"IHLAMURLAR HÜZNE BOYANDI" ŞAİR YAZAR BAHAETTİN KARAKOÇ'U KAYBETTİK!

Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umuttürküsü

Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü

Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü

Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana

Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana

     Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

 


Bu mısralar Şair BahaettinKarakoç’un hepimizin bildiği şu meşhur “IhlamurlarÇiçek Açtığı Zaman” şiirinden giriş mısraları, şiirin tamamı çoğumuzundimağında saklıdır.

Oğlu Oğuz Karakoç  bizi zaman zaman bir araya getirirdi. Sağlıkhaberlerini Oğuz beyden alırdık, ama bu kez vefat haberi hepimizi derinden üzdüve ıhlamurlar hüzne boyandı. Edebiyatkimsesiz,mısralar heyecansız, o bahçemizden bir çınar devrildi sessizsedasız!          


                                                                     

Kahramanmaraşlıünlü şair-yazar Bahaettin Karakoç kalp rahatsızlığı sonucu kaldırıldığıhastanede hayatını kaybetti.
‘Beyaz Kartal’ ve Dede Korkut’ lakaplı şair ve yazar Bahaettin Karakoç,Kahramanmaraş’ta tedavi gördüğü hastanede 88 yaşında hayatını kaybetti. Merhumşair Abdurrahim Karakoç’un kardeşi de olan Bahaettin Karakoç,15 Ekim 2018pazartesi günü sabah evinde rahatsızlanarak Kahramanmaraş Sütçü İmamÜniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nin Kardiyoloji bölümünekaldırıldı. Damarlarında tıkanıklık tespit edilen ve anjiyo yapılan Karakoç,doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Mekanı Cennet olsun!Geride güzel şeyler, güzel hatıralar bıraktı,adam gibi yaşadı.


Güzelhatıralar deyince ; Bahaettin ağabeyimizden  geçmiş yıllardankalan birkaç güzelliği de sizlerle paylaşalım;Yaz sıcağının duygularımızaçöktüğü bir Pazar sabahı, yıl 2012 Haziran ayı .Bahaettin ağabeyimizinevindeydik. Oğlu, dostumuz Oğuz Karakoç’ ta bize yoldaş.


BahaettinAğabeyimiz kardeşi Abdurrahim Karakoç’un vefatından sonra belli ki etkilenmişti.Şiirlerin yolculuğu da yaşam gibi devam ediyordu.

Şiir’insayfalarına daldığımızda, Bahaettin Ağabeyimin yüzündeki ifadenin ışıltılarıodaya yayılmıştı. Sohbet koyulaştıkça ondaki şairsel derinliğe ve zekâsına birkez daha hayran olup ve şairin kolay yetişmediğini anladım. Çünkü şair olarakdoğmaktı ve gelişmekti asıl olan.


ŞairBahaettin Karakoç ile çok eski yıllara uzandık; Daha ilkokul 3.sınıftaykenköyde vatandaşın dilekçelerini yazmaya başlamış, ikram olarak ta bir ikiyumurta ile ödüllendirildiğini belki çoğumuz bilmeyiz.


ŞairKarakoç şiirle tanışmasını şöyle anlatıyordu:

“Teyzemin köyüOrtaören’den bir arkadaşım Karacaoğlan’dan bir şiir yazıp gönderdi. Bende onacevaben; sen Karacaoğlan’dan yazıp gönderdin, bende kendimden bir şiir yazıpgönderiyorum sana der” Otarihten itibaren sürekli yazmaya başlar. 1942’li yıllarda şiirleri dergilerdeyayınlanmaya başlar.  Yurt Dergisinde,yine Simavilerin çıkardığı Yedigün dergisinde yayınlanır. Nihat SamiBanarlı’dan övgüler alır. O artık bir derviş gibi şiir’in yollarındadır.Dağlarda, ovalarda hep şiiri düşünür. Başak tarlasında buğdayın olgunlaşmasıgibi, o’da içindeki mısraları bir harman yerinden dünyaya savuruyordu. Kendikendine ben iyi bir şair olacağım diyordu.


Birgün dağın zirvesinden uzaklara dalmış, hayâl dünyasındaki Şair BahaettinKarakoç’la konuşuyordu. Bu ruh dünyasıyla avuçlarını göğe açıp yalvarır;  “Allah’ımgücümü artır, ben iyi bir şair olmak istiyorum, Türk şiirini, Türk Edebiyatını,Türk Medeniyetini dünyanın en yüksek doruklarına taşımak istiyorum bana bu gücüver dedim Rabbime. Hayatım boyunca bu sözümü unutmadım” diyor Şair!Gerçektende verdiği sözünü unutmadı Şair Bahaettin Karakoç. Türk Edebiyatınabir üslup getirdi, birbirinden değerli eserler armağan etti.

Şair1962 ye kadar yaptığı çalışmalarını bir yana bırakıp, yeni eserlerleokuyucusuyla buluşur.

 Esas yoğunlaştığı eser Seyran şiir kitabıylayola devam eder yıl 1973.

1983yılında ”Bir Çift Beyaz Kartal” adlıkitabıyla şiir dalında Türkiye Yazarlar Birliği ödülünü aldı.

1986yılında başladığı Dolunay Sanat ve Edebiyat Dergisi ve Dolunay şiir şölenleriile edebiyatımıza yetenekli gençleri kazandırdı.

1989da Türkiye’yi temsilen Strugua Uluslar arası şiir akşamları festivalinekatıldı. “Beyaz Dilekçe” şiiri ilebirincilik kazandı. (Diyanet Vakfı 1991)


ŞairBahaettin Karakoç hep kendini yeniledi, zengin ve güzel bir Türkçe ile yolunadevam etti ve hâlâ da yazıyor. Söyleşimizde; onca plaket ve ödüller arasında duvardaki 1993 tarihli birfotoğraf gözüme ilişti. O anıyı da kendisinden dinledim; Türkçenin Uluslararası İkinci Şiir şöleni için gittiği Kazakistan Başkalası Almaatı’da “Büyük Abay Ödülü”  ve ayrıca “UzunağaçKolhozu”nda at hediye edilişi ve çapan giydirilişinin anısıydı. Şairimizleşiir dünya ya uzanmış, Türkçe bu şiirlerle daha da dillenmiştir. Bundan dolayışairler bir ülke için önem arz eder.

 Her şairin kendi boyası ve duruşu yansırşiirlerine. Şairin dünyası geniştir, hayal gücü ve kalbinden aldığı sevginintılsımı ile dünyayı parmağında çevirirler. Kimi zaman da bir ıhlamur ağacınıntepesinden, kalbimizde sevgi çiçeklerini açtırırlar. Şair Karakoç duyarlılığıve kendine has üslubu şiir dünyasında bir özeldir. Özellikle doğa ile insanınuyumundaki kareler tam oturur mısraların üzerine.

 Bahaettin ağabeyimle sohbetin esas anaiçeriğini görsel kayıta aldım, ilerde destek bulursam şiir tadında bir belgeselyapmayı düşünüyorum. Bu yazımda eserlerine ayrı ayrı girmem kısıtlı, bubilgiler internette ve her yerde var zaten…

Evindenayrılırken yüzündeki tatlı tebessümün çizgilerinde şiirin mısraları elsallıyordu….

Hepimizin başısağolsun, Mekânın Cennet olsun güzel insan, Şair Bahaettin Karakoç!




YORUM EKLE

banner14

banner13