KİMYASAL SİLAHLAR VE SURİYE


                Gündemde yine kimyasal silahlar var. Esad kimyasal silahlarla kendi halkını vuruyor.Bu gaddarlık ve canilik karşısında iyi kalpli Batı Dünyası sessiz kalamaz ve bunedenle de en büyük şekilde cezalandırılmalı. Türkiye’den birçok kişi deyapılan bu kimyasal saldırı sonucunda ABD ve diğer Avrupa ülkelerinin yapmışolduğu saldırıyı destekledi. Hatta bu karşılığı yetersiz görenler bile oldu.Aman Allah’ım ABD düşmanı herkes ABD ve ordusunu alkışlıyor.

Bu nasıl bir dünya bu nasıl bir âlem!  Anlamakta zorluk çekiyorum. Daha önce aynısenaryoları onlarca kez izlememize rağmen hala bu filmlere inanan insanlarınolması beni ziyadesiyle üzüyor. Çünkü daha önceki örneklerde de gördüğümüz gibiçeşitli bahanelerle Libya lideri Muammer Kaddafi de devrildi. Evet, tartışmasızdiktatördü ama dünyadaki tek diktatör de değildi. Onun devrilmesinin bahanesidiktatörlüğüydü. Gerçek sebep ise Kaddafi’nin ABD ve Batı karşıtı biri olması vebatının Kaddafi’yi dizginleyememesiydi. Bu nedenle onun diktatör olması suçtuve bu diktatörün devrilmesi gerekiyordu.

İkinci olarak, Mısırın devrik lideri Mübarek de diktatördü.Ama o batı yanlısı biriydi. Batı ondan memnundu ama halk memnun değildi. Halkınisyanına sert müdahalesi onun da sonunu getirdi ve batı geçici olarak halkiradesi karşısında devrilmeliydi. Devrildi ve hapse atıldı. Seçimleri kazanan Müslümankardeşler iktidar oldu ancak onlarda batı karşıtı olduğu için muktedir olamadı.İktidar olan ancak muktedir olamayan seçilmiş lider Mursi devrildi ve o da hapseatıldı. Böylece eski Türkiye’de yapılan şeyler Mısırda da tekrarlandı. Erbakan’daiktidar olmuştu ama muktedir olamadığı için muktedirler tarafından devrilmişti.

En büyük ve en meşhur diktatör ise Saddam’dı ve o kötüadamdı. Daha önceleri çok iyiydi, kötü değildi. Halepçe katliamı olmuştu amayine de iyiydi. Çünkü o ABD’nin düşmanı İran’ında düşmanıydı. Yani ‘Düşmanımındüşmanı dostumdur’ felsefesi işletildi. Arada da İran’a karşı kullanılıyordu vebu çok güzel oluyordu. Fakat ne oldu ise Petrollerden nemalanamayan veyaistediği fiyata alamayan batılılar, Saddam’ın diktatör olduğunu gördü. O birdiktatördü, hatta ve hatta kimyasal silahlara sahipti. Saddam’ın petrollerielinden alınmalıydı, pardon Saddam kimyasal silahları birilerine karşı kullanmadandurdurulmalıydı. Bu nedenle ikinci körfez savaşı başladı. Bu savaşta da ABD’ninen büyük destekçisi yine Müslüman ülkelerdi. ABD bomba attıkça alkışlayanlarIraktaki ölümlere yaşa var ol, ABD! diyenler hep Müslüman kardeşlerimizdi.

Şimdi de ortalıkta ABD tarafından Suriye’de kimyasal silaholduğu haberi yayıldı. Buna Müslümanlar gülmeliydi ama bu işi en fazla ciddiyealanlar Müslümanlar oldu. Oysa Müslümanların ‘Biz sizin kimyasal silahkullanıyor, dediğiniz ülkeleri ve liderleri gördük!’ demeliydik. Biz bu filmidaha önce de izledik bu film aldatmaca demesi gerekiyordu. Fakat onlar ABD’ninbu tutumuna alkış tuttu. Yapılanlara karşı Müslümanların tepkisi ‘Esad kimyasalsilah kullanmış ise onun ayrıca cezalandırılması ve uluslararası mahkemelerdeyargılanması sağlanmalı. Hatta bu güne kadar yaptığı zulümler nedeniyle dehesap sorulmalı ve en ağır şekilde de cezalandırılmalı’ olmalıdır. Ama bu cezabombalarla Suriye halkına verilmesin. Suriye’deki savaşı körüklemesindenmelidir.

Artık Müslümanların derin uykularından ve tatlıhülyalarından uyanma zamanı gelmedi mi? Bu uyku devam ettiği sürece başımızdan savaşınve ölümün eksik olmayacağının farkında değil miyiz? Artık uyanık olmak vegerçekleri görmek zorundayız. Ölen de, birbiriyle savaşanda Müslümandır. Kâfirdediğiniz ülkelerin Müslümanları bombalamasını alkışlamak da neyin nesi oluyor.Silkinip kendimize gelmeliyiz.

Allah aşkına, çeşitli bahanelerle devrim, hak hukuk adıaltında iç savaş çıkartılan şu Müslüman ülkelere bir bakın. Bu ölümler bizeyetmiyor mu? Müslümanların daha ne kadar ölmesini veya öldürmesini bekliyoruz?

Eğer sorun diktatörlük ise en büyük diktatör sudi Arabistankralı değil mi? 

YORUM EKLE

banner22

banner19

banner34

banner37