KİM SUÇLU, BİZ Mİ ÇOCUKLARIMIZ MI?

“Buhari’de geçen kıyamet alametlerinden birinin,"Köle kadınların, efendilerini doğurmaları..." olduğunu belki birçoğunuz bilemeyebilir. Fakat bu hadisi incelediğimizde alimlerin büyük birçoğunluğunun özellikle günümüzde aile ilişkilerinde ve çocukların annebabalarına karşı davranışlarını, anne babaların da çocuklarını terbiye ederkendikkat edecekleri konuları hatırlatmakla alakalı olduğu anlaşılmaktadır.

Buradan yola çıkarak:

Anneye ve babaya yakışıksız, hakaret içeren, argoifadeler kullanmanın. Anneye ve babaya hürmet ve hizmet edilmesi gerekirkençocuklara hizmet edilmenin. Ana-babaya itaatin azalmasının. Kadının doğurduğuçocuğun, kendisine köle muamelesi yapmasının. Evladın, kendi annesine karşıefendilik taslayarak onu hor ve hakir görmesinin. Evin içindeki kurallarıngelenek görenek ve inançlarımıza göre değil çocukların istek ve arzularına göreşekillenmesinin. Eve misafir kabul etmek istememenin, misafirden huzursuzolmanın ve odalarından çıkmayarak tepki göstermenin. Bayramlarda ailebüyüklerini ziyaret etmek istememenin. Büyüklerin yanına gitmeden onlarıayaklarına getirmenin. Depresyon, ergenlik, sınav bahaneleriyle iyicesosyalleşmekten uzaklaşmanın. Ekonomik olarak ailesinden hep fazlasınıistemenin ve alamayınca hor görmenin. Dersler ve sınavlar bahane edilerek aileiçinde hiçbir iş yapmak istememenin. Aile ile iletişimi çok kısa ve mümkünsehiç kurmadan fakat sosyal ağ içindeki kişilerle kontörler ve dakikalar bitirenekadar konuşmanın veya yazışmanın.  İsteklerini dayatmaların, olmayınca aileiçinde huzursuzluk çıkarmanın ayyuka çıktığı ve altın devrini yaşadığı birzamanda yaşıyoruz.

 

YENİDEN AİLE OLMAK

Toplum yapımız çocuklarına tapan, onlar ne isterse yapan,aman ben  zorluklar yaşadım,  çocuklarım yaşamasın anlayışına bürünen; amanzamane gençleri diye sorunları halının altına süpürülen, hiçbir şeydenhoşlanmayan, ailelerini beğenmeyen, ne yapılırsa yapılsın mutlu olmayan, özentiiçinde hep yanlışlara imza atan bir nesil de çığ gibi gelmektedir.

Yanlışizlenilen metotlar, yanlış verilen örnekler, yanlış diziler ve filmler, iğrençkitaplarla zehirlenen gençler için bir şeyler yapması gerekenlerin hep başkaişlerle iştigal etmeleri ve bu olayı ötelemeleri kronik rahatsızlığın toplumuntüm bünyesine sirayet etmesine neden olmuş, antidepresan hapları %300’leroranında artmış, zararlı madde kullanmaya başlama yaşı 11’lere, cinsel rezalet12 yaşlarına kadar düşmüştür.

‘Aşkım.’ diye büyütülen ki bu kelimenin kesinlikleçocuklara kullanılmaması gerekir;  çünküonlar sizin evladınız, sanki onun arkadaşa ihtiyacı varmış gibi ‘Çocuğumlaarkadaş gibiyiz.’ yanlış önermesiyle anne ve baba olmayı öteleyen anlayışı dabuna eklersek hep birlikte hataya durabiliriz.

Sorunu havaleci mantıkla, ‘Ne istediysen aldım, nesöylediysen yaptım, istediğin okullara gönderdim.’ anlayışına indirgeyen anneve babalar meselenin ciddiyetinin farkında değillerdir ve kendi görevlerini hepbaşkalarından beklemektedirler.

Sayın anne babalar; ne olur yeniden aile olun. Kıymetlivakitlerinizi çocuklarınızla geçirin ve onlar öğrenmeleri gerekenleri sosyalmedyadan veya üçüncü kişilerden; yaşamaları gereken duyguları da vicdansızlartarafından öğrenmek zor!”

Bu paylaşımı geçen hafta ilimizde kırk yıl öğretmenlikyapan Hüseyin Bahar hocamızdan alıntı yaparak sizinle paylaştım.

Hocam, herşeyi açık seçim anlatmış. Bilmiyorum, üzerinesöz söylemek mümkün mü? Evet, anne ve baba ve çocuklar kendi rollerini doğruyapmalı diyor hocamız. Gençleri ihmal etmeyin onlarla ilgilenin diyor.

Hocamın uyarılarında yer alan hatayı çoğumuzu yapıyor,hayatı tanımadan el bebe gül bebe çocuklarımızı büyütüyoruz. Hayat dişlileriarasında kalmayan gençler ise, zorluklar karşısında ayakta durmak için, bizideğil birlikte olmaması gerekenlerle arkadaşlık yapıyorlar.

Bu konu üzerinde çok şey yazılır ancak hocamın uyarısınınüzerine yeni uyarıları da artırmak istemiyorum ki saygısızlık olmasın. Ancakson olarak şu konuya da değinmeden edemeyeceğim. Hep anne ve babalarısuçluyoruz ya. Peki bu gençler şöyle düşünmeli değil mi? “ Annem ve babam benimiçin her türlü fedakarlığı yaptı, bende onlara layık bir evlat olmam gerek. Ohalde, sorumluluklarımı daha fazla yerine getirmem gerekiyor…” Ne dersinizgençler? Ama iki taraflı suçluyuz galiba!

Peki kalın sağlıcakla. 

YORUM EKLE

banner22

banner19

banner34

banner37