ÜNAL, BÜYÜK SORULARA KONUK OLDU

AK Parti Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, Pazar akşamı Haber Turk'te Veyis Ateş'in sunduğu Büyük Sorular programına konuk oldu.

 ÜNAL, BÜYÜK SORULARA KONUK OLDU

Veyis Ateş, program konuğu Ünal'a, bir Pazar akşamı siyaset gündeminin dışına çıkarak siyaset dışı sorulara cevap bulmak adına programına katıldığı için kendisine teşekkür etti.

Yaşam, din, tarih, felsefe... Geçmişten bugüne dair insana dair konular Büyük Sorular programında konuşuldu. Ünal, ''Modern çağın insanı kendine mi hayran? Anlam arayışı ve inançla ilişkisi ne? Toplumun değerlerini geleceğe taşıyacak düşünce geleneği yeniden üretilebilir mi? Bugünün sorunlarına hafızayı kaynak alarak çözümler bulmak mümkün mü? Günümüz insanının cevaplara mı ihtiyacı var soru sormaya mı? Mahir Ünal Büyük Sorular'da yanıtladı. 


GELENEK VE MODERNİZM ÇATIŞIR MI?

Hikaye her birimizin hikayesi diyerek sözlerine başlayan Ünal, ''Okuduklarımız üzerinden değil de yaşadıklarımız üzerinden  gittiğimizde gerçeğe daha çok yaklaşıyoruz. Benim şöyle bir avantajım oldu; Liseden sonra İlahiyatı tercih etmek, İlahiyattan sonra Sosyolojiyi tercih etmek ve sonra, siyasetin öncesinde AK Parti'nin bütün siyasal kampanyalarının içinde bulunmak, toplumsal olanı, toplumun taleplerini, ihtiyaçlarını, o modern zamanlar içerisinde toplumun akışkanlığını, akışkanlığın duygusunu anlamaya çalışırken, aslında kendinizi de bu akışkanlığın içerisinde kaçınılmaz olarak anlamaya çalışıyorsunuz. Buna ek olarak Malezya'da, Irak'ta, Mısır'da, Gürcistan'da, Tunus'ta, seçim kampanyalarının içerisinde kaçınılmaz olarak oradaki toplumsal doku, oradaki duygu, orada yaşanan sorunlar, sıkıntılar, seçmen davranışına etki eden faktörler... Aslında bütün bunları anlamaya çalışırken bir taraftan okumalar yapıyorsunuz. Bir taraftan da o okuduklarınız çerçevesinde dönüp kendinize bakıyorsunuz. O yüzden ben hiç bir zaman çok büyük lafların ve büyük iddiaların yanında durmayı sevmedim. Çünkü, gündelik hayatta, ayrıntılarda, küçük şeylerde olduğuna inanırım. Yani, gerçekliği üreten orasıdır. Orada hayat size sırlarını sunar'' dedi. 

İSLAM COĞRAFYASINDA GELENEK VE MODERNİZM ÇATIŞMASI VAR MI?

''İslam düşünce geleneğinde 200-250 yıldan beri yaşadığımız ciddi sorunlarımız var. Şunu kabul etmemiz gerekiyor ki; 'Evet, biz modernleşme karşısında bir yeni dil, bir yeni düşünce, üretemedik yada üretmemiz gerekiyor muydu? Biz modernleşme karşısında kaçınılmaz olarak bir tepkisellik sergiledik. Şöyle biraz geriye doğru gidelim. Çok kısa bir ufuk turu yapalım. Yani Antik Yunan felsefesi ve daha sonra Roma imparatorunun milattan sonra 500, Hıristiyanlığı artık bir din olarak kabul etmesinin ardından Felsefe metinlerinin yasaklanması ve Felsefe'nin 900'lü yıllara kadar İslam dünyası üzerinden Farabi, İbn-i Müşt, gibi bir çok ismin, bir taraftan İslam üzerinden yeni bir sayfa açması ve bu düşüncenin Batı ile teması, Hicaz'dan sonra İslam'ın yeni kültürler ile karşılaşması ve İslam'ın yeni kültürler ile karşılaşması ile yaşanan düşünce krizini nasıl aştığı, Hıristiyanların İslam'la karşılaştığında hangi krizleri yaşadığı, bütün bu gelenek bugün bize bir şey söylüyor. Yani sadece meşai ekol değil aynı zamanda Eşrakilik, Sühreverdinin Hikmetül İşrak, daha sonra İbn-i Arabi'nin ekolünden Sadettin Konevi yani bir düşünce geleneği, farklılaşarak ve zenginleşerek akarken, hatta İbn-i Arabiden Saddettin Konevi'ye, Davut'u Kayseri'ye, daha sonra İran'da Molla Sadro'ya kadar uzanan bütün bu gelenek Rönesans, Reformlar, bizim genel hatları ile modernizm dediğimiz modern düşüncenin ortaya çıkışı ile birlikte olan şeyleri çok iyi anlamamız gerekiyor. Rönesans aslında bir bakış açısında ortaya çıkan değişimin, insanı algılama biçiminin, her şeyi nasıl değiştirdiğini bize çok net gösteriyor. İnsanı özneleştirmenin, insana bakış açısında bunu sanatın dili ile bir düşünce ve akışa dönüşmesi bugün hala konuştuğumuz hesaplaşmasını yaşıyoruz.'' 

HABER: YAVUZ NALBANTBAŞI


Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2018, 11:37
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner15