"ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE" ŞİİRİ NASIL YAZILDI?

  18 Mart 1915 Çanakkale Zaferin 103.  Yıldönümünü kutluyoruz. Çanakkale Savaşı,yedi düvelin topyekûn, Osmanlı Devletine hücum edip boğazını sıkma ve nefessizbırakma savaşıdır. Çanakkale İslam’ın son kalası, Türkiye CumhuriyetiDevletinin ön sözüdür. Mehmet Akif, Çanakkale Savaşını görmeden ÇanakkaleŞehitlerine yazdığı o muhteşem şiiri nasıl yazdığı hala tartışma konusudur.

    Mehmet Akif Kimdir?  MehmetAkif Ersoy (1873 – 1936) Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemleriyle, millimücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş dönemlerine tanıklık etmiş, devletinönemli hizmetlerinde bulunmuş, mebusluk yapmış, Kurtuluş savaşında önemliroller üstlenmiş, özellikle makaleleri ve şiirleri ile sadece Türkiye’de değilbütün İslâm coğrafyasında tanınmış meşhur şairlerimizin başında gelir.

1915 yıllarına gidelim, Mehmet Akif, Çanakkale Şehitleri Şiirini Nasılyazdı bir bakalım.

  Çanakkale savaşının bütün şiddetiyle cereyan ettiği günlerde Mehmet AkifOsmanlının Hicaz vilayetinde, Medine yollarındadır. Teşkilatı Mahsus-a ReisiEşref Sencer Kuşçubaşı başkanlığındaki bir grup kahramanla birlikte, o da,İngilizlerin Hicaz’da Osmanlı Devleti aleyhine çevirdikleri entrikalarını boşaçıkarmak gayesiyle görevli olarak mukaddes topraklara gönderilmiştir. Fakatakılları fikirleri Çanakkale’de devam etmekte olan savaştadır, bu 30civarındaki fedailerin/özel kuvvetlerin... Ve bu uzun yolculuk süresince NecidÇölü büyük şairimiz Mehmed Akif’e ilham kaynağı olmuştur.

  Akif’in, savaşın zaferle neticeleneceği 18 Mart’a yakın günlerde birgece kendisine şöyle dediğini nakleder Eşref Sencer, hatıralarında:

“Anadolu – Bağdat demiryolununHicaz’a ayrılmış son istasyonu olan El-Muazzam’a gelmiştik. Çok değer verdiğimünlü şairimizle sohbet ediyorduk. “Eşref!” dedi bana… Ve şöyle devam ettisözlerine:

    “Biliyormusun Eşref! Dün gece sabaha kadar Rabbime ne için yalvardım biliyor musun?Çanakkale’de zaferi görmeden canımı alma, zaferi göreyim beni öyle huzurunadavet et Allah’ım! diye yalvardım… Adalet-i ilahiye var, hak var, kahramanlığınbedeli var! Allah İstanbul’un yolunu bu sömürgeci gürûha açmayacaktır Eşref!Benim kahraman Mehmetçiklerim bu insaniyet ve İslamiyet düşmanlarına şehâmetdersi verecektir…’ 1915 yılının18Mart’ını 19’ a bağlayan gecedir.

    Harbiye Nâzırı ve Başkumandan Vekili EnverPaşa o gece Eşref Beyi arar ve Çanakkale zaferinin müjdesini verir. Eşref Beyde bu haberi ilk defa Akif’le paylaşır. Akif, haberi alır almaz gözyaşlarıiçinde secdeye kapanır, uzun süre kumların üzerinde secdede hareketsiz birvaziyette kalır. Eşref Bey korkuya kapılır, yavaşça Akif’in yanına gider, bakarki nefes alıp veriyor, hiç dokunmadan geri çekilir. Eşref Sencer, şöyle devameder: “Sonra kalktı. Ağlamaklıdır… Birbirimize sarıldık… Akif’in hayatının enmes’ut, en bahtiyar an’ı… Anlatılması çok zor… Ay, bedir halindedir. Çölgecelerinin parlak yıldızlı semasını zaferimizin şerefine aydınlatan ay’ın buefsanevi ışıkları altında, Mehmet Akif, hiçbir başka ışığa ihtiyaç bırakmayan,bu güneşi bile unutturacak kadar parlak çöl gecesinde sabahladı… İstasyon kulübesininarkasındaki hurmalığın içine çekildi… İşte o Çanakkale’ye lâyık olan destan, ogece Akif tarafından, hıçkırıklar içinde, ay ışığı altında, Medine’de el-Muazzam istasyonunda yazıldı. Ravza-yı Mutahhara’ya yakın bir noktada, sabahakadar süren ilham saatleri sonunda…

    SAFAHAT’ın, hayır yalnızca SAFAHAT’ındeğil, Türk Destan Edebiyatının o eşsiz şaheseri tamamlandığında, MehmedAkif,  vazifesini tamamlamış fanilerin az kula nasip olan o rahatlığı ileyüzüme derin derin baktı: ‘Artık ölebilirim Eşref… Gözüm artıkaçık gitmez!’ dedi.” Akif, Çanakkale Destanı’nı, çöl ortasındakibir vahada, ay ışığında yazmıştır.

Çanakkale savaşının cereyanettiği bölgeden binlerce kilometre uzakta, Allah’tan gelen özel bir ilhamla,sabahlara kadar döktüğü gözyaşları eşliğinde… Tarihimizin muazzam zaferi,muhteşem destanı… Şiirden bir paragraf okuyalım. Milli imanımızın tozunualalım.

“Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! 
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?  “
18 Mart Şehitlerini anarken, başta Çanakkale zaferinin komutanı GaziMustafa Kemal’i, Mehmet Akif ve diğer Adriyatik ten Çin Sedd’ ne kadar olantopraklarda tarih boyunca şehit düşmüş bütün kahramanlarımızı rahmet, minnet veşükranla anıyoruz. Mekânları cennet, ruhları şad olsun.

 

 

 

 

 

YORUM EKLE

banner22

banner19

banner34

banner37