ile gebeliğin devamına karar veriliyor. Gebelik esnasında da hasta kanser ile ilgili herhangi bir problem yaşamıyor. Yaşanın da getirdiği tansiyon yüksekliği gibi olaylar yaşıyor. Tedavilerle kontrol altına alınıyor. Daha sonrada hasta normal gününde sağlıklı bir şekilde bebeğine kavuşuyor. Kanserli bir annenin doğum yapması çok sık görülen bir durum değildir. Bazı kanserler çok hızlı ilerler ve annenin hayatını olumsuz yönde etkiler. Bazı kanserlerde annenin hayatı düşünülerek çoğu zaman gebeliğin sonlandırılması düşünülebilir. Ancak bu kanserde genel olarak kontrol altına alınmış idi. Ve çok aktif değildi. o an kemoterapi almasını gerektiren bir durum yoktu. Bu sebepten dolayı gebeliğin devamına yönelik karar alındı. Gebeliğin sonlandırılmasını bazen çok basit sebeplerle görülebiliyor” açıklamalarında bulundu.

“ANNE KARNINDA Kİ BEBEĞİNDE MUTLAKA BİR YAŞAMA HAKKI VARDIR”

Yumurtada kist olması, rahminde miyom olması veya çok basit bir kalp hastalığından dolayı hastaların gebeliği sonlandırılıyor diyen Bakacak, “Hastalar da bu şekilde riskli olabileceğini düşünüyorlar. Ve gebeliğinin sonlandırılmasını isteyebiliyorlar. Ancak bu çok doğru bir yaklaşım değildir. Anne karnında ki bebeğinde mutlaka bir yaşama hakkı vardır. Ancak annenin hayatını ciddi şekilde tehdit eden bir durum var ise gebeliğin sonlandırılmasını düşünmek mümkündür. Bunun haricinde bebeğe doğum şansı vermek lazımdır. Ancak her basit durumda bunu yapmak uygun değildir. 1-2 ay önce doğurttuğumuz bir hasta rahminde çok sayıda büyük miyom olduğu için bu bebek burada yaşanmaz şeklinde söyleniyor. Biz takip ve tedavi ediyoruz. Bir şekilde hem miyomu alıp hem de bebeği sağ salim bir şekilde annesine kavuşturuyoruz. Kanserin tedavisinin bitip bitmediğini göz önünde bulundurmak lazımdır. Kanserin durumuna ve çeşitliliğine göre doğum yapılabilir. Bazı kanserler maalesef çok hızlı ilerleyen türdedir. Bazıları da genç yaşta görünen ve kontrol altına daha kolay bir şekilde alınabilen kanserlerdir. Kanserin çeşidine ve o anki tedavi durumuna göre bu değişebilir. Gebe kalmayı planladıkları dönemde, gebe kalmadan önce bir kadın doktoruna başvurmalarını öneriyoruz. Kendi vücut sağlıklarının, normal bir gebelik boyunca olumlu olup olmadığı kontrol edilsin ve tetkikler yapılıp, gereken destek ve vitaminler verilerek bu şekilde gebe kalması sağlansın ve gebeliği de buna göre takip edilsin” ifadeleri ile sözlerini sonlandırdı.


Güncelleme Tarihi: 17 Kasım 2018, 11:43
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner22

banner19

banner34

banner37