BENDE OLDUM ÇİFTÇİ

Geçtiğimiz gün Tarım İl Müdürlüğünün organize ettiği bademhasadı ve teknoloji etkinliklerinin ev sahipliğini yaptık. Kapıçam GüzelyurtMahallesinde bulunan alanda badem, Antep fıstığı ve fıstık çamı çiftliğinin ilkürünü olarak badem hasadı yapıldı. Vali Vahdettin Özkan, Ak Parti Milletvekiliİmran Kılıç,  Büyükşehir Belediye BaşkanıFatih Mehmet Erkoç, KSÜ rektör vekili Prof. Dr. Kadir Saltalı,  Jandarma Komutanı Albay Cafer Öz,  Vali Yardımcılarımız Bayram Öz ve FarukErarslan, Dulkadiroğlu İlçe Kaymakamı Kadir Okatan, Dulkadiroğlu BelediyiBaşkanı Necati Okay, Emniyet Müdürü Doğan İnci, Orman Bölge Müdürü Alpaslan Altıntaş,Ak Parti Onikişubat İlçe Başkanı Fırat Görgel, Tarım İl Müdürü Mustafa Bozkurt,iş adamı arkadaşım Kadir Kurtul, Orman Bölge Sivil Kültür Şube Müdürü HüseyinAkçay ve çok sayıda kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri ve üreticilerkatıldı.

Vali Özkan, Milletvekili Kılıç ve Tarım İl Müdürü Bozkurtbirer konuşma yaparak ülke için tarımın ne kadar önemli olduğunu dilegetirdiler.

+++

Çiftçinin şehirli, şehirlinin çiftçi olduğu bir sürece girdik.Artık yalnız köylü veya çiftçi tarımla uğraşmıyor. Çünkü modern tarımlauğraşmak hem bilgi hem de maddiyat gerektiriyor. Eğer tarımı yapan kimse yalnıztarımla geçimini sağlıyorsa bu biraz imkânsız gibi, ancak hem bilgi hem demaddi durumu varsa tarımı yapmak insanı hem mutlu ediyor hem de ekonomiye katkısağlıyor.

Ülkemizin birçok konuda dışa bağlı olduğunu biliyoruz.Tarımda insan faktörü dışında akaryakıt, ilaç ve diğer ihtiyaç maddelerinin büyükkısmı ithal ediliyor.

Bu zor şartlarda çiftçi tarlasını ya kiraya veriyor, ya daüretimden vazgeçiyor. Eğer çiftçilikte ısrarcı olursa tarlada kullanacağı temelihtiyaç maddelerini daha pahalıya almak zorunda kalıyor.

Borçlu olduğu içinde ürettiği hangi ürün olursa olsun bir anönce elden çıkartmaya bakıyor. Buda tüccarın veya başka bir aracının insafınakalmış oluyor.

Bende aileden gelen çiftçi değilim hasbelkader tarıma bundan9 yıl önce adım atmış oldum.

İnsan işin içerisine girdiği zaman daha da anlıyor, çiftçinindurumunu…

Ancak üretici, elde ettiği ürünü değerine satabilmesi için mutlakakooperatifçilik sistemine geçmesi gerekiyor.  

Gelişmiş ülkelerde ve bizim bazı bölgelerimizde kooperatifçilik,çiftçilere güç katmaktadır. Bir an önce ilimizde kooperatifçilik sisteminegeçmemiz ve üretimi bir elde toplamamız olmazsa olmazımız olmalıdır.Kooperatifçilik sistemini devlet zorunlu kılarsa o zaman Türkiye’de tarımdakazanır, üreticide kazanır, tüketicide kazanır. Yoksa ne kadar tarım desteğiveya başka destekler verilirse verilsin. Tarımı istenilen seviyeye çıkartamayız.

Şimdi ne üretici, ne tüketici ne de ülkemiz kazanıyor. Bununnegatif karşılığı olarak devamlı üretici yani çiftçi tarımdan uzaklaşıyor.

Atatürk “KöylüŞehirlinin Efendisidir” demiş. Şimdi bunun tam tersi oldu. Şehirli köylününefendisi durumuna geçti. Köylü meyveyi, sebzeyi, yumurtayı, tavuğu, ekmeği hepmarketten alır oldu. Bu alışkanlığı gidermek ve çiftçiyi tekrar tarlayaçekmenin o kadar kolay olmadığını biliyoruz. Ancak kooperatifçilik şartı getirilse,gıda maddesi hem yeter hem de ihraç etme imkânına kavuşmuş oluruz.

Bende çiftçi oldum derken, üreticilerin çektiği sıkıntılarayakından tanık oldum.

Bizim bahçeye gelince; Büyükşehir Belediye Başkanımızınprogram alanında söylediği gibi “Bakarsan böyle bağ olur, bakmazsan dağ olur”bizde elimizden gelen gayreti gösterdik, bahçemizi bir çocuk gibi titizliklebüyütmeye çalıştık. İhtiyacı olanları verdik ve bugüne getirdik. İnşallahbundan sonra da daha iyi olacağına inanıyorum

 

YORUM EKLE

banner14

banner13